Apaçık Radyo'nun 04 – 12 Nisan tarihleri arasında gerçekleştireceği 23. Radyo Şenliği 9 gün – 99 saat devam edecek.
Dile kolay, tam 30 yılı geride bıraktık. Üç on yıl boyunca her sabah radyolarımızı aynı heyecanla açtık; hayatı, müziği ve müştereklerimizi paylaştık. Aynı ses etrafında buluştuk, aynı muhabbeti çoğalttık. Bu uzun yolculukta karasal yayın lisansımızın iptal edilmesiyle zorlu bir süreçten geçtik. Ancak sizlerin sarsılmaz desteği sayesinde yayın yolculuğumuza Apaçık Radyo adıyla aynı bağımsız ruhla devam ediyoruz.
Bugün dünya ne yazık ki savaşların ve iklim krizinin ağır gölgesinde, her zamankinden daha karmaşık bir dönemden geçiyor. Böyle zamanlarda birbirimizin sesini duymaya, gerçeği savunmaya ve iyiliğe dair bir nefes almaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Tam da bu yüzden, buluşmanın, birbirimize ses vermenin ve dayanışmanın değeri daha da büyüyor.
30 yıllık bu topluluk radyosunu hep birlikte ayakta tutmak, puslu havalarda birbirimize yol arkadaşlığı etmek ve bu müşterek muhabbeti canlı tutmak için sizleri de geleneksel buluşmamıza davet ediyoruz.
Radyo dinleyicilerinin ve hepsi gönüllü programcılarının yanı sıra ülkenin önde gelen sanat, kültür ve edebiyat insanlarının seslerini de bol bol duyacağımız 23. Radyo Şenliği, web sitesinden ve Apaçık Radyo’nun mobil uygulamalarından takip edilebilir.

Gönüllü arkadaşlarımız aramalarınızı karşılamak üzere tüm şenlik boyunca +90 212 343 41 41 numaralı telefonun başında olacaklar. Ayrıca bu adresten de bize destek olabilirsiniz.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 23. Radyo Şenliği 1. Gün
Açılış yayını 10:30'da başladı!

Gelenekselleştiği üzere uzun süredir Apaçık Radyo dinleyicisi ve destekçisi olan Havva Hazer, 23. Radyo Şenliği yayınının da ilk konuğu oldu.
Bu defa yanımızda değil, çevrimiçi olarak şenliğimize katılan Havva Hazer, yüz yüze geleceğimiz günü iple çektiğini; iyileşmeme sebebimizin hastalıklar değil, dünyanın hali olduğunu söyledi. Hazer, "Çok yorgunum ama umudum var" diyor.
Bekir Ağırdır, 23. Radyo Şenliği Yayını'nda: "... Acaba soruyu mu değiştirsek? Hep sınıf ya da ideoloji üzerinden okumuştuk. Çıkarlar üzerinden okumuştuk. Ben bugünlerde, 'acaba asıl mesele anlam mı' diyorum. Birbirimizin varlığını, hepimiz farklı anlamları olduğunu kabul edip tartışmayı anlamlara mı çeksek? Bu kadar basit bir meseleden konuşmaya başlasak..."
2014-2015 yıllarında Açık Gazete’de okuduğumuz Eduardo Galeano’nun Aynalar kitabının jingle’ı vesilesiyle keşfettiği Ronroco’suyla (And dağlarına özgü, tınısı yüksek küçük bir telli çalgı) Özgür Demir, 23. Radyo Şenliği'nde stüdyomuzdaydı.
17 yıldır sürdürdüğü Farsi dünyanın müziklerini yayına taşıdığı Fizan Ekspresi programı ile tanıdığımız Milat Bülent Kılıç'a Doç. Dr. İnsan Tunalı eşlik ediyor.
İran’da savaş başladığından bu yana hem Fizan Ekspresi'nde, hem de zaman zaman internet sitemize yazdığı değerlendirmelerle İran’da olan biteni aktaran Milat Bülent Kılıç, savaşın yarattığı yıkıma, İran halkının yaşadığı zorluklara ve medyanın sorumluluğu üzerinden dayanışmanın gücüne vurgu yapıyor.
Uzun yıllardır Apaçık Radyo dinleyicisi ve destekçisi Ayşe Sazak, Apaçık Radyo'nun dinleyiciyle kurduğu güçlü bağa, bağımsız medyanın önemine ve dayanışma kültürüne vurgu yapıyor.
Ayşe Sazak bize şöyle yazmıştı: "Gün bitince elim geri geri gidiyor, 'ya sabah bulamazsam' kaygısıyla kulağını büktüğüm radyoma, gün doğar doğmaz dokunduğumda, kâinatın tüm seslerini bana getiren yayınlara yeniden kavuşunca coşuyordum adeta…"
Cansın Sağesen, Itabella: Çizmeden Çıkan Her Türlü Tını programını hazırlıyor ve sunuyor; kızları Sera Alkan (7 yaşında) ve Canan Alkan (9 yaşında) ise doğduklarından beri radyo dinliyorlar ve "Niye sadece telefon numarası veriyorsunuz? destek.acikradyo.com.tr'den destek olabileceklerini de anlatsanıza" diyorlar.
Berna Uzunoğlu, Opus 94 9 programını hazırlayıp sunuyor. Kendisi programa başladığında kızı Melek’e hamileydi ve bugün Melek’in doğum günü.
23. Radyo Şenliği’nde müzisyen dostumuz Erdal Erzincan ile programcımız Ümit Altaş, sazlı sözlü bir programda müzik, “hal dili” ve dayanışma üzerine sohbet ederken, farklı kültürleri buluşturan duyguların ve müziğin birleştirici gücünü vurgulayıp bağımsız yayıncılığın dinleyici desteğiyle sürdüğünü hatırlatıyorlar.

