23 ilde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 21 Mayıs 2026
 

Gezegenin Geleceği: 21 Mayıs 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Gezegenin Geleceği'nde haftanın çevre, iklim ve doğa haberlerini sizin için derledik. Bu hafta Antalyalı gençlerin kömürden adil çıkış çağrısından 23 ilde orman statüsünün kaldırılması kararına, 2040 enerji senaryolarından Dersim'deki maden ruhsatları tablosuna ve Rize Kalapotamaz Deresi'nden gelen köpük görüntülerine uzanan kapsamlı bir gündem var. Hep birlikte başlayalım.

İlk durağımız Antalya. Değişim Elçileri Antalya ekibi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda "Gençlik Olarak Kömürden Adil Çıkış İstiyoruz" mesajıyla bir araya geldi. Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde karar alıcılara seslenen üniversite öğrencileri, kimsenin mağdur olmadığı bir gelecek talep etti. Gençler, "Geleceğin yetişkinleri olarak geleceğe umutla bakamıyoruz. Termik santralların, fosil yakıtların doğamızı, havamızı, toprağımızı kirlettiğini biliyoruz. Bu sebeple kömürden adil geçiş planı istiyoruz" diyerek somut bir takvim ve adil geçiş politikaları çağrısında bulundular. Muğla Akbelen'de yok edilen ormanlara, Afşin'deki sağlık krizine ve Soma'daki güvencesizliğe dikkat çeken ekip, "Geleceğimiz güneşte, rüzgarda ve cesur politikalarda" diyerek imza kampanyasını komurdencikis.ekoalan.org adresinde duyurdu.

Sırada bir karar haberi var. Cumhurbaşkanlığı kararıyla 23 ilde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak illerini kapsayan karar, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Karara göre orman sınırı dışına çıkarılan alanların en az iki katı kadar başka taşınmaz, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğü'ne yeni orman tesis etmek üzere tahsis edilecek.

Üçüncü haberimiz küresel bir rapor. Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026, jeopolitik gerilim, iklim hedefleri ve ekonomik gerçekler arasında sıkışan enerji sisteminin 2040'a kadar izleyebileceği üç senaryoyu inceliyor. Rapora göre küresel elektrik talebi 2040'a kadar yüzde 40 ile 70 arasında artabilir; bu artışın en büyük kaynağı yapay zekâ veya veri merkezleri değil, gelişmekte olan ülkelerdeki soğutma ihtiyacı ve sanayi büyümesi olacak. En iyimser düşük karbon senaryosunda bile fosil yakıtların payı 2040'ta yüzde 52'ye geriliyor, mevcut dinamiklerin sürdüğü senaryoda yüzde 72'de kalıyor. Rapor, 2100'e kadar ısınmanın 2,1 ile 2,9 derece arasında gerçekleşebileceğini öngörüyor ve şirketlerin yalnızca karbon azaltımına değil, dayanıklılık stratejilerine de ciddi sermaye ayırması gerektiğini vurguluyor. Lityum, bakır ve kobalt gibi kritik minerallerin coğrafi yoğunluğu, tedarik zincirini ulusal güvenlik meselesi haline getiriyor; 2030'dan sonra batarya talebinin hızlanmasıyla arz açıkları öngörülüyor. Türkiye'de elektrik tüketimi 2025'te yüzde 2,1 arttı; Çin'in ise 2040'a kadar küresel güneş ve rüzgâr enerjisi üretiminin yüzde 30'undan fazlasını tek başına gerçekleştirmesi bekleniyor.

Bir sonraki haberimizde Dersim'e iniyoruz. TMMOB Dersim İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Uğur Beycan, son on yılda madencilik faaliyetlerinin yoğunlaştığını belirtti. Ocak ayında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 59 ilde 182 sahada toplam 54 bin 746 hektarı ihaleye çıkardı; Şubat'ta ise 67 ilde 485 ruhsat satışa sunuldu, bunların 288'i bin hektarın üzerinde mega saha. 2025'te 2.207 ÇED başvurusu yapıldı, 625'inde "ÇED gerekli değil" kararı verildi. Dersim'de şu anda 150'nin üzerinde maden faaliyeti yürütülüyor; Ovacık'ın yüzde 26'sı, Munzur Dağları'nın yüzde 22'si, meraların yüzde 56'sı ve tabiat parklarının yüzde 42'si maden ruhsatına açılmak isteniyor. Beycan, alüminyum, bakır, altın ve kadmiyum gibi ağır metal madenlerinin yabancı sermayeyle yürütüldüğünü, 2006'dan bu yana Maden Kanunu'nda yaklaşık 19 değişiklikle milli parklar, tabiat parkları ve meralar üzerindeki engellerin kaldırıldığını belirtti. Beycan, Erzincan İliç maden faciasını da denetimsizliğin sonucu olarak hatırlattı; "Şirketlerin kâr hırsının önünü açan devlet pratiği var" diyen Beycan, mühendislik disiplinlerinin dikkate alınmadığını belirtti.

Programımızın son haberi Rize'den. İkizdere'den İyidere'ye uzanan meşhur Kalapotamaz Deresi'nde ortaya çıkan köpük görüntüleri bölge halkının tepkisini topladı. Bir zamanlar berrak akan dereden son günlerde yoğun bir köpük tabakasının aktığı görüldü; "Dereler artık çamaşır suyu akar gibi akıyor" yorumları yapıldı. Yıllardır Karadeniz'de HES projeleri, taş ocakları ve maden arama faaliyetleri nedeniyle derelerin can çekiştiğini söyleyen yurttaşlar, bu tablonun yetkililerce acilen incelenmesini ve kirliliğin nedeninin açıklanmasını istiyor. Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, köpüğün barajlardaki asitli suyun dereye bırakılmasıyla oluştuğunu söyledi. Gönül'e göre yoğun yağmurla dolan HES depolarının kapakları açılınca, yıllardır temizlenmeyen havuzlarda biriken asitli sular dereye boşaltılıyor; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü uzmanlarının harekete geçmesi gerektiğini de ekledi. HES ve madenlerle zaten tahrip edilen vadiler, böylece ikinci kez tahrip ediliyor.

Değerli dinleyenler, Antalya'daki gençlerden Dersim'in dağlarına, 23 ilin orman kararından Rize'nin köpüren deresine, baskı da mücadele de aynı anda büyüyor. İklim krizine neden olanlara karşı, doğa için birlikte harekete geçmek üzere, esen kalın.