1 Temmuz 2010
Dünyada, 1970’li yıllardan beri büyük bir kalabalığın katılımıyla gerçekleştirilen ve ülkemizde de özellikle İstanbul’da her ayın son Cumartesi günü saat 17.00’de yapıldığını duyurduğumuz ve amacı, otomobillerin kent ve doğa için bir felaket olduğunu göstermek olan Critical Mass etkinliği artık İzmir’de de hayata geçiyor. Konak Meydanı’nda Saat Kulesi önünde buluşan İzmirli bisikletçiler, etkinliğin ruhuna uygun olarak trafik yoğunluğuna, araçların kentte kurduğu egemenliğe, küresel ısınmaya karşı pedal çevirdi. İzmir’deki ilk etkinlik, geçtiğimiz günlerde Ankara’da antrenman yaparken bir aracın çarpmasıyla yaşamını yitiren lisanslı bisiklet sporcusu Çağatay Avşar anısına yapıldı. Bisiklete özgürlük, geleceğe yatırım... BP ve diğer petrol devlerinin zararlarına karşı benzin değil pekmez ve pedala kuvvet.
Günde 140 geminin geçtiği Çanakkale Boğazı'nda, tanker trafiğinin her geçen gün artması vatandaşları tedirgin ediyor. Hergün geçen 140 gemiden bir kısmının tanker olmasının kendilerini huzursuz ettiğini belirten vatandaşlar, “Çanakkale’de adeta yüzen bombalarla iç içe yaşıyoruz. Bu gemilerin boğaz içinde bir kaza yapması halinde şehrimiz büyük tehlike yaşayacak. Bunun ardından ortaya çıkacak çevre felaketi de ayrı bir durum. Bizler artık boğazlardan tanker trafiğinin tamamen kaldırılmasını, doğalgaz ve petrol sevkiyatının başka yollarla yapılması için yetkililerin en kısa sürede gerekli çalışmayı yapmalarını istiyoruz. Aksi halde Meksika Körfezi’nde yaşanan çevre felaketi Çanakkale Boğazı’nda da yaşanabilir” diyerek tedirginliklerini dile getiriyorlar. Yani başka yerden taşınsa sorun ortadan kalkacak, öyle mi? Gerçek protesto ise petrol ve diğer fosil yakıtlara hayır, yenilenebilir enerjiye evet demekten geçiyor.
İçişleri, Çevre ve Tarım Bakanlıkları’nın ortak bir genelgeyle pitbull ve benzeri köpeklerin toplanmasına karar vermesi yeni bir tartışma başlattı. Genelge, pitbull ve benzeri köpekleri bulunduranlara 3 bin 434 TL para cezası kesilmesini öngörüyor. Belediye ekipleri, cezadan korkan köpek sahiplerinin sokağa terk ettiği pitbull’ların peşinden koşmaya başladı bile. Peki bu uygulama ne kadar doğru? Yoksa sorunun tespitinde bir yanlış mı var? Toplumda insanın insana şiddetinin had safhada olduğu günümüzde, bu genelge ile pitbulları dövüştüren, farklı amaçlarla kullanan insanlarla doğru şekilde mücadele yerine, cezayı suçsuz hayvanlara kesiyoruz. Bakamayacağımız ev hayvanlarını alıp sonra sokağa kaderine terk etmek suçtur ve hiçbir vicdana sığmaz.
Abant'ta göl çevresine otobanı andıran bir yol yapılması için başlatılan çalışmaların önündeki son engel de kalktı. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 25 Haziran tarihinde bu projeye sessiz sedasız onay verildiği ortaya çıktı. Bundan sonraki süreçte Abant Tabiat Parkı iç yollarında kullanılacak olan doğal taşlar için alım ihalesi yapılacak ve projeler hayata geçirilecek. Abant’ı tozu dumana katan çalışmalar sırasında, göl çevresindeki doğal eğimler dümdüz edilmiş, göl suyu yükselmiş, bu sırada çam ağaçları sular altında kalmış, Abant’ın yanı sıra Yavru Abant denilen küçük bir göl daha ortaya çıkmıştı. Uzmanlar, plana göre, yol genişliğinin en fazla sekiz metre olması gerektiğini ancak göl etrafında bazı noktalarda yolun 12 metreye kadar genişletildiğini, Tabiat Parkı’na yapılacak her türlü çalışma için yeni bir ‘Uygulama Planı’ hazırlanması ve uzmanlardan oluşan bir ‘Danışma Kurulu’na onaylatılması gerektiğini ancak valiliğin bunu yapmadığını belirtiyor.
İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, Batılı ülkelerle görüşmelerin ertelenme kararının olası uranyum takasını bağlamadığını açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, düzenlediği basın toplantısında, ''Cumhurbaşkanı Ahmedinejad tarafından görüşmelerin ramazan ayı sonuna kadar ertelenmesi konusu sadece 5+1 yani BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Almanya ile yapılan müzakereleri içeriyor'' dedi. Takas konusundaki müzakerelerle, 5+1 müzakerelerinin farklı şeyler olduğunu belirten Mutteki, İran'ın Haziran başında Viyana Grubunu oluşturan ülkelerin gönderdiği mektuba yanıtının da hazırlanmakta olduğunu kaydetti. Ahmedinejad, dün Tahran'da gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmeleri birkaç hafta erteleme kararının amacının, ''Batıyı başka uluslarla diyalog kurma teamülünü ve nezaketi öğretmek için cezalandırmak'' olduğunu söylemişti. ABD veya İran, hiç kimsenin gezegenimizi nükleer tehlikenin içine atmaya hakkı yok.
Ekonomik krizi acaba çözüm mü? G20 zirvesinde, bağımsız İklim Değişikliği Komisyonu parlamentoya bir ilerleme raporu sundu. Sunduğu raporda, ekonomik kriz nedeniyle İngiltere'de, küresel ısınmanın nedenleri arasında gösterilen sera gazı salımlarının geçen yıl yüzde 8,6 oranında düştüğü belirtiliyor. Raporda, ekonomik toparlanma sürecinin bu eğilimi tehdit ettiği, karbon salımları hedeflerinin tutturulabilmesi için politika değişikliğine ihtiyaç duyulduğu da belirtiliyor. Demek ki iklim değişikliği ile mücadelenin en temel yolu tüketmemek. Tükettikçe gezegeni de tüketiyoruz. Ekonomiyi artık tüketime değil, doğanın korunmasına ve yaşam kalitesine bağlamanın zamanı geldi de geçiyor.
Yeşil ve Barış dolu bir dünya için sağlıcakla kalın.
Dr. Uygar Özesmi - Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü
Gezegenin Geleceği'nin eski sayılarına ulaşmak için tıklayın.