05 Nisan 2026 Pazar - 23. Radyo Şenliği 2. Gün

23. Radyo Şenliği’nde saat 10:30’da başlayan destek yayınında bu kez mikrofon başında Ömer Madra, İlksen Mavituna ve Özdeş Özbay var.

Radyomuzun ilk günlerinden bu yana program yapan ve 1999 Kasım’ından beri Mekânlar ve Çağlar İçinde Ses’i hazırlayan İştar Gözaydın, 23. Radyo Şenliği destek yayınında doğum günü sürprizleri, dinleyici katkıları ve “ışık günü” vurgusu eşliğinde bağımsız radyoculuğun önemini ve dayanışmanın gücünü samimi bir sohbetle dile getiriyor.
İştar Gözaydın, “Bağımsız yayıncılığın sesini kesmeden devam edebilmenin çok büyük bir önemi var, çok büyük bir umut kaynağı” sözleriyle bu mücadelenin anlamını vurguluyor.
20 yıldır Dünyayı Dinliyorum programını hazırlayıp sunan Zekeriya Şen, 23. Radyo Şenliği destek yayınında müzik, radyo kültürü ve bağımsız yayıncılığın dayanışmayla nasıl sürdürüldüğünü samimi ve çok sesli bir sohbetle aktarırken, “İnsan sesinin karşılığı yok; o duygu, o titreşim başka hiçbir yerde yok” sözleriyle bu ruhu güçlü biçimde özetliyor.
23. Radyo Şenliği’nde stüdyomuza konuk olan Ceylan Ertem, müzik, çocukluk anıları ve dayanışma üzerine konuşurken dinleyici desteğinin önemini “Birbirimizin sesini duymaya, birbirimize ses olmaya her zaman ihtiyacımız var” sözleriyle vurguluyor.
23. Radyo Şenliği'ne katılan dinleyicilerimiz ve destekçilerimiz Rıza Aydın ve Müjgan Ünlü, Açık Radyo’nun hayatlarındaki yerini, dayanışmayla var olma gücünü ve dinleyici desteğinin önemini samimi bir sohbetle anlatıyorlar.
Uzun yıllardır Apaçık Radyo'nun dinleyicisi ve destekçisi olan Zafer Bozdağ, 23. Radyo Şenliği'nde Açık Radyo’nun hayatındaki yerini, radyo ile kurulan bağı ve dayanışmanın önemi üzerine konuşurken; “Radyo sadece dinlenen bir şey değil; insanın hayatına eşlik eden, onunla birlikte büyüyen bir yol arkadaşı” sözleriyle de bu bağı güçlü biçimde özetliyor.
Apaçık Radyo’da Alçak Basınç ve Dünyanın Cazı programlarını hazırlayıp sunan Harun İzer, 23. Radyo Şenliği'nde radyo kültürü ve dayanışma üzerine samimi bir sohbete imza atarken; “Radyo, yalnızca bir yayın değil, insanları bir araya getiren ve dayanışmayla var olan canlı bir bağdır” sözleriyle de dinleyici desteğinin önemini vurguluyor.
