Anasayfa | Site Haritası | İletişim | About Açık Radyo  
 
E-Dergi online kişiye özel yaşam kültürsanat dergisi
Açık Radyo Nedir?

Yapısı:

 

13 Kasım 1995'te yayına geçen Açık Radyo, İstanbul ve çevresine yayın yapan "bölgesel" bir radyo istasyonu. Ayrıca, 92 ortaklı bir Anonim Şirket, ama, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar gibi çalışıyor, üç aşağı-beş yukarı eşit pay sahibi 92 ortağı olan bir kolektif. Hissedarların her birinde “ortaklık belgesi” olarak Abidin Dino'nun -1’den 100’e kadar numaralanmış– “Tuğralar” serisi litografilerinden biri var. Arkasında şu ibare yer alıyor:

 

“Özgür, bağımsız, demokratik” haysiyetli, duyarlı ve sıradışı bir radyo kurma projesine, 1995’te verdiğiniz desteğin Türkiye’de yeni projelere örnek olması dileğiyle...”

 

Faaliyetlerinde kâr amacı gütmeyen bir şirket olan Açık Radyo hiçbir çıkar ve sermaye grubuna bağlı değil. Tabiî devlete de. Çoğulcu demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel insan hak ve özgürlükleri dışında, hiçbir "ideoloji"ye de bağlı değil. Dolayısıyla, bağımsız. Hatta, büyük para ve güç odaklarının sahipliği altında boğulan bir medya ortamında, Türkiye'nin –ve belki de dünyanın– ender bağımsız yayın organlarından biri olduğu da söylenebilir.

 

Şiârı:

 

"Kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo"

 

Programcıları:

 

Yaklaşık 17 yıllık yayın hayatı içinde, toplumun çeşitli kesimlerinden ve meslek dallarından gelen –kimisi de işsizler kategorisine giren– ve yaşları 9 ile 75 arasında değişen 1066 kişi Açık Radyo’da 928 program yaptı.

 

Haftada 7 gün 24 saat yayın yapan Açık Radyo’da şu anda her hafta 206 programcı, 144 ayrı program yapıyor. Konuklarımızla birlikte, Açık Radyo stüdyo ve koridorlarına her hafta yaklaşık 300 kişiyi sığdırdığımız ve bu insanların "curcuna"ya katkıda bulunmasına önayak olduğumuz söylenebilir.

 

Şu ana dek yayın yapmış ve/ya halen yapmakta olan programcıların bazıları, Türkiye’nin dışında, dünyanın dört bir yanından geliyor; pasaportları itibariyle: Alman, Amerikalı, Belçikalı, Bosnalı, Brezilyalı, Britanyalı, Bulgar, Dominikli, Fransız, İranlı, İspanyol, İsrailli, İtalyan, Kanadalı, Kostarikalı, Lübnanlı, Rus, Sudanlı, Yunanlı... 21 milletten insan.

 

Açık Radyo programcılarının ortak özelliği, hemen tümünün gönüllü olması; yani –birkaç istisnası ile– Açık Radyo’nun bütün programcıları hiçbir ücret almadan program yapıyor. Bu da, bilebildiğimiz kadarıyla, dünyada benzerine çok sık rastlanmayan bir olgu.

 

Açık Radyo’da bir kişi ölümünden sonra 6,5 yıl boyunca program yaptı (ailesinden izin alınarak); bir kişi de doğumundan önce 6 ay boyunca program yaptı (kendisinden izin alınmadan).

 

Bazı Konukları:

 

Açık Radyo’da 17 yıl içinde yaklaşık 20,000 konuk ağırlandı: Noam Chomsky’den Naomi Klein'a, James Hansen’dan Bill McKibben’a, Richard Falk’tan Thomas Hammarberg'e, Amy Goodman'dan Robert Fisk’e, Arundhati Roy’dan Norman Finkelstein'a, Amira Hass'tan Rabab Al-Mahdi'ye, Joseph Stiglitz’ten Yılmaz Akyüz’e, George Monbiot'dan Michael Albert’a, Hrant Dink'ten David Barsamian’a, Çağlar Keyder’den Benjamin Barber'a, Hasan Cemal’den Alper Görmüş’e, Halil Berktay’dan Ayhan Aktar’a, Gilberto Gil’den Tania Maria’ya, Neşet Ertaş’tan Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, Ara Güler’den Ali Öz’e, Mike Stoller’dan Hal David’e, Füruzan’dan Adalet Ağaoğlu’na, Fredrick Jameson’dan Thomas Pogge’ye, Vandana Shiva’dan Kumi Naidoo'ya, Yaşar Kemal’den Çetin Altan’a, M.Ali Talat’tan Bakır Çağlar’a, Timothy Garton Ash’den, Şevket Pamuk’a, İbrahim Ferrer’den Bertrand Cantat’ya, Gilbert Achcar'dan Samir Amin'e, Sue Mingus’tan Susana Baca’ya, Ajda Pekkan’dan Nil Karaibrahimgil’e, Cem Boyner’den Bülent Eczacıbaşı’na, Tarık Ali’den José Bové’ye, George Soros’tan Dani Rodrik’e, Tolga Yarman’dan Ahmet Yüksel Özemre’ye, Uri Avnery’den Daniel Amit’e, Burhan Doğançay’dan Mehmet Güleryüz’e,  Orhan Pamuk’tan Vüs’at O. Bener’e, Mıgırdiç Margosyan’dan Cevat Çapan’a, Aykut Barka’dan Ross Stein’a, Haluk Bilginer’den Kenan Işık’a, Aykut Kocaman’dan Simon Kuper’a, Ornette Coleman’dan Bonnie Prince Billy’ye, Arif Mardin’den Ahmet Ertegün’e, Niyazi Sayın’dan Nevzat Atlığ’a, İnci Çayırlı’dan Münip Utandı’ya, Kâzım Koyuncu’dan Bülent Ortaçgil’e, İdil Biret'ten Ayla Erduran'a, Susan Buck-Morss’tan Elizabeth Povinelli’ye, John Zerzan’dan James Petras’a, Lester Brown’dan Maude Barlow'a, Wolfgang Sachs’tan Lisa Franzetta’ya,  Franny Armstrong’dan Annie Leonard’a, David Harvey’den Joel Kovel’e, Mark Kurlansky’den Thomas Blanton’a, Bertrand Tavernier’den Fatih Akın’a, Thierry ‘Titi’ Robin’den İnti İllimani'ye, Charlie Haden’dan Toots Thielemans’a, Stefanos Yerasimos’tan John Berger’a, Eleni Karaindrou’dan Ross Daly’ye, Johann Galtung’dan Bill Ayers’a, Semih Balcıoğlu’ndan Piyale Madra’ya, Harun Tekin’den Aylin Aslım’a, Esbjörn Svensson’dan “Muffy” Falay’a, Dave Clark’tan Peaches’a, Larry Coryell’den Mike Stern’e... işkenceciden işkence kurbanına, AIDS hastasından travestiye, 3 yaşındaki genç biniciden 93 yaşındaki tecrübeli müzisyene, 8 yaşında küresel ısınma karşıtı aktivistten, 80 yaşında sinema makinistine, aşçıdan at arabacısına, otistikten genetik bilimciye, TESEV’den MAZLUMDER’e, KADER’den KAMER’e, Amnesty’den Greenpeace’e, on yedi sene boyunca, her gün en az üç kişi ve/ya kuruluş temsilcisi Açık Radyo stüdyolarına konuk oldu ve olmaya devam ediyor... 

 

Çalışanları:

 

Halen Açık Radyo’nun 23 profesyonel çalışanı var. İdari ve teknik işleri yürüten bu kadronun yaş ortalaması: 34.

