"Anneanne, Babaanne ve Dedelerimizi Koru. Aşırı Sıcaklarla Mücadele Et"

-
Aa
+
a
a
a
Fotoğraf: Change.org
Gezegenin Geleceği: 16 Haziran 2026
 

Gezegenin Geleceği: 16 Haziran 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından başlatılan çevre ve iklim kampanyalarındaki önemli gelişmeleri sizlerle paylaşıyoruz.

“Anneanne, Babaanne ve Dedelerimizi Koru. Aşırı Sıcaklarla Mücadele Et” başlığıyla change.org/direnanneanne adresinde Seçkin Selvi tarafından başlatılan kampanya 8 binden fazla imza topladı. Kampanyada, iklim krizinin etkileri karşısında yaşlı bireylerin yaşam hakkının korunmasına yönelik kapsamlı önlemler alınması talep ediliyor. Kampanyacı Seçkin Selvi, “Ben 84 yaşında bir anneanneyim ve iklim krizini sonuna kadar hissediyorum. Bu havalar, bu sıcaklar normal değil, biliyorum, etkileniyorum, endişe ediyorum. Torunlarımla yaşayacağım daha yıllarım var, iklim krizinin ömrümden çalmasını istemiyorum. Bu yüzden iklim krizinin yıkıcı etkilerine karşı yaşlıların yaşam hakkının korunması için eylem planları, strateji belgeleri ve yönetmeliklerin hazırlanmasını istiyorum! Yaşlılar için farkındalık çalışmaları başlatılmasını talep ediyorum” ifadeleriyle yaşadığı kaygıyı dile getiriyor. Kampanya metninde, yaşlı bireylerin sıcak hava dalgalarına karşı daha kırılgan olduğuna dikkat çekiliyor. Afet öncesi, sırası ve sonrasını kapsayan eylem planları, strateji belgeleri ve yönetmeliklerin hazırlanması gerektiği belirtilirken, yaşlılara yönelik farkındalık çalışmalarının hayata geçirilmesi talep ediliyor. Kampanya change.org/direnanneanne adresinde.

“Aliağa Termik Santrali’nin Faaliyetine Son Verilmeli” başlığıyla change.org/AliagaSantrali adresinde Derya Okur tarafından başlatılan kampanya 7 binden fazla imza topladı. Kampanyanın odağında, İzmir’in Aliağa ilçesinde faaliyet gösteren ithal kömüre dayalı termik santral yer alıyor. Kampanyada, santrale verilen ÇED olumlu kararlarının daha önce çeşitli mahkemeler tarafından iptal edilmesine rağmen, 6 Mart tarihinde proje için yeniden ÇED olumlu kararı verildiği belirtiliyor. Bunun üzerine Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), İzmir Barosu ve 60 yurttaş tarafından kararın iptali istemiyle dava açıldığı ifade ediliyor. Dava süreci kapsamında EGEÇEP’in, İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri Binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiği aktarılıyor. Basın açıklamasında konuşan EGEÇEP Eş Sözcüsü Av. Arif Ali Cangı, “Bakım nedeniyle 15 Nisan’a kadar faaliyetine ara veren termik santralin temelli kapatılmasını sağlayacak bir karar bekliyoruz” dedi. Kampanyada, çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle santralin kalıcı olarak kapatılması talep ediliyor. “Temiz hava ve sağlıklı bir çevre herkesin hakkıdır” çağrısıyla kampanyaya destek isteniyor. Kampanya change.org/AliagaSantrali adresinde

“Özelleştirme İdaresine Devredilmesine Son Verin” başlığıyla change.org/eskişehirhastanesi adresinde Eskişehir Çevre Derneği tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Eskişehir Devlet Hastanesi arazisinin uzun yıllardır kentin sağlık hizmetlerinde önemli bir işlev üstlendiği, ancak arazinin Özelleştirme İdaresi’ne devredildiği belirtiliyor. Arazinin özel ellere geçmesinin, Eskişehir’de yaşayan birçok kişinin sağlık hizmetlerine erişimini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Ayrıca eski Devlet Hastanesi binasının depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkıldığı ve yerine modern bir devlet hastanesi yapılacağının söylendiği hatırlatılıyor. Bu süreçte arazi sahiplerinin, söz konusu araziyi bu amaç doğrultusunda devlete bağışladıkları aktarılıyor. Eskişehir Çevre Derneği, arazinin özelleştirilmesine karşı çıktıklarını belirterek satış işlemlerinin durdurulmasını ve bölgede modern bir devlet hastanesi yapılması için gerekli planlamanın hayata geçirilmesini talep ediyor. “Arazi halkındır ve halkın malı olarak kalmalıdır, satılamaz” ifadeleriyle kampanyaya destek çağrısında bulunuluyor. Kampanya change.org/eskişehirhastanesi adresinde.