23. Radyo Şenliği destek yayınında Ferit Dalbudak, tango, radyo tutkusu ve dinleyici desteği üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirirken; Apaçık Radyo’nun dinleyiciyle kurduğu güçlü bağ ve bağımsız yayıncılığın dayanışmayla sürdüğünü vurguluyor: “Benim için Apaçık Radyo’nun dışında hayat duruyor; çünkü bu yayın dinleyicinin desteğiyle ayakta kalıyor.”
2023’ten bu yana destekçimiz olan, aslında çok eski ve sıkı bir dinleyicimiz olan yazar Türkan Noğay; Radyo Şenliği özel yayınında, yazının dönüştürücü gücünü, masalların adalet ve umutla kurduğu bağı ve Apaçık Radyo’nun güven veren dayanışma atmosferini anlatıyor: “Masal, hayatın haksızlıklarına karşı insanın kendi adaletini kurduğu son sığınaktır.”
23. Radyo Şenliği özel yayınında yönetmen, senarist ve yapımcı Pelin Esmer, Apaçık Radyo’nun sinema üzerindeki ilhamını, hikâye anlatımına etkisini ve dayanışmanın üretime kattığı gücü samimi bir sohbetle anlatıyor.
Oyun, 11’e 10 Kala, Gözetleme Kulesi, İşe Yarar Bir Şey, Kraliçe Lear ve O da Bir Şey mi gibi ödüllü filmleriyle tanınan Pelin Esmer, “İçtenlikle kurulan her ses, bir yerden mutlaka hayata sızar” ve “Anlatmak, insanın delirmemek için tutunduğu son hayati bağdır” sözleriyle bu yaratım sürecini güçlü biçimde özetliyor.
“En sade haliyle söylenen bir şarkı, dayanışmayla ayakta duran bir radyonun kalbine dönüşür.”

23. Radyo Şenliği destek yayınında müzisyen dostlarımız Ahmet Ali Arslan ve Ozan Saruhan, canlı performanslarıyla müzik, sadelik ve dostluk üzerinden bağımsız radyoculuğun dinleyici desteğiyle var olan ruhunu güçlü biçimde hissettiriyorlar.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 23. Radyo Şenliği 3. Gün

23. Radyo Şenliği, 09:00’da Açık Gazeteve köşeleri Ekonomik Politik ve Haftanın Karikatürleri ile başlarken; Sevgili Günlük’te ise Didem Gençtürk ve Nazlı Zaman’a bu kez Eraslan Sağlam da eşlik etti.
Okul Zili’nde Eraslan Sağlam, konuğu Deniz Türkali ile Güzel Sanatlar Lisesi müfredatını konuşurken; Türkali, eğitim sistemine eleştirel yaklaşımını ve sanatla şekillenen çok yönlü hayatını aktararak, öğrenmenin okuldan çok merak, sorgulama ve deneyimle geliştiğini “Eğitim, bilgi vermek değil; merakı kışkırtmaktır” ve “İnsanı geliştiren şey okul değil; merak, sorgulama ve hayata karışma cesaretidir” sözleriyle vurguluyor.

23. Radyo Şenliği'nde Yasin Çağatay Seçkin, Ömer Madra ile iklim krizi, biyoçeşitlilik ve bilim iletişimi üzerine konuşurken; bilimin geri plana itildiği bir dünyada farkındalık ve dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu vurguluyor: “İklim krizi konuşulmadıkça değil, hissedilmedikçe çözülemez; bilim sustuğunda ise krizin sesi daha da yükselir.”
Babilden Sonra programını hazırlayıp sunan Ercüment Gürçay, 23. Radyo Şenliği destek yayınında müzik, radyo deneyimi ve kolektif üretim üzerinden Apaçık Radyo’nun dinleyiciyle kurduğu dayanışma temelli bağı ve bir öğrenme alanı oluşunu anlatıyor: “Radyo sadece bir ses değil, birlikte öğrenmenin, paylaşmanın ve dayanışmayla var olmanın canlı hâlidir.”
23. Radyo Şenliği destek yayınında, Apaçık Radyo dinleyicileri ve destekçileri Gevende grubundan Gökçe Gürçay ile Ahmet Kenan Bilgiç, müzik ve samimi sohbetler eşliğinde bağımsız radyoculuğun dinleyici desteğiyle nasıl ayakta kaldığını anlatırken, “Bu radyo sadece sesle değil; dayanışmayla ayakta duruyor” ve “Bir frekanstan fazlası: dayanışmanın ses bulmuş hâli” sözleriyle bu ruhu güçlü biçimde özetliyorlar.
Eksik Mecaz programından Murat Gülsoy ve Zeynep Uysal, 23. Radyo Şenliği destek yayınında edebiyat, düşünce ve radyo üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirirken; bağımsız üretimin ve dinleyiciyle kurulan bağın önemini vurguluyorlar: “Bağımsız bir ses, ancak ona kulak verenlerle birlikte var olur; bir radyo ise ona inananların dayanışmasıyla gerçekten var olur.”

23. Radyo Şenliği destek yayınında Hakikatin Hikâyesi programcısı Doğan Çetinkaya, alternatif yayıncılık kültürüne ve toplumsal hareketlerle kurduğu bağa vurgu yaparken; bağımsız seslerin ancak ona sahip çıkanların ortak sesi ve dayanışmasıyla var olabileceğini dile getiriyor.

23. Radyo Şenliği özel yayınında, Apaçık Radyo dinleyicisi ve müzisyen Burcu Yeşilbaş, Kerim Arafa ve Yiğit Büyükeroğlu ile müzik, üretim ve dayanışma üzerine bir araya gelirken; sazlı sözlü bu buluşmada Apaçık Radyo’nun ortak sesi güçlü biçimde hissediliyor: “Birlikte söylenen her şarkı, dayanışmanın en canlı hâlidir; sesler birleştiğinde yalnızca müzik değil, birlikte var olma iradesi yükselir.”
Dünyanın Cazı programcısı Nazlı Toprak, 23. Radyo Şenliği özel yayınında caz müziği, radyo deneyimi ve üretim süreçleri üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirirken; dinleyici desteği ve dayanışmanın önemini “Cazın özgürlüğüyle birleşen her ses, dayanışmayla ayakta duran bir radyoya dönüşür” sözleriyle vurguluyor.

23. Radyo Şenliği kapsamında Apaçık Radyo stüdyosunda Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin? programcıları Burçin Altınsay ve Asu Aksoy’un konuğu arkeolog, akademisyen ve müzisyen Güneş Duru olurken; bağımsız radyoculuğun dinleyici desteğiyle sürdürülebilirliği, dayanışma ve kültürel mirası üzerine bir sohbet gerçekleştiriliyor.
07 Nisan 2026 Salı - 23. Radyo Şenliği 4. Gün
Apaçık Radyo'nun 23. Radyo Şenliği, 4. gününde de tüm hızıyla devam ediyor!