 

 

Uluslararası Bağları:

 

ABD’de ve tüm dünyada pekçok radyo kanalında yayınlanan günlük bağımsız haber programı DemocracyNow! ve Deutsche Welle haber bülteni hafta içi her sabah Açık Radyo'da yayınlanıyor. Açık Radyo, Avrupa'nın 4 radyosu, Nova/Paris, Multikulti/Berlin, Mavi Tuna/Viyana, Radio 3/Varşova ile dünya müziği ve web alanında ortak projeler ve birçok "program değiş tokuşu" yaptı.

 

Halen sürdürdüğü bir saatlik özel dünya müziği kuşağı RBB Multikulti Berlin, VDR Funkhaus, Radio Sweden P 6, Europa Köln ve Radio Bremen radyolarında da yayınlanıyordu. Şimdi aynı grubun internet radyosu olan MultiCult 2.0’da yayınlanıyor.

 

Açık Radyo, Uluslararası Fransız Radyosu (RFI) ile dünya müziği konusunda işbirliğini sürdürüyor.

 

Ayrıca, kâr gayesi gütmeyen bir çocuk radyosu olan Radijojo’nun yaşları 3 ilâ 13 arasında değişen programcılarının hazırladığı dünya müziği programları Açık Radyo’da yayınlanıyor.

 

Uluslararası Putumayo Radyo Saati adlı Dünya Müziği programı 10 yıldan beri Açık Radyo’da düzenli olarak yayınlanıyor.

 

1949’dan beri Berkeley, California’dan yayın yapan KPFA radyosundaki Music of the World programı Açık Radyo’da da 30. yayın döneminde yayınlanmaya başladı; bu program 2011’den itibaren Music of the World İstanbul adı ile kısmen yeni bir formata da kavuşturularak İstanbul’dan yürütülmekte.

 

30 küsur senedir yayında olan Marsilyalı Radio Grenouille’la iki sene süren (2010-2011) ve Marsilya-İstanbul arası yayına koyduğumuz 3 radyo-belgeseline vesile olan “Soundshift” proje-ortaklığı gerçekleştirildi.

 

2011 Eylül’ünde Paris’in çağdaş sanat mekânlarından Gaîté Lyrique’in organizasyonuyla İstanbul’un Güncel Sanat sahnesine odaklanan “Kolajistanbul” günleri çerçevesinde Paris’ten İstanbul’a bir hafta süreyle naklen canlı yayın yapıldı; Paris ve İstanbul’dan yaklaşık 20 konukla sanat-müzik-edebiyat üzerine söyleşiler gerçekleştirildi.

 

Genel Sadası:

 

Haber + Müzik + Kişilik'ten oluşuyor.

 

Sözel Program Konularından Bazıları:

 

Haber ve yorum, genel kültür, felsefe, dil, çevre, ekoloji, doğum, kadın, çocuk, gençlik, üniversite, gönüllülük, İstanbul, Avrupa, Avrupa Birliği - Türkiye ilişkileri, Akdeniz, Anadolu, haklar, hukuk, çocuk hakları, hayvan hakları, barış hareketleri, tarih, savaş tarihi, matematik, zekâ ve şans oyunları, bilim, teknoloji, bilim-kurgu, mitoloji, antropoloji, insan beyni, psikoloji, psikiyatri, ekonomi, politik ekonomi, arkeoloji, meteoroloji, yerel yönetim, tasarım, mimari, dünya hikâyeleri, edebiyat, şiir, kitaplar, dergiler, drama, sinema, tiyatro, plastik sanatlar, şehircilik, müzecilik, iletişim, bilişim, internet, elektronik oyunlar, televizyon, trafik, iş dünyası, çalışma hayatı, reklamcılık, tüketim toplumu, sağlık, beslenme, mutfak, şarap, ekmek, zeytinyağı, kahve, koku, futbol, spor, amatör spor, yıkanma kültürü, doğa, gezi, fotoğraf, amatör havacılık, atçılık, deniz ve yelkencilik, deprem ve âfetler, iş kazaları ve güvenliği, küreselleşme, sosyal hareketler, sivil toplum aktivizm, sivil itaatsizlik...

 

 

Müzik Programlarının "Tür"lerinden Bazıları:

 

Dünya Müziği, Caz, Blues, Rock, "Oldies", Folk, Klasik Batı Müziği, Klasik öncesi dönem müzikleri, Ortaçağ müzikleri, Troubadour müzikleri, Opera, Osmanlı-Türk Müziği, Türk Halk Müziği, Rebetiko, Sefarad şarkıları, Chanson, Punk müziği, Country, Bluegrass, Zydeco, Reggae, Dub, Rap, Hip Hop, Latin, Brezilya, Küba, Paraguay müzikleri, Operet, Konçertolar, Müzikaller, çeşitli alt türleriyle Elektronik Müzik, serbest doğaçlama müzikleri, minimal müzik, deneysel müzik, oyun müziği, sörf müzikleri, vampir müzikleri, Farsî müzikler, Hindistan müzikleri, Bollywood müzikleri, Sovyet, İskandinav, Amerikan, İngiliz, Fransız, Rus Senfonileri...

 

Ayrıca, en eski, eski ve yeni müzik âletleri üzerine kimi yıllarca, kimi birkaç hafta süren özel programlar: İnsan sesi, davul sesi, viola da gamba, klavsen, çello, piyano, gitar, arp, klarnet, trompet, duduk, jew’s harp (ağız tamburası), theremin, moog, synthesizer...  

 

Radyo Belgeselleri'nden Bazıları: 

 

Sabahattin Ali (doğumunun 100. yıldönümünde, 6 ay); Ferit Alnar (100. yaş gününde, 1 ay); “Amma Hikâye” (Dünya ve Türk edebiyatından seçme hikâyeler, 3 yıl) Andersen 200 yaşında (26 hafta boyunca masallarından okumalar); Oğuz Atay (ölümünün 30. yıldönümünde; 12 hafta boyunca Tehlikeli Oyunlar’ın tamamının okunması); Bach (ölümünün 250. yılında, 4,5 yıl); Barok Müzik (1 yıl); Beckett (100 yaşında, 6 ay); Beatles (yeni yüzyıl/binyıl başında 6 ay/104 saat); Berlioz (200 yaşında, 6 ay); Borges (6 ay); Brecht (ölümünün 50. yılında, 6 ay); Brel (ölümünün 25. yılında, 6 ay); Binbir Gece Masalları (6 ay); Springsteen (60. yaş gününde, 6 ay);  Camus (ölümünün 50. yılında, 1 hafta boyunca her gün); Coltrane (Doğumunun 80. yılında, 6 ay); Çehov (Doğumunun 150. yılında, 2 ay); Darwin (200. yaş gününde, Türlerin Kökeni’nin 150. yıldönümünde, 6 ay); Simone De Beauvoir (doğumunun 100. yılında, 5 program); Don Quijote (yazılışının 400. yıldönümünde, 32 kısım); Dickens (200. doğum yıldönümünde, 6 ay), Dvorák (ölümünün 100. yılında, 6 ay); Dylan (60. yaş gününde, 1 yıl); ECM Müzikleri, (1 yıl); Ellington (100. yaş gününde, 1 ay boyunca her gün); Elvis (ölümünün 25. yıldönümünde, 1 ay); Freud (6 ay); Galuppi (300. yaş gününde, 3 ay); Gershwin (100. yaş gününde, 1 ay); Gogol (200. yaş gününde 5 ay); Gödel-Escher-Bach (4 ay); Woody Guthrie (100. yıl dönümünde, devam ediyor), Händel (ölümünün 250. yılında, 4 ay); Billie Holiday (90. yaş gününde, 6 ay), Michael Jackson (50. doğum yıldönümünde 6 ay); Kafka (125. doğum yıldönümünde Dönüşüm okuması, 22 program); Bilge Karasu (4 ay); Karamazov Kardeşler (tamamının okunması, 52 hafta); Lennon (ölümünün 25. yıldönümünde, 6 ay); Madame Bovary (yayımlanışının 150. yıldönümünde, 3 ayda tamamının okunması); Madonna (50. yaş gününde bir ay); Mahler (ölümünün 90. yıldönümünde, 1 yıl); Mendelssohn (200. doğum yıldönümünde 6 hafta); Mesut Cemil (100. doğum yıldönümünde, 1 hafta); İlhan Mimaroğlu (ölümünün ardından başladı, sürüyor), Jim Morrison (ölümünün 25. ve 30. yıldönümlerinde, sırasıyla 1 hafta ve 2 ay); Mozart (250 yaşında, 1 yıl), Musıkî Meclisleri (1 yıl), Aziz Nesin (ölümünün 10. yıldönümünde, 6 ay), Charlie Parker (ölümünün 50. yılında, 6 ay); Pacifica Radio (60. kuruluş yıldönümünde 2 ay); Pavese (100. doğum yıldönümünde, 1 hafta); Selâhattin Pınar (100. doğum yıldönümünde, 1 ay); Poe (doğumunun 200. ve ölümünün 160. yıldönümünde, 1 ay), Protest Müzikleri (6 ay); Rembrandt (400. doğum yıldönümünde, 6 ay); Cemal Reşit Rey (100. doğum yıldönümünde, 8 ay); Rousseau, doğumunun 300. yıldönümünde 10 hafta), Rus Rock’u (1 yıl); “Sahibinin Sesi” (2 ay); Salinger (90. doğum yıldönümünde Franny ve Zooey okuması, 4 ay); Saroyan (100. doğum yıldönümünde İnsanlık Komedisi okuması, 2 ay); Adnan Saygun (100. doğum yıldönümünde, 6 ay); Scarlatti (doğumunun 250. yılında, 30 hafta); Schiller (250. doğum yıldönümününde, 1 ay); Münir Nurettin Selçuk (100. doğum yıldönümünde, 1 ay); Pete Seeger (90. doğum yıldönümünde 1 ay) Shakespeare dönemi müzikleri (5 yıl); Robert Schumann (Doğumunun 200. yılında, 2 ay); Skalkottas (4 ay); Stravinski (6 ay); Şostakoviç (100. doğum yıldönümünde, 2 ay); Tanburî Cemil (6 ay); Taş Plaklar (1 yıl), Tevfik Fikret (ölümünün 90. yıldönümünde, 2 ay); Tolstoy (ölümünün 100. yıldönümünde Savaş ve Barış’ın tamamının okunması, yaklaşık 1 yıl); Türk Popu’nun yarım yüzyılı (7 yıl - devam ediyor); Türk Rock’u (1 yıl); Türkiye’de Radyo’nun Sözlü Tarihi (3,5 yıl); Türkiye’de Ses Kayıt Tarihi’nin 100 yılı (4,5 yıl); Usmanbaş (2 ay), Jules Verne (doğumunun 180. yıldönümünde, 20 program); Boris Vian (doğumunun 90. yılında, 1 hafta); Vladimir Vysotsky (ölümünün 30. yılında, 2 ay); Weill (100. yaş günü ve ölümünün 50. yıldönümünde, 1 ay); Yaylı Çalgı Kuartetleri (1 yıl); Zappa (2 yıl)...

 

Özel Aylar, Haftalar, Günler ve Belgesellerden Bazıları: 

 

40. yılında 68 Devrimi (Mayıs 2008 boyunca); 50. yıldönümünde 6-7 Eylül Olayları, 75. yıldönümünde Sacco ve Vanzettinin idamları, 20. yıldönümünde Sabra ve Şatila katliamı, 25. yıldönümünde 12 Eylül darbesi, 40. yıldönümüde 12 Mart Darbesi, 50. yıldönümünde 27 Mayıs darbesi, 1. yıldönümünde 11 Eylül suikasti,  30. yıldönümünde 15 -16 Haziran olayları, 1. yıldönümünde 17 Ağustos Depremi (“Yer Yarıldı, İçine Girdik”) ve 10. yıldönümünde 17 Ağustos Depremi (1 hafta); her yıl yılsonu değerlendirmeleri: Geçen Yılın Ardından: 1996’dan bugüne 16 program...

 

Açık Radyo 10. Yaşını 10 yıllık yayınından 30’ar dakikalık 8 bölümlük özel bir kolaj/belgesel yayınlayarak kutladı. 15. Yaşında ise dünyada ve Türkiye’de 15 yıl içinde yaşananlara dair 3 saatlik bir radyo belgeseli yayınlandı.

 

1999-2008 yılları arasında özel bayram programlarında ülkenin kültür, sanat, müzik, edebiyat, tarih, bilim dünyasının önde gelen simaları arasından yaklaşık 60 konukla ikişer saatlik sohbetler yapılarak bir tür “sözlü tarih” çalışması gerçekleştirildi.

 

Ayrıca, Açık Radyo 1996’da İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası II. Habitat Zirvesi boyunca (10 gün) konferansın “yarı-resmî radyosu” olarak, düzenli bir şekilde 2 dilde (Türkçe ve İngilizce) özel yayın yaptı. 

 

Zihin Tiyatrosu:

 

Açık Radyo, daha yayın hayatına başlamadan 6 ay önce kamuoyuna açıkladığı manifestosunda “Radyo ne işe yarar?” diye soruyor ve bu soruya retorik bir cevap veriyordu:  “‘Zihin Tiyatrosu’nu kurmaya...”

 

Manifestosundaki bu vaadini de yayına girer girmez tuttu. Her sabah kulağınıza yolladığı Üç Silahşörler ve onu takiben Yirmi Yıl Sonra başyapıtlarının düzenli olarak “tefrika edilmesi” ile… Yine ilk dönemlerde gece yarısına 5 kala başlayıp, gece yarısını 5 dakika geçe biten Binbir Gece Masalları okumaları, dinleyicilere geceleri zihin açıklığı versin diye yapıldı. Zihin Tiyatrosu, o zamandan bu zamana çeşitli formlarda varlığını sürdürüyor. Kimi zaman evde okumaktan ürkeceğimiz kalınlıkta bir kitabı okumaya girişerek, kimi zaman, bir tek dinleyici için bile olsa, eseri anadilinde de okuyarak (Karamazov Kardeşler örneğinde olduğu gib), kimi zaman da küçücük stüdyosunda irili ufaklı, klasikli modernli tiyatro eserlerini radyo tiyatrosu disiplininde icra ederek…

 

“Açık Radyo’da Tiyatro” 2005 yılının Kasım ayında “Sivil Tiyatro” ekibi ile “perdelerini açtı”. (Alt-Üst Oluş, Mozart ve Salieri, Bir Kadın İçin Düet, Gaz…)

 

2006 yılının Mayıs ayında 6’dan Sonra Tiyatro ekibi “Filifu’dan Sesler” adıyla projeyi devraldı. (Bekleme Salonu, Sonsuzluk Kitabevi, Artırma Salonu, Vahşi Kedinin Saati, Kusursuz Görünüm, Ders, Kapıların Dışında, El Veri del Teatre, Ada, Uyanış, Antigone, Ağzı Çiçekli Adam, Sayfiyede Yaz…)

 

Açık Radyo Tiyatrosu’nda, yazarları arasında Aziz Nesin, Tennessee Williams, Aleksandr Puşkin, Behçet Necatigil, Yiğit Sertdemir, Cüneyt Uzunlar, Federico Garcia Lorca, Eugene Ionesco, Anton Çehov, Woody Allen, Dario Fo’nun da bulunduğu 25 oyun sahnelendi.

 

Aynı yıl Açık Radyo, Tiyatro Oyunevi’nin sahnelediği, Lorca’nın  Eskicinin Tazesi adlı oyunu ile 15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ne katıldı.  Oyun, Açık Radyo’da bir hafta boyunca bölümler halinde Tiyatro Oyunevi tarafından sahnelendi.

 

Açık Radyo 15. yaşında Altıdan Sonra Tiyatro'nun kendi mekânı Kumbaracı 50'de Gogol'un 200. yaşında okuma tiyatrosuyla sahnedeydi: Müfettiş.

 

Yayın hayatının ilk günlerinden itibaren her sabah Üç Silahşörler ile başlayan radyo okumaları serüvenine baktığımızda ilk durak, Göksenin Göksel yönetiminde bir ekip tarafından okunan öykülerden oluşan “Amma Hikâye” programları dizisi oldu. Zihin tiyatrosunun kitaplar aracılığıyla açtığı perdesi Amma Hikâye’de yayınlanan Bukowski’nin “Kasabanın En Güzel Kızı” öyküsüyle yayınları RTÜK kararıyla 15 gün boyunca durduruluncaya kadar açık kaldı. Yıllar sonra Amma Hikâye programlarındaki okumaların tekrarı yapıldı.

 

Ve devamı: 2005 yılında masalcının 200. doğum gününde “Andersen Masalları”, ardından 2006 yılında da “Pireler, Periler, Devler” adlı programlarda Anadolu’dan Uzak Doğu’ya, Meksika’dan Hindistan’a, Vietnam’dan Danimarka’ya dünya masalları Tomris İncer tarafından seslendirildi.

 

1001 Gece Masalları’na, Açık Radyo’nun 10. yılında bambaşka bir okuma tarzı ile dönüldü: Bu klasik ve anonim yapıt, bir yıl boyunca Eser Coşkun yönetiminde dinletildi.

 

2005 yılında, yayınlanışının üzerinden 400 yıl geçen Cervantes’in başyapıtı Don Kişot, La Mancha’lı Asilzade Don Quijote, Don Kişot’tan Bugüne Roman adlı incelemenin yazarı Jale Parla tarafından “Yel Mi, Değirmen Mi?” adıyla eserden okumalar ve okumaların yorumlarıyla 32 kısım halinde dinleyicilere sunuldu. 2005 yılı aynı zamanda Aziz Nesin’in ölümünün 10.yılıydı; her hafta bir Aziz Nesin hikâyesi tiyatrocuların desteğiyle seslendirildi.

 

100. yaşında William Saroyan, İnsanlık Komedisi adlı başyapıtı tümüyle okunarak anıldı ve Açık Radyo bu okumalarıyla Saroyan hakkında Tütün Deposu’nda açılan serginin bir parçası oldu.

 

Reşad Ekrem Koçu 100.yaşında Tarihimizde Garip Vak’alar ile radyodan gülümsedi.  Kafka ise 125. yaşında Dönüşüm’ü ile Açık Radyo’daydı. Sartre 100. yaşında Edebiyat Nedir? ile Açık Radyo’nun konuğu oldu.

 

2007 senesi bu kez Gustave Flaubert’in Madame Bovarysinin yayınlanışının 150. yılı idi. Tiyatrocu Tilbe Saran üç ay boyunca Flaubert’in bölümlemelerine sadık kalarak yapıtı okudu. Yine 2007 senesi Sabahattin Ali’nin doğumunun 100. yılıydı. 6 ay boyunca Sabahattin Ali’nin öyküleri, şiirleri, mektupları okundu ve yazarlar tarafından Sabahattin Ali anlatıldı.

 

Tilbe Saran Flaubert’le başladığı okumalarını, Oğuz Atay’ın ölümünün 30. yılında yazarın Tehlikeli Oyunlarını hafta içi her sabah okuyarak sürdürdü. Daha sonra, Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler adlı eseri her sabah Tilbe Saran tarafından okunurken, aynı okumanın gece tekrarında buna Rusçası eklendi, Petersburg Akademisi’nden Rus oyuncu Maria Merlzyakova Akgüllü’nün sesinden.

 

Açık Radyo, 90. yaşına gelen J.D. Salinger’ı, Franny ve Zooey adlı novellasını Türkçe’ye çeviren Ömer Madra’nın sesinden dinleyerek kutladı.

 

Zihin tiyatrosuna son bir ek: Belki de tarihte ilk kez, bir radyo bir tiyatro ödülü aldı. 11. Lions Tiyatro Ödülleri’nde seyircilerden oluşan jüri, tiyatroyu geniş kesimlere duyurma çabasından ötürü “Kuranderde Kalanlar” programıyla Açık Radyo’yu tiyatro özel ödülüne layık gördü.  

 

 

Bazı İlgi Alanları:

 

Küresel iklim değişikliği: Açık Radyo, hayatın kaynağı olan doğaya karşı girişilen büyük tecavüze, yani küresel iklim değişikliği tehlikesine karşı uyarı çanlarını ilk günden çalmaya çalıştı. Canlılar âleminin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikenin, bir avuç petrol, kömür ve enerji şirketinin doymak bilmez kâr ihtirasından kaynaklanan küresel ısınma olduğu bilgisini yayına geçtiği günden itibaren, bıkmak bilmeden dinleyiciyle paylaştı. İnsanları insan mahreçli iklim değişikliğine ve bunun arkasındaki çıkar ve güç odaklarına, bilim ve medya dünyasında bunların hizmetinde çalışanlara karşı harekete geçmeye çağırdı; hâlâ da devam ediyor.

 

Yenilenebilir enerji kullanımı alanında Açık Radyo’nun -kendi çapında- iki küçük öncü çalışması oldu: 2005’te Greenpeace gemisi Anna’dan güneş enerjisiyle naklen canlı yayın yaptı. Bilebildiğimiz kadarıyla Türkiye’de alternatif enerjiyle yapılan ikinci radyo yayını idi bu. Birincisini de, yine Açık Radyo, 1998’de, bu sefer Uluslararası Greenpeace’in bir kamyonundan yapmıştı...

 

İklim değişikliğini yavaşlatma mücadelesi bağlamı içinde, Açık Radyo, 3 Aralık 2005’te küresel ısınmayı protesto etmek, Kyoto Protokolü’nün imzalanıp onaylanması ve Kyoto ötesi önlemlerinin alınması için, dünyanın birçok ülkesiyle birlikte İstanbul’da düzenlenen yürüyüş ve mitingin örgütlenmesinde ön planda görev aldı. Dünyada bu konuda yapılmış ilk miting olan uluslararası iklim gösterisinin İstanbul “ayağı”, birkaç bin kişinin katılımı ile Londra’nın ardından en yüksek katılıma sahne oldu.

 

Açık Radyo 4 Kasım 2006’da dünyanın 48 ülkesiyle birlikte aynı anda İstanbul’da gerçekleştirilen Küresel Isınma mitinginin düzenlenmesine de önayak olan kuruluşlar arasındaydı. Yılın o âna kadarki en soğuk ve tek kar yağışlı gününde yapılan “ısınma” protestosu, gene de canlı bir katılıma tanık oldu.

 

2007 yürüyüşünde de 25 Nisan 2008 günü "İklim Değişikliğini Durdurun; Başka Bir Enerji Mümkün!" mitinginde de oradaydı Açık Radyo: Hem iklim değişikliğini durdurmak, hem de muhalefetin anlamını olduğunu vurgulayabilmek için Kadıköy Meydanı'ndaydı.

 

Açık Radyo, “insanlığın yegâne evi olan bu gezegenle ilişkisinde belirleyici bir yıl olacağı” düşünülen 2009’da, dünyanın belki de en önemli küresel toplantısı olan Kopenhag Konferansı’ndan hemen önce, 24 Ekim Uluslararası İklim Eylemi gününde, gezegenin, herhangi bir konuda şimdiye kadar gördüğü en büyük ve en yaygın siyasi eylemin bir parçası oldu. Gökkuşağı renklerinde bir şal üzerinde kocaman bir dünya maketini Galatasaray’dan Galata’ya yuvarlaya yuvarlaya yürüdük…

 

2009’da Kopenhag’daki BM iklim zirvesini 13 gün boyunca yerinden takip ettik, yüzbin kişilik büyük kitlesel yürüyüşün bir parçası olduk, birçok programcının da oradan ve “buradan” katılımı ile yarısı naklen, yaklaşık 17 saat yayın gerçekleştirdik.

 

2010’da 350.org uluslararası sivil toplum kuruluşunun önayak olduğu ve 200’e yakın ülke ve özerk bölgede gerçekleştirilen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kitlesel iklim hareketi olan 10/10/10’un Türkiye ayağının başını çekenler arasında yer aldık. Taksim’de biten yürüyüşün sonunda Noam Chomsky ve Richard Falk gibi dünyanın önde gelen düşünür, bilimci ve aktivistlerinin birer küçük konuşmasıyla kapanışın yapılmasını sağladık...

 

Durban’da yapılan 2011 iklim zirvesini de Heinrich Böll Stiftung’un katkıları ile izleme ve naklen canlı yayınlarla günü gününe dinleyicilere aktarma fırsatını bulduk. Görüşmelerin mutlak bir tıkanmaya uğraması karşısında siyasi karar vericileri protesto eden genç katılımcılarla birlikte BM konferans binasını terkedenler arasında Açık Radyo temsilcileri de vardı.

 

Gezegenin önündeki 1 numaralı tehdide ya da dünyanın en büyük krizine karşı önlem alabilmek için küresel bir kitle hareketi oluşturma çabalarının bir parçası olmaya devam ediyoruz...

 

Savaş ve Barış: Açık Radyo, yayına geçtiği gün, Bosna-Hersek’teki savaş devam ediyordu; o da sözü ve müziği ile altta kalanların yanında oldu. Aylarca Saraybosna’ya bağlanarak “Bosna Günlüğü”nü sürdürdü... Bir tuhaf küreselleşme mantığının doğal sonucu olan şiddeti, sahneye konduğu andan itibaren “izlemeye” koyuldu.

 

Irak’ın ahlâk ve hukuk dışı işgaline belki de dünyada ilk “uyanan” mecralardan biri oldu. Savaş tamtamlarını daha 17 ay öncesinden “okuyup” anlatmaya başladı, “kitle imha silâhları” dosyasındaki tehdidin “imkânsız” olduğu, daha dünya ahalisi raporları öğrenmeden önce bu radyoda söylendi, gelişmeler “barış bandı” programı üzerinden izlendi ve direnişin sesi yayında yansıtılmaya çalışıldı...

 

Bu radyo insanlık tarihinin gördüğü en büyük barış gösterilerinde Londra ve New York’la bağlantıdaydı. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en önemli Meclis kararlarından birinin alındığı gün Ankara’da yapılan tarihî kitle gösterisi sırasında Sıhhiye Meydanı’ndaydı: “Tezkere”nin reddine giden süreci “naklen canlı yayın”la o meydandan aktardı.

 

Irak Dünya Mahkemesi’nin İstanbul Nihai Oturumu’nda tarihî Darphane-i Âmire binasındaydı; tanıklıkları ve Vicdan Jürisi’nin tarihi kararını, üç gün boyunca, belli periyodlarla naklen canlı yayında aktardı.

 

Açık Radyo, dünya barış hareketini, dünya adalet hareketlerini, Dünya Ticaret Örgütü Seattle toplantısındaki protesto ve mücadeleleri (“Battle in Seattle”), Cancún toplantısını, Dünya Sosyal Forumu Porto Alegre, Mumbai toplantılarını, Avrupa Sosyal Forumu Cenova, Cenevre toplantılarını, Amerika Halklar Zirvesi’ni, vb. mümkün olduğu oranda “içeriden” ve “gömülü” (embedded) medyanın dışından izlemeye çalıştı. Halen de, sessizliğin koyulaşan perdesini aralamaya çalışarak, izlemesini sürdürmeye uğraşıyor.

 

Dünyadaki Demokrasi, Adalet ve Haysiyet Ayaklanmaları: Dünyanın gidişatını izlemek için daima büyük bir gayret içinde olduğumuz halde, itiraf etmek gerekir ki, Ahmet İnsel, 2011 yılının hemen başlarında Açık Gazete içindeki kendi “Ufuk Turu” köşesinde bu konuyu gündeme getirmeseydi, başdöndürücü bir hızla değişen dünyanın gerçeklerine “ayılmamız” için biraz daha zaman geçmesi gerekebilecekti.

 

Arap dünyasında yükselen müthiş isyan dalgasından, daha doğrusu, onun fitilini ateşleyen Tunus’taki başarılı halk ayaklanmasından söz ediyoruz. Tunus gençliği, uzak bir kasabada üniversite mezunu ama işsiz “işportacı” delikanlının polis devletinin hakaretine uğradıktan sonra incinen haysiyetini korumak için kendini yakması üzerine, onun tutuşan bedeninden oluşturduğu özgürlük meş’alesiyle ABD ve Batı destekli zalim ve yoz diktatörlüğün hırsızlık rejimini hayret verici bir süratle alaşağı etti.

 

Aynı ateş, 1968 Devrimi kuşağının çok iyi hatırladığı bir deyimle bir “bozkır yangını” gibi, büyük bir hızla yayıldı ve Açık Radyo da o tarihten itibaren, bu sefer ipin ucunu hiç kaçırmadan, meşalenin ışığını izlemeyi sürdürdü.

 

Arap Baharı adı verilen Mısır Devrimi’ni, Bahreyn isyanlarını, Libya, Suriye ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki isyanları, İspanya’daki “indignados” hareketini, ABD’deki Occupy Wall Street ve her yana yayılan diğer “occupy” (%99) hareketlerini, Şili’deki öğrenci gösteri ve isyanlarını, Kanada’da Quebec öğrenci-gençlik yürüyüş ve protestolarını, Yunanistan’da kemer sıkma politikalarına karşı isyan hareketlerini, wikileaks gibi oyunbozanları (whistleblower) susturma ve bastırma girişimlerine karşı yürütülen ifade ve basın özgürlüğü mücadelesini, dünyada ve Türkiye’de ezilen, baskılanan insanların bilumum mücadelelerini izlemeye ve dinleyicisiyle paylaşmaya devam etti; ediyor.

 

 

Bağımsız Medya: Açık Radyo 2006 yılında Medya Konuşmalarıadlı proje kapsamında 38 saatlik zengin bir program dizisi gerçekleştirdi. Türkiye’nin önde gelen yazar, gazeteci, gazete ve dergi yöneticisi, radyo ve tv yayıncısı, hukukçu, iletişimci, felsefeci, araştırmacı ve basın meslek temsilcilerinden yaklaşık 40 kişi, medya ve etikten reklamlara, bilgi edinme hakkından ombudsmanlık pozisyonuna, gazetecilik eğitiminden çevre gazeteciliği sorunlarına kadar medyanın çok çeşitli meseleleri üzerinde görüşlerini aktardılar. Ayrıca, AC Nielsen, Açık Radyo için kapsamlı bir “Medya Güven Araştırması” gerçekleştirdi. Türkiye’de medya ve kurumlara güven ölçümleri konusunda, herhalde beklenebilir olan, ama yine de oldukça çarpıcı tespitleri içeren, biri kantitatif, biri de kalitatif olmak üzere iki araştırma, Açık Radyo’da birbirini izleyen iki “Medya Konuşmaları” programında tartışılıp sunuldu. “Medya Konuşmaları”  Hollanda hükümetinin desteğiyle gerçekleştirildi.

 

 

Deprem: 17 Ağustos 1999’daki Gölcük depreminden itibaren Deprem İletişim Merkezi (ARDİM) olarak yoğun bir faaliyet gösterdi. 60 gün süreyle tüm formatını değiştirip radyoyu kesintisiz bir “telsiz çevrimi”ne dönüştürdü ve ihtiyaçlarla imkânları buluşturan bir köprü olmaya çalıştı. Özellikle bu etkinliği ile aralarında The New York Times, La Repubblica, Le Figaro, Journal de Genève ve Süddeutsche Zeitung’un da bulunduğu yaklaşık 12 uluslararası gazetede, BBC radyolarında ve Discovery Channel televizyon kanalında "haber" oldu. Açık Radyo’nun deprem ve afetlere hazırlıklılık konusundaki “Altın Saatler” programı da 1999’dan bugüne kesintisiz ve düzenli olarak devam ediyor. Büyük Deprem, 10. yıldönümünde bir dizi özel programla anıldı.

