Anasayfa | Site Haritası | İletişim | About Açık Radyo  
 
E-Dergi online kişiye özel yaşam kültürsanat dergisi
Gezegenin Geleceği
13/04/2012

13 Nisan 2012 

Merhaba, güne korkutucu bir haberle başlayalım. Ankara İl Jandarma komutanlığı ekipleri, Gürcistan üzerinden Türkiye’ye soktukları 500 gram, “Sezyum 137” radyoaktif maddesini satmak isteyen 3 kişiyi yakaladı. Ele geçirilen radyoaktif maddenin, nükleer silah sanayii ile tıp endüstrisinde kullanıldığı ve bir milyon dolar değerinde olduğu bildirildi. Gürcistan sınırından girdiği tahmin edilen radyoaktif maddenin Ankara’ya bu kadar rahat bir şekilde nasıl ulaştığı bilinmiyor. Greenpeace, Ankara’da ele geçirilen ve 500 gram Sezyum-137 maddesinin, Fukuşima’da yayılan miktarın yaklaşık %5’i oranında olduğunu hesapladı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun bir an önce bu konuda bir bilgilendirme yapmasını talep eden Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi  “Sezyum 137, en yüksek seviyeli radyoaktif nükleer atık kategorisine giren tehlikeli maddelerin başında geliyor. 500 gram doğaya karışırsa, Fukuşima’da yayılan Sezyum 137’nin %5’ine denk radyoaktif salınım ve kirlilik yaşanabilir. Bu halk sağlığı açısından son derece ciddi bir durum. Halkı nükleer tehditlerden koruması, bilgilendirmesi ve yönlendirmesi gereken kurum olan TAEK ise hala bu konuda bir açıklama ve bilgilendirme yapmadı. TAEK derhal 500 gram Sezyum-137’nin ülkeye neden ve nasıl girdiğini ve en önemlisi nasıl muhafaza edileceğini kamuoyuna açıklamalı” dedi.

Greenpeace tarafından yapılan bir araştırmada Almanya'nın nükleer enerjiden vazgeçmesi için 44 milyar Avro masraf yapılması gerektiği tespit edildi. Bu masrafı nükleer enerji devlerinin karşılaması gerekiyor. Nükleer enerji holdingleri E.ON, RWE, Vattenfall ve EnBW, bunun için yaklaşık 30 milyar Avroluk bir fon oluşturmuşlardı. Greenpeace'e göre bu fon şimdiye kadar birikmiş faizleriyle nükleer enerjiden vazgeçmek için yeterli olabilir. Greenpeace, nükleer enerji devlerinin fonun bir kısmının devletleştirilerek uzun vadede nükleer çöplerin depolanmasında kullanılması yönünde uzlaşma teklifi yaptı. Çevrecilerin planına göre nükleer enerji devleri kalan parayı 2040 yılına kadar nükleer santrallerin tamamen ortadan kaldırılması için kullanabilir.

Kuzey Kore'nin geçen Kasım'da ölen lideri Kim Jong Il'in vasiyetinin, ülkesinin nükleer silah üretmeye devam etmesi olduğu iddia edildi. Japonya'nın en popüler dergilerinden Şukan Bunşun, Kim Jong Il’nin ardında kalanlara balistik füzeler ile biyolojik ve nükleer silahlar üretmelerini vasiyet ettiğini yazdı. Vasiyetnamede Koreli liderin, nükleer silahlar, balistik füzeler ve biyolojik silahların muhafazası ve sürekli olarak geliştirilmesinin, Kore Yarımadası'nda barışı korumanın tek yolu olduğunu yazdığı iddia edildi. Silahların hele kitlesel imha silahlarının barış koruyamayacağı artık bilinen bir gerçek. Umuyoruz Kore'de yaşayan insanlar bu saçma vasiyeti izlemezler. Liderler de gelecek kuşakların kendi doğru kararlarını verme gücüne güvenirler.

Güney Sudan'ın geçtiğimiz yılın Temmuz ayında, Sudan'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesinin ardından iki ülke arasında petrolün paylaşımı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, çatışmalarla sürüyor. Güney Sudan, petrol rezervlerinin yüzde 75'ini elinde bulundururken, Kuzey'in elinde de bu petrolleri dünyaya ulaştıran boru hatlarının bağlı olduğu limanlar ve rafineriler bulunuyor. Güney Sudan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, bazı petrol bölgelerinin statüsünün iki taraf arasında, şiddet içermeyen yöntemlerle Nisan ayına kadar çözülmesi konusunda mutabakata varılmıştı. Ancak Güney Sudan'ın petrol üretimini durdurmuş ve Kenya ile yeni bir hat anlaşmasına varmıştı. Afrika Birliği Pazartesi günü başlayan çatışmalarda, Sudan'a ait Hiclic kentindeki petrol sahasına giren Güney Sudan birliklerinin geri çekilmesini isterken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon da tarafları işgal ettikleri topraklardan çekilmeye ve ivedilikle ateşkes ilan etmeye çağırdı.

İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Meclis Genel Kurulunda görüşülen 2/B tasarısının “yeni bir insanlık suçu” olduğunu söyledi. Tüzel, tasarı ile çok açık bir şekilde orman alanlarının tahrip ve talan edildiğini, 17 bin orman köyünde yaşayan 9 milyonu doğrudan ilgilendiren düzenlemenin; doğrudan tüm ülkenin geleceğini tehdit ettiğini ve Tarım Orkam Sen ve TMMOB gibi sendika ve meslek örgütlerinin görüşlerinin de dikkate alınmadığını söyledi. Tüzel, “Şimdilik 1 milyon 337 bin hektar alan satıştan, toplamda 3 milyon dönüm 2/B arazi ranta açılmıştır” dedi.

Doğal hayatı koruma uğruna verdiği mücadeleyle ünlenen Wiebo Ludwig, kansere yenik düştü. Kimilerine göre “Kahraman”, kimilerine göre “Eko terörist” olarak nitelendirilen 70 yaşındaki Wiebo Ludwig, Alberta eyaletine bağlı Hythe kırsalındaki çiftliğinde hayata veda etti. Kanada’nın Alberta ve British Colombia eyaletlerinden doğalgaz çıkarılmaya başlanmasının ardından Wiebo Ludwig, doğalgaz kuyularından, üretim sırasında çevreye yayılan hidrojen sülfürün, insanları zehirlediğini belirterek protesto eylemleri başlatmış, 2001'de doğalgaz boru hattına bombalı saldırıda bulunmaktan tutuklanmış ve 28 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ludwig, hakkındaki birçok suçlamadan ise delil yetersizliği sebebiyle beraat etmişti. Ludwig’in hayatı, 2003 yılında, “The Burn” adlı filme de konu olmuştu.

Yeşil ve barış dolu bir gelecek diliyorum. Esen kalın.

 

Dr. Uygar Özesmi - Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü

 

Gezegenin Geleceği'nin eski sayılarına ulaşmak için tıklayın.


Gezegenin Geleceğinin podcast servisine abone olmak için tıklayın.


Yazıcı formatı Başa Dön
Aynı Kategoriden

Aynı Yazardan