Gönüllü arkadaşlarımız aramalarınızı karşılamak üzere tüm şenlik boyunca +90 212 343 41 41 numaralı telefonun başındalar. Ayrıca bu adresten de bize destek olabilirsiniz.

23. Radyo Şenliği, 09:00’da Açık Gazete ve köşeleri Ufuk Turu ve Açık Bilinç ile başlarken; Sevgili Günlük’te ise 23. Radyo Şenliği'nin 4. gününde bizleri nelerin beklediğini dinledik.

23. Radyo Şenliği’nin 4. gününde konuğumuz gazeteci Murat Sabuncu, Açık Radyo’nun lisans iptali sonrası dijitalde süren mücadelesi, basın özgürlüğü, hukuksuzluk ve dayanışma üzerine konuşurken; ortak sesin ve vazgeçmeme iradesinin önemini vurguluyor: “Kimse Açık Radyo’nun sesini kısamadı; çünkü o ses, dayanışmayla büyüyen bir hakikatin kendisi.”
Apaçık Radyo dinleyicisi, destekçisi ve oyuncu Defne Kayalar, 23. Radyo Şenliği özel yayınında sanat, üretim ve dayanışma üzerine konuşurken; Apaçık Radyo’nun ilham veren ve dönüştürücü etkisini vurguluyor: “Apaçık Radyo, sadece dinlenen değil; insanı fark etmediği yerlerden dönüştüren bir karşılaşma alanı.”

23. Radyo Şenliği destek yayını kapsamında Altın Saatler ekibi; Mehmet Nuray Aydınoğlu, Aziz Şasa, Elvan Cantekin, Gürhan Ertür, Muzaffer Tunçağ, Nazan Cömert ve Tuğçe Tezer’i ağırlıyor; afetler, medya manipülasyonu ve doğru bilgiye erişim üzerinden bağımsız radyoculuğun hayati önemini vurguluyoruz: “Doğru bilgiye ulaşmak bir tercih değil; hayatla kurduğumuz en hayati bağdır çünkü gerçek susturulduğunda felaket büyür; onu konuşmak ise hayat kurtarır.”

Fransız Öpücüğü programcısı Devrim Özkan, 23. Radyo Şenliği özel yayınında müzik, radyo üretimi ve dayanışma üzerinden Apaçık Radyo’nun bir öğrenme ve paylaşım alanı olarak taşıdığı değeri vurgulayarak, “Radyo, yalnızca ses değil; dünyayı birlikte öğrenmenin ve değiştirme cesaretinin adıdır” diyor.
Dilden Dile Titreşimler programcısı Emre Dağtaşoğlu, 23. Radyo Şenliği özel yayınında müzik, gelenek ve akademi üzerinden Açık Radyo’nun bir öğrenme, paylaşım ve kültürel hafıza alanı olarak taşıdığı değeri vurgularken; “Bir radyo, sadece ses değil; bir toplumun hafızası ve birlikte düşünme cesaretidir” diyor.
23. Radyo Şenliği özel yayınında Dünya Mirası Adalar programcıları Derya Tolgay ve Nevin Sungur, doğa, kültür ve birlikte yaşam üzerine konuşurken; Apaçık Radyo’nun dayanışma, güven ve kolektif üretimle ayakta duran yapısını vurguluyor: “Bu radyo, sadece bir yayın değil; birlikte yaşamanın ve dünyayı koruma iradesinin sesidir.”
23. Radyo Şenliği özel yayınında Önce Sağlık programcısı Selim Badur, Doç. Dr. Osman Elbek ile Dünya Sağlık Günü kapsamında sağlık politikaları, koruyucu hekimlik ve bilim temelli yaklaşımın önemini ele alırken; sağlığın bir hizmetten öte, korunmadığında bedeli hayatla ödenen temel bir hak olduğunu ve bilimin rehberliğinde dayanışmayla savunulması gerektiğini vurguluyor: “Sağlık, ancak bilimle ve dayanışmayla korunabilir; aksi hâlde kırılganlaşan yalnızca beden değil, hayatın kendisidir.”