“Taş Ocaklarının Kapatılması ve Asbestli Molozların Bertarafını İstiyoruz” başlığıyla change.org/doğanşehir adresinde Vahap Karakılıç tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Doğanşehir’de meşe ormanları ve kayısı bahçelerinin hemen yanında faaliyet gösteren iki taş ocağının bölgedeki doğal yaşamı ve ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca valilik tarafından 3 Eylül 2025 tarihinde üçüncü bir taş ocağı için “ÇED gerekli değildir” kararı verildiği hatırlatılıyor. Kampanyada, taş ocaklarında gerçekleştirilen dinamit patlatmalarının su kaynaklarını olumsuz etkilediği, oluşan toz nedeniyle kayısı bahçelerinin zarar gördüğü ve meşe ormanlarının tehdit altında olduğu ifade ediliyor. Depremde hasar gören binalardan çıkan molozların bölgeye döküldüğü, bu durumun asbest riskiyle ilgili endişeleri artırdığı da aktarılıyor. Mevcut taş ocaklarının denetlenmesi ve faaliyetlerinin durdurulması, üçüncü taş ocağına ilişkin kararın iptal edilmesi, deprem molozlarının incelenmesi, sağlık taramalarının yapılması ve ekonomik kayıplara yönelik tazminat planlarının hazırlanması talep ediliyor. Ayrıca, yöre halkının karar alma süreçlerine katılımını sağlayacak şeffaf mekanizmaların oluşturulması çağrısında bulunuluyor. Kampanya change.org/doğanşehir adresinde.

“Samandağ Mağaracık ve Hıdırbey’de Arazilerin Kamulaştırılması Kararına Dur De” başlığıyla change.org/toprağımadokunma adresinde Hatice Nazife Ildıran tarafından başlatılan kampanya 18 binden fazla imza topladı. Kampanyada, 16 Nisan 2025 tarihinde Samandağ’ın Mağaracık ve Hıdırbey mahallelerinde, dava süreci devam eden arazilere yönelik “acele kamulaştırma” kararı kapsamında jandarma eşliğinde yıkım ekiplerinin giriş yaptığı belirtiliyor. Bu durumun bölgede yaşayan yurttaşlar arasında endişe yarattığı ifade ediliyor. Kampanya metninde, “Bu araziler, onlarca yıldır yerel halkın yaşam kaynağı olmuştur ve her bir parçası, atalarımızın emeği ve kültür mirasıyla doludur. Bu toprakların kamulaştırılması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve tarihsel bir kayıptır. Hiçbir açıklama bu kaybı hafifletecek veya kabul ettirecek nitelikte değildir. Biz, Hatay halkı olarak,’ yukarıdan baskı’ nedeniyle kabul edilemeyecek bir uygulamanın sona erdirilmesini talep ediyoruz” ifadelerine yer veriliyor. Kampanyacı ise, “Bizi biz yapan bu değerli toprakları korumak için, mağdur edilen tüm köylülerimiz ve doğamız adına bizimle bu kampanyada yer almanızı, acele kamulaştırma kararına karşı durmanızı talep ediyoruz. Kampanyayı imzalayarak, bu haksız karara karşı duran sesimizi daha da güçlendirebilirsiniz” ifadeleriyle kampanyaya destek çağrısında bulunuyor. Kampanya change.org/toprağımadokunma adresinde.

“Yeniceköy’de Maden Aramasına Hayır” başlığıyla change.org/yeniceköy adresinde Ünal Adem Kaya tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Sivas’ın Yeniceköy köyünde planlanan maden arama faaliyetlerine ilişkin endişeler dile getiriliyor. Yeniceköy halkının geçim kaynaklarının, su kaynaklarının ve tarım arazilerinin maden arama çalışmaları nedeniyle zarar görebileceği belirtiliyor. Kampanya metninde, Yeniceköy’ün doğal yapısı ve biyolojik çeşitliliğiyle gelecek nesiller için önemli bir yaşam alanı olduğuna dikkat çekiliyor. Kampanyacı Ünal Adem Kaya, “Yeniceköy flora ve faunasıyla, berrak havasıyla bizler için sadece bir yaşam alanı değil; aynı zamanda gelecek nesillerin hakkı olan bir mirastır. Bu girişimi durdurmak bizim elimizde. Geleceğimizi koruma, doğal zenginliklerimizi savunma ve gelecek nesillere bırakabileceğimiz sağlıklı bir çevre oluşturma sorumluluğumuz var. Sadece köyümüz için değil, bölgedeki tüm canlılar için hareket etmeliyiz” sözleriyle kampanyaya destek çağrısında bulunuyor. Kampanya change.org/yeniceköy adresinde.