Ayten Koyu yeni bir rant projesiyle karşı karşıya!

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 01 Nisan 2026
 

Gezegenin Geleceği: 01 Nisan 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Bugün programımız yurttan bunaltıcı haberler şeklinde, hazır olun. Birgün’den Gökay Başcan’ın haberine göre Mardin Mazıdağı’ndaki bir tesis devasa bir kimyasal atık üssüne çevriliyor. Samsun’daki fosforik asit tesisinin atıklarını Karadeniz’e dökmek için çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci başlatan şirket, şimdi de Mardin Mazıdağı’ndaki entegre tesisi için harekete geçti. Cumhurbaşkanlığı kararıyla "Özel Endüstri Bölgesi" (ÖEB) ilan edilen alanda kurulan tesisin, bölgenin kısıtlı yeraltı sularını kullanıp halk arasında "kezzap" ve "tuz ruhu" olarak bilinen kuvvetli asitlerle devasa kapasitelerde yeni üretimler yapacağı ortaya çıktı. İklim krizinin etkilerinin en yoğun hissedildiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki tesiste, sadece yeni kurulacak Kobalt Tuzları Üretim Tesisi’nde saatte 20 metreküp proses suyu ve 86 metreküp soğutma suyu kullanılacak. Oksijen Üretim Tesisi’nin soğutulması için ise saatte tam 250 metreküp su harcanacak.

Ülkenin en önemli turizm merkezlerinden MuğlaFethiye'de, yerel halkın "incimiz" olarak adlandırdığı Ayten Koyu yeni bir rant projesiyle gündeme taşındı. Göcek Mahallesi Ayten Koyu mevkiinde 46 bağlama kapasiteli bir yat ve tekne iskelesi yapılması için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından halkın görüşüne açılması, yaşam savunucularının tepkisine neden oldu. Projenin planlandığı Ayten Koyu, Muğla–Fethiye–Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alıyor. Aynı zamanda Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 2011 yılında 3. derece doğal sit alanı ilan edilerek koruma altında. Koyun şahıslara veya şirketlere tahsis edilmesine tepki gösteren yurttaşlar, projenin iptali için destek çağrısı yaptı. 

Çorum’da yaklaşık 550 bin kişinin içme suyunu sağlayan havzaların bulunduğu bölgenin maden arama faaliyetlerine açılması planlanıyor. Merkeze bağlı Çağşak, Evcikışla, Evciortakışla, Evcikuzkışla, Mislerovacığı ve Hankozlusu köylerini kapsayan alanda yapılması öngörülen çalışmalar hem tarım arazileri hem de kentin su kaynakları açısından endişe yaratıyor. İhalesi yapılan faaliyetlerin hayata geçirilmesi halinde, kentin yıllık 11,7 milyon metreküplük su ihtiyacını karşılayan Yenihayat Barajı ve çevresindeki su kaynaklarının zarar görebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, mevcut mevzuata göre içme suyu havzalarında maden arama faaliyetlerinin yasak olduğuna dikkat çekiyor. Konuya ilişkin açıklama yapan CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, “Akbelen Ormanı’da, Kaz Dağları’nda ve birçok bölgede ormanlarımızı maden şirketlerine açan anlayış, şimdi de Çorum’un su havzalarını tehdit ediyor. Kanun tanımaz bir şekilde doğa tahribatı sürdürülüyor” dedi.

Muğla’nın Milas ilçesinde, Akbelen ve çevresindeki köyleri için verilen acele kamulaştırma kararının ardından bölgede keşif başladı. Şirket, kömür madeni sahalarını genişletebilmesi için Akbelen Ormanı’nın çevresinde yer alan Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına verilmiş ve 96 yurttaş kararı yargıya taşımıştı. Açılan dava kapsamında mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyeti jandarma eşliğinde Çakıralan Köyü’nde gelip inceleme işlemlerine başladı. Keşif öncesi muhtar, dava avukatları ya da parsel sahiplerine haber verilmezken bölge halkı Akbelen girişinde bir araya gelerek yaşananları protesto etti. Köylüler adına konuşan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık, “yürürlüğü durdurma” kararı için çağrısını yineleyerek, bölgede yaklaşık iki senedir nöbetlerinin devam ettiğini hatırlattı ve şunları söyledi: “Anayasa Mahkemesi’ne açtığımız iptal davaları için yürürlüğü durdurma talep ediyoruz. Bu köylerden, bu topraklardan vazgeçmek istemiyoruz. Maden için köylerimizi talan etmekten vazgeçin hem hukuki süreci başlattık hem de fiili direnişimizi 7 yıldır sürdürüyoruz. Bu kadar köylüyü nereye sürgün edeceksiniz?” dedi. İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık da bölgede açıklama yaptı. Esra Işık, gece saatlerinde sosyal medya hesabı üzerinden gece yaptığı açıklamada, “Bugün karşı çıktığımız bilirkişi keşifteki itirazlarımızdan sonra gözaltına alınıyorum” bilgisini paylaştı. Geceyi Milas İlçe Jandarma Karakolu’nda geçiren Işık, sabah saatlerinde Milas Adliyesi’ne sevk edildi ve tutuklandı. İkizköylüler yaptıkları açıklamada, “Esra’mızı tutukladılar. Toprağımızı, köyümüzü savunduğu için, hukuksuz acele kamulaştırmaya boyun eğmediği için. Köyümüz, geleceğimiz için. Başımız dik, alnımız ak! Böyle söyledi Esra tutuklanınca. Başımız dik, alnımız ak. Onurumuz.” ifadelerini kullandı.

Karbon salacak kömür madeni için acele kamulaştırma yaparak yerel halkı karşısına alan ve ağaçların kesilmesine neden olan devlet kurumları ve şirket bir yana TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda, tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Orman Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) karbon yutak ormanları kuracak, bedel almak suretiyle kurduracak veya kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon piyasası rayiç bedeli tahsil edilmek kaydıyla tahsis edecek, yönetecek, işletecek. Bu hükmün uygulanmasıyla ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığının görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenecek.