Anasayfa | Site Haritası | İletişim | About Açık Radyo  
 
E-Dergi online kişiye özel yaşam kültürsanat dergisi
Birlikte Yaşamak
19/04/2010

Ömer Madra’nın, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından verilen “Birlikte Yaşamak”* ödülünü Açık Radyo adına alırken yaptığı teşekkür konuşmasının metni.

 

17 Nisan 2010

 

Sevgili Dostlar,

 

Açık Radyo 15. yayın yılının içinde bulunuyor. Uzun ve dolambaçlı bir macerası oldu. Bu süre içinde Açık Radyo 43 ödüle lâyık görüldü. Uluslararası, ulusal ve yerel düzeyde... Dünya müziği, çevre, sağlık, vb. konularında...

 

Bugün aldığımız kırk dördüncüsü, yani “Birlikte Yaşama” ödülü de, şüphesiz, bu aldıklarımız arasında en değerli olanlardan biri. “Diyaloga ve Farklılıklara Saygı” ilkesine dayanıyor çünkü. Ve bu ilke, bizim 15 yıldır peşinde koştuğumuz şeyden başka birşey değil.

 

İzninizle biraz açayım:

 

Geçen ay, radyomuzun dinleyici destek projesi özel yayınında konuğumuz olan bir

“kadim” dinleyicimiz şöyle dedi: “Bu topraklarda Ermeniler ve Türkler, Kürtler, Yahudiler, Rumlar, Süryaniler, muhtelif etnisiteler, yüzyıllardır, binyıllardır birlikte yaşadı, müziklerimiz birbirine benzedi, kelimelerimiz birbirine karıştı…Buna halk dilinde “aynı güneşte çamaşır kuruttuk” derler.”

 

Aynı gün birkaç saat sonra canlı yayında konuğumuz olan bir başka çok eski dinleyicimiz ise şöyle konuştu: “Türkiye’de bir konuda tavır almak, ille bir taraf olmak olarak anlaşılıyor; bunu yurt dışından gelince çok çarpıcı bir şekilde farkediyorsunuz. Halbuki bir şeyin partizanı olmadan bir tavır alabilmek, çok yadırganıyor bu ülkede. İşte Açık Radyo tam da bunu yapıyor. Tavır alıyor, ilkeli tavır alıyor ve şu tarafta ya da bu tarafta görünmekten çekinmeden bunu yapıyor...”

 

Şimdi, 10 yıl öncesine geri gidelim; bir gazetenin “Sevgililer Günü” özel ekinde yayınlanmış bir şiire:

 

“Ey sevgilim, ey birtanem, ey 'ben'tanem” diye başlıyor gazeteci-aktivist dostumuz Hrant Dink’in karısına yazdığı aşk mektubu. Ve şöyle devam ediyor:

“Sen var ya sen, hep uğruna mücadele ettiğim barıştın, huzurdun.

Farklı olma hakkımın, eşit yaşama arzumun ve özgürlük sevdamın köküydün. Sen benim sonradan kazandığım sosyal bir hak değil, insan olma temelimdin. Ta kendimdin, halimdin. Sakındığımdın. Ödediğim bedellerin nimetiydin. Hep yaşadığım ama hiç erişemediğimdin...”

 

“Birlikte yaşama” işte: Farklı, eşit ve özgürce.

 

Şimdi de 3 yıl öncesine dönelim: Rakel Dink’in sevgilisine cevabı:

Kendi gazetesinin ve herkesin gözü önünde güpegündüz katledilen eşinin, belki de iki yüz bin insanın katıldığı o sessiz ve muazzam cenaze töreninde yaptığı konuşmada kitlelere şöyle sesleniyor Rakel Hanım:

 

“O büyük oldu. Çünkü, büyük düşündü. Büyük söyledi. Bugün de buraya gelerek, hepiniz büyük düşündünüz. Sessizce büyük konuştunuz. Siz de büyüksünüz. Bugünle kalmayın, bu kadarla yetinmeyin. O, bugün Türkiye'de milat yaptı. Sizler de mührü oldunuz. Onunla manşetler, onunla konuşmalar, onunla yasaklar değişti. Onun için dokunulmazlar ve tabular yoktu. Kelamda dediği gibi yüreğinden taştı. Büyük bir bedel ödedi. Bedellerin ödendiği gelecekler Hrant'ları severek, Hrant'lara inanarak olur. Nefretle, hakaretle, kanı kandan üstün tutarak olmaz. Bu yükseliş, karşındakini kendin gibi görerek, kendin gibi sayarak, kendin sayarak olur.”

 

Evet, “Birlikte yaşamak” işte:  Karşındakini kendin saymak.

 

Biz de geçen ayın sonunda, özel yayın biterken şöyle demiştik:

 

“...Gezegenin çöküşü, savaş ve barış, hak ve hukuk, yoksunluk ve yoksulluk meselelerinin hepimiz tarafından iyice anlaşılması canalıcı önemde. ... İş başa düşüyor. Demokrasiyi korumak, gelecek kuşakları adam gibi bir dünyada yaşatmak, bizim omuzlarımıza yıkılan bir görev. Uğrunda mücadele verdiğimiz politikaların anlaşılmasına, bunun neden hayatlarımızın en âcil kavgası olduğunun anlatılmasına azıcık katkıda bulunmak için bu mütevazı radyo istasyonu var işte elimizde. Dünyamızı anlamlı bir şekilde yorumlamak için elimizdeki ender kaynaklardan biri... Budist radyocu Wes Nisker, “Haberleri beğenmiyorsan, çık kendi haberini yap!” demiş. Öyle yapmaya çalışıyoruz işte iyi-kötü (...) Ve, yaşamı anlamlı kılan bu çabamızdan vazgeçmiyoruz.

 

Sevgili Dostlar,

 

Son olarak, şair Adrienne Rich’den bir alıntı yapıp öyle bitirelim:

“Yeryüzünde öylesine çok şey harab edildi ki, ben kaderimi, hiçbir olağanüstü gücü olmayan ama inatla ve sapkınca her dönemde tekrar tekrar dünyayı yeniden kuranlarla

paylaşmayı seçtim.”

 

Hepinizi saygıyla selamlıyor, birlikte yaşamanın bir yolunu mutlaka bulacağımıza yürekten inanıyorum.

 

Açık Radyo adına

 

Ömer Madra

 


 

*Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından verilen ‘Birlikte Yaşama Ödülleri’ni medya alanında Açık Radyo, Hasan Cemal ve Taraf Gazetesi paylaştı.

Diğer alanlarda Birlikte Yaşama Ödülleri’ni kazanan isim ve kurumlar şöyle:

Edebiyat- Elif Şafak

Bilimsel Çalışmalar- TESEV (Can Paker)

Toplumsal Alanda Örnek Davranış veya Girişimler- Rakel Dink

Görsel İşitsel Sanatlar ve Sahne Sanatları- Kalan Müzik (Hasan Saltık), Güneşi Gördüm (Mahsun Kırmızıgül)

Spor- Hasan Doğan, Ertuğrul Sağlam

 


Yazıcı formatı Başa Dön
Aynı Yazardan