 

23 Ekim 2011 ve 9 Kasım 2011 Van depremlerinden sonra 21 Kasım’dan itibaren 5,5 ay boyunca arasında hafta içi her gün yapılan 131 programla “Van Depremi Günlüğü” tutuldu; olayın sosyal, ekonomik, insanî boyutları hakkında, çoğunluğu bölgeden 91 farklı insanla görüşmeler yapıldı, izlenimler, gözlemler kamuoyu ile paylaşıldı.

 

 

Müzik Şenlikleri: Açık Radyo, 1997 ve 1998’de İstanbul Müzik Şenliği 1 ve 2’yi (Pozitif ile birlikte) düzenledi. Klasik Batı Müziği’nden Halk Müziği’ne, Dünya Müziği’nden Caz’a, Arabesk’ten Salsa’ya binbir müzik türünün, çocuk etkinliklerinin, uluslararası panellerin, dünya prömiyerlerinin, video gösterilerinin, dans atölyelerinin (toplam 125 etkinlik) yer aldığı şenliklere yaklaşık 10’ar bin biletli izleyici katıldı.

 

 

Sergiler: Açık Radyo 1998’de “Magnum’un Gözünden Dünyada ’68”, 2000’de “XX.Yüzyılın Portreleri” başlıklı iki büyük fotoğraf sergisinin düzenlenmesine ortak oldu; bu sergilerin her birini 8’er bin civarında insan gezdi. 6 yıl aradan sonra Açık Radyo, 2006 yılında teması "NatürMort", yani "Ölü Doğa" olan ve küresel iklim değişikliği konusuna dikkat çeken bir ortak sergi düzenledi. Sergi, Türkiye’nin önde gelen ressam, heykeltıraş ve fotoğrafçılarından 83 sanatçının ve 6 sanat galerisinin katılımıyla gerçekleşti. Sanatçılar eserlerin satışından elde edilen geliri Açık Radyo’ya destek olarak bıraktılar. 

 

Konferans ve Paneller: Açık Radyo ve radyoculuk, medya ve işlevleri, bağımsız medya ve demokrasi, çevre, küresel iklim değişikliği ve küresel adalet, barış, Avrupa Birliği, müzik, vb. üzerine birçok üniversitede (İstanbul, İstanbul Bilgi, İTÜ, Boğaziçi, Galatasaray, Yıldız Teknik, Marmara, Mimar Sinan, Koç, ODTÜ, Gazi, Edirne, Kadir Has, Bahçeşehir, Yeditepe, Kocaeli, Çukurova, Eskişehir), İstanbul ve başka birçok ilde lise ve ilköğretim okullarında, ana okullarında ve yurt çapında çeşitli kültür merkezlerinde yüzlerce konferans verildi, radyo programcıları sayısız panelde yer aldı...

 

Partiler : Her birinin ayrı temaları olan 50’den fazla parti düzenlendi.

 

Yansımalar:

 

Türkiye ve dünya medyasında Açık Radyo’nun yayınları, yapısı, programcıları, programları ve etkinlikleri hakkında 6 binin üzerinde haber, yazı, röportaj vb. yayımlandı (ayda 30, günde bir haber/değinme). Türkiye’deki belli başlı bütün televizyon kanallarında radyo hakkında yaklaşık 120 haber-röportaj yapıldı. Açık Radyo üzerine iki belgesel film çekildi, bunlardan biri, programcılardan Beysun Gökçin’in, radyonun 10. yıldönümünde hazırladığı Bir Radyo Macerası isimli belgeseldi. İkincisi, dünyanın önde gelen sanatçı ve akademisyenlerinden Antoni Muntadas’ın On Translation: Açık Radyo (Myths and Stereotypes) adlı filmiydi. (Açık Radyo: Mitler ve Klişeler)

 

Açık Radyo en az 3 roman, 1 araştırma kitabı, 1 uzun metrajlı sinema filmi ve 1 polisiye romanda konu edildi.

 

Ayrıca, Açık Radyo’da yapılan programlardan "kaynak kitap"lar doğdu; bu gelişmelerin en önemli örneklerinden biri de radyoda Ali Rıza Tiryaki ve Cem Melikoğlu tarafından gerçekleştirilen programların kitaba dönüştürülmüş hali olan Testi Kırılmadan: İş Sağlığı ve Güvenliğinde Önleyici Yaklaşım (editör: Çiğdem Vatansever, 2011) oldu.

 

 

Ödüller:

 

1995 - 2012 yılları arasındaki yayın süresi içinde Açık Radyo ve Açık Radyo Programcıları 45 ödüle lâyık görüldü. 2000’den günümüze AR’nin kazandığı bu ödüllerden seçilen bazıları şunlar: 2013: Türkiye Deprem Vakfı tarafından Altın Saatler programına verilen ödül. 2012: Açık Radyo kurucu ortaklarından olan ve Radyo’nun yayın yönetmenliğini yürüten Ömer Madra’ya Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi ile Stiftung Mercator’un “Kıdemli Araştırmacı” unvanı – iklim değişikliği üzerinde yaratıcı araştırmacılık ve yayınları sürdürmesi için verildi; Kültür-Fen Lisesi 20. yılında “Bizi Onurlandıranlar” Ödülü “Küresel İklim Değişikliği konusunda kamu bilincinin yükseltilmesindeki çabaları” dolayısıyla Ömer Madra’ya, Donizetti Klasik Müzik Ödülü “Alla Turca” programı yapımcıları Ali Pınar ve Ersin Antep’e verildi. 2010: Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından verilen 'Birlikte Yaşamak' Ödülü. 2009: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, çevre ve küresel ısınma konularında yapmış olduğu çalışmalardan dolayı Küresel Isınma Kurultayı Duyarlılık Ödülü. 2009: Gülhan Kadim Sertdemir’in Kuranderde Kalanlar Programı ile IX. Lions Tiyatro Ödülleri 2008-2009 Sezonu Özel Ödülü, İstanbul Tabip Odasının ‘Basında Sağlık Ödülü’ne layık görüldü. 2008: Küresel ısınmaya karşı yürütülen kampanya nedeniyle 77. İzmir Enternasyonal Fuarı 2008’den verilen ödül.  2007: İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 100. Yıl “En”leri içinde “En Çok Dinlenen (Yabancı) Radyo ödülü. Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesi 2007 Vefik Kitapçıgil Kamu Hizmet Ödülü. 2007: Nezih Demirkent Özel Ödülü (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti "Çevre ve Küresel Isınma"), 2007: İstanbul Tabip Odası Radyo Programları dalında ödül (Toplum sağlığımızı sonsuza değin etkileyecek olan küresel ısınma felaketine yönelik ısrarlı ve kaliteli programları nedeniyle). 2006: Çevresel Sürdürülebilirlik (Turist Rehberleri Birliği TUREB "Küresel ısınma ve çevre"). 2005: Yılın Bölgesel Radyosu, (Radyo Televizyon Gazeteciler Derneği); 2005: Yerel Radyo dalında Trodsa Medya Özel Ödülü (Trafik ve Yol Güvenliği İçin Toplu Bilinçlendirme...); 2005: ARSC (Association for Recorded Sound Collections/Ses Kayıt Koleksiyonları Birliği) Dünya Müziği Kayıtları konusundaki en iyi araştırma ödülü Cemal Ünlü’nün Açık Radyo'da hazırladığı programlardan yola çıkarak yazdığı Git Zaman Gel Zaman adlı kitaba (Pan Yayıncılık) verildi. 2004'ün En "Hasları" Özel Ödülü (Kadir Has Üniversitesi). 2003: Yılın En İyi Radyo Programı (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti). 2002: Yılın En İyi Radyosu (Çağdaş Gazeteciler Derneği). 2001: Yılın En Başarılı Radyosu (İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi); 2000: Yılın En Beğenilen Radyo Kanalı (Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi); Türkçe’yi En iyi Kullanan Radyo ve Programcılar dalında 2 ödül (2001/2000)...   

