21 Temmuz 2010
İndirmek için: mp3, 6,5Mb.
Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Türkiye'nin enerji alanında yatırımcı şirketlerin çıkarlarını değil, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı, ulusal ve kamusal çıkarları gözeten planlamaya ve programlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, Rusya Federasyonu ile yapılan Akkuyu Nükleer Güç Santrali Anlaşması'nın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanmaması gerektiğini vurguladı. Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu verilerine göre; ülkelerin nükleer enerji programına geçişlerinin uzun yıllar süren çok ciddi ve kapsamlı çalışmaları gerektirdiğini belirten Çakar, nükleer enerji gibi çok ciddi bilimsel içerik ve teknik esaslar dahilinde ele alınması gereken stratejik bir yatırım alanının, ''gecekondu tarzı bir yaklaşımla, ulusal ve kamusal çıkarlar gözetilmeksizin, yalnızca yatırımcı şirketin haklarını korumayı esas alan bir düzenleme ile gerçekleştirilemeyeceğini'' ifade etti. Nükleer santraller, teknoloji ve yakıt yönünden de tamamen dışa bağımlı, atıklarının yönetimi ise sorunlu ve pahalıdır. İşletilmeleri teknolojik riskler içeren, ekonomik ömürleri dolunca söküm maliyetleri ilk yatırım maliyetlerini aşabilen nükleer santrallere Türkiye hazır değildir. Ayrıca nükleer enerji, Türkiye’nin birincil enerji önceliği ve gereksinimi değildir. Söz konusu yasa Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmamalıdır'' dedi.
Bangladeş, karşı karşıya kaldığı büyük çevre sorunlarıyla baş etmek için bir mahkeme kurmaya hazırlanıyor. En kısa sürede meclise sunulması beklenen hükümet tasarısına göre, kurulacak mahkeme, çevreyi kirletenlere 5 yıla kadar hapis ve önemli miktarda para cezaları vermeye yetkili olacak. Yetkililer, her vatandaşın dava başvurusunda bulunabileceği mahkemede, toprak ve su yollarına el koyan müteahhitlerin ve fabrika sahiplerinin de yargılanacağını söyledi. Bangladeş, 150 milyondan fazla nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri. Çevre kirliliğinin korkutucu bir sorun oluşturduğu ülkede milyonlarca kişi, kirlilikten kaynaklanan hastalıklara maruz kalıyor. Başkent Dakka ve çevresindeki milyonlarca insan açısından yaşam kaynağı olan Buriganga dahil dört büyük nehrin suları endüstriyel atıklar nedeniyle kullanılamayacak durumda bulunuyor.
Rize'nin Çayeli ilçesinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) bilgilendirme toplantısı, Hidroelektrik Santrali (HES) projelerine karşı çıkan vatandaşlarca protesto edildi. Buzlupınar Köyü'nde yapımı planlanan Kayalar Regülatörü ve HES projesiyle ilgili olarak, vatandaşların bilgilendirilmesi için Madenli beldesinde “ÇED Sürecine Halkın Katılımı ve Bilgilendirilmesi” toplantısı düzenlendi. Çevre ve Orman İl Müdürü Sabit Kandemir, projenin yapımını üstlenen firma yetkilileri ile ÇED raporunu hazırlayan uzmanların katıldığı toplantıda, vatandaşlara ÇED süreci ve yapılacak HES'lerle ilgili bilgi verdi. Toplantı salonunun dışında da ellerinde HES'ler aleyhine pankart ve döviz bulunan vatandaşlar slogan attı. Bir süre protesto nedeniyle ara verilen toplantı, daha sonra tüm tepkilere rağmen tamamlandı. Burada halkın ketılımı ve halkın ne istediği açık.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin küresel ısınma haritasını çıkardı. İstanbul, Kocaeli ve Güneydoğu'da sıcaklıkların şimdiden arttığı tespitini yapan kurum, küresel ısınmanın 2030 yılına kadar su kaynaklarını yüzde 40'nı tüketeceğini öngördü. "Küresel Isınmanın Türkiye'ye Etkileri" konulu sunumda, "Susuzluk stresli günler getirecek. Sıcaklık Akdeniz turizmini de vuracak" uyarısı yapıldı. Sunumda, küresel ısınmaya karşı başta temiz enerji ve toplu taşımacılığa geçiş olmak üzere Türkiye'nin yapması gerekenler de sıralandı. Türkiye biyolojik çeşitlilik bakımından en zengin ülkeler arasında. Ancak küresel iklim değişikliği sonucunda Kuzey Akdeniz'de bitkilerin yüzde 50 oranında kaybedileceği ve sulak alan ekosistemlerinin zarar göreceği de belirtiliyor.
Dünyanın en nadir kelebeklerinden biri olan ve 10 yıldır izine rastlanmadığı için yok olduğu düşünülen Mezopotamya Çokgözlü Kelebeği yıllar sonra Malatya'da bulundu. Doğa Koruma Merkezi adına gözlem yapan kelebek gözlemcileri Süleyman Ekşioğlu ve Didem Ambarlı 10 Temmuz'da Malatya'da efsane kelebeği fotoğrafladı. Uzmanlar, ilk olarak 1892 yılında keşfedilen bu nadir kelebeğin yaşadığı alanların ya tahrip olduğu ya da iklim değişikliği nedeniyle yok olduğundan endişe ediyordu. Kırsal bölgelerin boşalmasıyla beraber yer yer tarımdan ve aşırı hayvancılıktan kurtulan doğa geri dönme mücadelesi veriyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Çin'in geçen yıl ABD'yi geride bırakarak dünyanın en büyük enerji tüketicisi olduğunu bildirdi. Çin, 2009 yılında 2 milyar 252 bin ton petrole eşit, ham petrol, kömür, doğalgaz, nükleer enerji ve yenilebilir enerji kullandı. Raporda, Çin'in enerji tüketimi konusunda ABD'yi geride bırakmasında en önemli etkenin ekonomide yaşanan durgunluğun ABD sanayini ciddi oranda etkilemesi olduğuna işaret edildi. Bir başka etkenin ise Çin’de yoğun talep artışı olduğu belirtildi. Kişi başına enerji tüketiminde ABD'nin hala liderliğini koruduğu ifade edilen raporda, bir ABD vatandaşının bir Çinli'den beş kat fazla enerji tükettiği kaydedildi. Raporda ayrıca, ABD'nin hala dünyanın en çok petrol tüketen ülkesi olduğu da vurgulandı. Petrol devi BP'nin Haziran ayında yayımladığı Dünya Enerji Raporu'na göre, ABD geçen yıl 843 milyon ton petrol, Çin ise 405 milyon ton petrol tüketti. Çin, geçen yıl 1 milyar 537 milyon ton kömür, ABD ise 498 milyon ton kömür yaktı.
Petrole bulanmamış, kömürden kurtulmuş yeşil ve barış dolu bir dünya için sağlıcakla kalın.
Dr. Uygar Özesmi - Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü
Gezegenin Geleceği'nin eski sayılarına ulaşmak için tıklayın.