 

 

İnternet’te Açık Radyo:

 

Açık Radyo Sitesi: Açık Radyo, yeryüzünde internetin yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı bir tarihte (bütün dünyada kullanıcı sayısının yalnızca birkaç 10 milyon civarında olduğu) 1997 yılı başında internet üzerinden yayınlanmaya başladı. Açık Radyo’nun internet sitesi (www.acikradyo.com.tr), program ve programcılar, yayın akışı ve radyonun genel yapısı hakkında temel bilgileri içeriyor. 11 Mayıs 2000 tarihinden bu yana Açık Radyo’nun internet üzerinden canlı yayınını dinleme olanağı da mevcut.

 

Açık Site: Açık Radyo web sitesinin yanı sıra, 2001 yılı Kasım ayından itibaren (dünyada internet kullanıcı sayısı da henüz 700 milyon bile değilken) ikinci bir web mekânı da devreye girdi: Açık Site (www.aciksite.com). Açık Site manifestosunda da görülebileceği gibi, “dünyanın karanlık yüzüne tutulan küçücük bir el feneri” olmayı amaçlıyordu. Burada, “söz uçar, yazı kalır!” özdeyişine bağlı kalarak, mümkün olduğu kadar çok sayıda programın deşifre edilmiş metinlerinin yanı sıra, dünyanın akıl ve vicdan sahibi düşünür ve yazar ve çizerlerinin genel gidişata ilişkin orijinal ve çeviri metinlerine; çizim ve görüntülerine ve bağlantılara da yer veriliyordu.

 

Açık Site, yayın hayatının 3 yılını geride bıraktığı sırada, kâinat hali, dünya hali, memleket hali üzerine analiz, yorum, dosya, söz, araştırma, anket, fotoğraf ve karikatürden oluşan 16 binden fazla metinle, hatırı sayılır derinlikte bir “sivil kütüphane” halini aldı. 500’ün üzerinde  “dinleyici/okur”un Açık Radyo’yu desteklemek için abone olduğu Açık Site, günde ortalama 1,500 sayfa açılımı ile izleniyordu ve kimi zaman bu sayının 7,700’e ulaştığı da oldu.

 

Açık Radyo + Açık Site: 1 Aralık 2004 tarihinden itibaren, Açık Site’nin paralı aboneliği kaldırıldı ve her iki site, ikisinin özellikleri korunmak ve geliştirilmek suretiyle birleştirilip (www.acikradyo.com.tr ) yayına açıldı. Açık Radyo’ya, programlarına, programcılarına ve dinleyicilerine ilişkin ayrıntılı bilgilerin yanı sıra, Radyo’nun sözel ve müzik programlarıyla, dost ve konuklarıyla kâinata vermeyi amaçladığı “sada”nın, genel bakış ve duruşun, oluşturmak istediği tartışma platformunun izdüşümlerini burada – ve bir arada – bulmak mümkün. Açık Radyo web mekânında 30 bin civarında yazı, röportaj, analiz, fotoğraf, karikatür, çizim vb. yer alıyor. Sitenin aylık ortalama kullanıcı sayısı 50 bin ve sayfa açılımı da 300 bini buluyor.

 

Açık Alan:

                                                          

2005 yılı sonbaharında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden bir grup öğrenci bitirme projesi olarak Açık Radyo üzerine çalışmaya başladı. Bu doğrultuda gençlerin kendilerini alternatif medya içinde ifade etmelerini sağlayacak bir radyo programı yarışması düzenleyerek Açık Radyo içinde genç bir topluluk oluşturma fikri ortaya çıktı. Böylelikle Açık Radyo’da ilk kez üniversite öğrencilerine yönelik bir yarışma düzenlendi. 2005 yılında  “Haftada Bir Saat de Olsa Dünyayı Değiştir!” ve 2006 yılında “Oyuna Davet” başlıklarıyla düzenlenen yarışmalara 18 üniversiteden 47 proje ile 64 genç katıldı. Dereceye giren projeler 6 ay boyunca Açık Radyo’da yayınlandı.

 

Açık Radyo Dinleyicisi

 

Açık Radyo ile ilgili olarak AC Nielsen’in yaptığı 2000 yılı araştırmasında, Açık Radyo’yu her gün dinleyen Çekirdek-sadık dinleyici 45,000 kişi; “en son bir önceki gün” dinleyen 80,000 kişi; “son bir haftada en az bir kez” dinleyen 120,000 kişi; “son üç ayda en az bir kere” dinleyen 200,000 kişi iken, 2001 yılı araştırmasına göre “en son bir önceki gün” Açık Radyo dinleyenlerin oranı yaklaşık 2,5 katına çıktı. (2001’de % 158’lik artış.)

 

Ayrıca, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) 2001 ve 2003 yıllarında, İstanbul Klasik Müzik Festivali, İstanbul Caz Festivali ve İstanbul Film Festivalleri sırasında yapmış olduğu araştırmalardan “en çok dinlenen radyo istasyonu”nun Açık Radyo olduğu sonucu çıktı.

 

Açık Radyo’nun dinleyici profili ve program içeriği ile dinleyici arasındaki bağlantı konusunda Fırat Tufan'ın “Radyo Dinleme Ölçümleri ve Program Planlamasındaki Rolü'” konulu tezi bazı aydınlatıcı bilgilere yer vermektedir.

 

 

Dinleyici Destek Projesi:

 

Bu, bir bakıma Açık Radyo’nun “yaşam biçimi”dir; Açık Radyo’nun bağımsızlığının sürdürülebilir olmasını hedefler.

 

Dinleyici Destek Projesi, 2004 yılı Mart ayında “Açık Radyo Dinleyicisini arıyor!” şiârı ile başladı. Amaç, kurucuların ve  gönüllü programcıların kolektif çabasının, dinleyicinin katılımı ile tamamlanmasıydı. Yani,  birkaç bin dinleyicinin, her yıl tekrarlanan sürekli maddi katkısı –ve fikrî  katılımı– ile sürdürülebilir, kalıcı bir mecra olma hedefine ulaşmaktı. Bu kapsamda dinleyiciler seçtikleri programın istedikleri bir saatine destek verebiliyorlardı. Birden fazla program, ya da aynı programın birden fazla saati de desteklenebiliyordu. Dinleyiciler, isterlerse taksitlendirerek, kredi kartıyla telefondan, internet üzerinden veya banka havalesi ile destek verebiliyorlardı. Seçilen program yayınlandığında destekçisinin adı da programın başında ve sonunda anılıyordu.

 

Dinleyici Destek Projesi, takip eden yıllarda da düzenli olarak sürdürüldü. 2005:İlk senenin özel yayını Açık Radyo’nun –tam da öngörüldüğü gibi– programcısı, dinleyicisi ve çalışanlarıyla ortak bir proje olduğunu kanıtladı. Kendisine hiçbir şey vaat edilmediği halde, aslında para ödemeden de dinleyebileceği bir radyo yayınının sürdürülmesi için destek olmayı düşünen bir dinleyiciye sahip olmanın bir ayrıcalık olduğu açıktı. Her yıl yaptığımız, konuklar ve özel programlarla Dinleyici Destek Projesi’nin duyurulduğu bir haftalık özel yayın gitgide geleneksel bir radyo şenliği kimliği kazandı.

 

“Hep Açık Radyo” düsturu ile girişilen Dinleyici Destek Projesi 2006 Özel Yayını, 11 – 19 Mart 2006 tarihleri arasında 9 günde 99 saat boyunca sürdü. Eski ve yeni yaklaşık 100 programcısı 10 yılda dünyanın, ülkenin, radyonun, Açık Radyo’nun, sözün, müziğin – ve hatta kimi zaman bizzat kendilerinin! – nereden gelip nereye gittiğini bu özel yayın günleri içinde 40 küsur “panel” programda derinlemesine ele aldılar. Sinema, tiyatro, TV, müzik ve stand up alanlarının önde gelen simaları da Açık Radyo’nun “müstesna konukları” olarak özel yayına birer programla katılıp destek oldular.

 

2007 yılı şenliği, "Hep Birlikte Açık Radyo" şiârı ile 24 Şubat-4 Mart tarihleri arasında gerçekleştirildi. 40'a yakın sayıda "müdavim" dinleyici, bu 9 günlük özel yayında Açık Radyo programcılarıyla birlikte yoğun bir yayın yaparak radyoyu kelimenin gerçek anlamında "etkileşimli" (interaktif) kıldı.

 

Öte yandan, aralarında Sezen Aksu, Okan Bayülgen, Haluk Bilginer, Uğur Yücel, Selçuk Erdem, Nejat İşler, Hülya Koçyiğit, Murathan Mungan, Beyazıt Öztürk, Leman Sam, Arto Tunçboyacıyan, Nejat Yavaşoğulları, Cem ve Lale Mansur, Kenan Işık, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Ata Demirer, Semih Kaplanoğlu ve Derviş Zaim gibi, sanat, kültür, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro, mizah ve medya dünyasının tanınmış isimleri de kendi özel programlarını yaparak radyonun sesine seslerini kattılar.

 

“Hep Birlikte Açık Radyo, Daima!” sloganı ile yapılan 2008 özel yayınına ilk kez katılanlar arasında Ayça Şen, Aylin Aslım, Ayşe Kadıoğlu, Ayşe Tütüncü, Ayyuka, Bahadır Akkuzu, Candan Erçetin, Cengiz Özkan, Çağan Irmak, Demir Demirkan, Erkan Oğur, Ezginin Günlüğü, Feryal Öney, Fuat Ergin, Kaan Sezyum, Orhan Osman, Sabahat Akkiraz, Serdar Ateşer ve Şebnem Ferah vardı. Ayrıca, özel yayında, 2008 sonunda yayınlanan Açık Kitap (...Yazı kalır)’ın bazı maddeleri, genelde yazarları tarafından seslendirildi veya program hâline getirildi.

 

2009 özel yayınını “Hep Açık Radyo” şiarı ile yürüttük; önceki yıllardaki katılımlarını sürdüren konuklar arasına bu yıl ilave olarak Engin Günaydın, Halil Ergün, Mazlum Çimen, Goncagül Sunar, Şevval Sam, Güven Kıraç, Yasemin Göksu, Karin Karakaşlı, Okan Murat Öztürk, Sumru Ağıryürüyen, Tibet Ağırtan, Ozan Güven, Ezgi Mola, Şebnem Bozoklu ve İsmail Hakkı Demircioğlu da katılanlar arasındaydı; kendi stillerinde özgün sohbet, müzikli sohbet programları ya da canlı konserler gerçekleştirdiler. Ayrıca, Açık Radyo’nun destekçi-dinleyicilerin sohbetleriyle aktif katılımlarının yanı sıra, bir önceki yılın özel yayınında olduğu gibi, bu yıl da Açık Kitap adlı ansiklopedik yayının farklı maddelerinden esinlenen özel programlara devam edildi.

 

Açık Radyo’nun gelenekselleşen şenliklerine, 2010 yılında “Hep Açık Radyo”  şiarı ile devam edildi. “Müstesna konuklar” arasına Memet Ali Alabora, İzel Rozental, Tan Oral, ‘Buzuki’ Orhan Osman, Zeynep Casalini, Geveze, İlkay Akkaya, Feluka, Sema, Haydar Ergülen, Koray Candemir, Harun Tekin, Burak Güven, Teoman gibi isimler de katılmıştı.

 

15. Yılında Açık Radyo: Açık Radyo 13 Kasım 2010'da 15 yaşını doldurdu. (Bu 15 yıllık yayının seslerinden bir kolaj dinlemek için tıklayın.) Aynı zamanda, 15 yıllık Açık Radyo macerası bir kitaba dönüştü. Açık Kitap- Yazı Kalır. Açık Radyo’nun yazılı ve sesli arşivinin taranması, radyonun programcı ve dostlarının yazdığı makalelerin derlenmesiyle bir araya geldi. Ressam Mehmet Güleryüz kitabın sınırlı sayıdaki özel baskılarını ayrı ayrı ve tek tek resimledi. Açık Kitap: Yazı Kalır

 

2011’deki sekizinci özel yayına, daha önce ağırladığımız isimlere ilaveten  Akın Eldes ve Akıncan Eldes, Aydan Çelik, Aydın Kudu, Bağış Erten, Barış İçin Müzik, Bilal Karaman, Cafe Aman İstanbul, Can Çankaya, Cenk Erdoğan, Derviş Zaim, Fatih Al, Gevende, Gökhan Tümkaya, Hakan Kurşun ve Ömer Behran Kurşun, Harun Tekin, Hüsnü Arkan, İlker Aksum, Jale Sancak, Jehan Barbur, Kardeş Türküler, Leyla İpekçi, Marsis, Mehmet Aslantuğ, Merve Kibar, Mircan Kaya, Rahman Altın, Rüya Köksal, Şebnem İşigüzel, Yasemin Göksu, Yeni Türkü, Zeynep Atikkan 2011 Radyo Şenliği'nin "müstesna konuklarından" bazıları oldular.

 

Dokuzuncu özel yayın 2012 Mart son haftasında başlayıp ile 1 Nisan günü sona ererken tam bir bahar bayramı şeklinde gerçekleşti. Kültür-sanat-edebiyat-müzik-medya-akademya dünyasından Açık Radyo’nun özel yayınına katkıda bulunmak üzere aramıza katılanlar arasında: Mazlum Çimen, Sâki Çimen, Alper Görmüş, Jale Karabekir, Ümit Ünal, Mehmet Betil, Ali Betil, Burhan Şeşen, Filiz Ali, Ayşe Kadıoğlu, Büyük Ev Ablukada, Osman Kavala, Hale Soygazi, Ceylân Ertem, Gevende, Gripin ve Utkan’la Deniz de vardı.

 

Bahar Bayramı” özel yayınının temel eksenlerinden birini de “radyoda kuşaklararası muhabbet” oluşturuyordu. Bu bağlamda birçok dinleyicimiz, kurucu ortağımız ve programcımız, ana ve babaları/kızları ve oğulları/kız ve erkek torunları ile mikrofonda boy gösterdiler. Dört kuşak insanın tek bir programda bir araya gelip mikrofon önünde Açık Radyo’ya “değdiği” de ilk olarak işbu 2012 özel yayınında görüldü, duyuldu ve tarih kayıtlarına geçti!

 

Özetle, Açık Radyo dinleyicisi radyosuna sahip çıktı. İlk yılın sonunda 2.250 olan destekçi sayısı, birçoğunun her yıl desteğini yenilemesiyle, bugün 4.500’ü aşmış bulunuyor. Ve bu destek, hâlihazırda Açık Radyo’nun yaklaşık 5,5 aylık giderlerini karşılıyor. 9 yılı geride bırakan proje, bu anlamda sürdürülebilir bağımsızlık modelinin, yani “Hep Açık Radyo”nun mümkün olduğunun da güçlü bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

 

Ana akım medya dışındaki bağımsız duruşu ile alternatif bir mecra sayılabilecek Açık Radyo, gerek kuruluş, yapı ve işleyişi, gerek sözel ve müzik programları ve gerekse internet üzerindeki yayınlarıyla:

 

-  dünyanın gidişatı konusunda bir bilgi ve duygu paylaşımında bulunma;

-  tartışma, etkileşme ve geleceğe ilişkin örgütlenmeye yönelik bir “forum” olma;

-  kısacası, başka bir dünyanın mümkün (hatta zorunlu) olduğunu gösterme yolundaki çabasını on yedinci yayın yılında da azimle sürdürüyor.

 

(Ekim 2012)

 

 

 

 

 


Başa Dön