Günün Sözü
“Küresel ısıtmayı kendi başımıza savuşturamayız. Birlikte, 20 Eylül’de kitlelerin direnişini başlatabiliriz.”
"Her şeyi değiştirmek için herkese ihtiyaç var. Hepimiz için kitle direnişini harekete geçirmenin tam zamanı."
“Soruyorum size, biz değilsek kim? Bugün değilse ne zaman?”
"Daha önceki kuşaklara çok kızıyorum. Geleceğimizi ve şu inanılmaz dünyamızı çaldıkları için. Toprak anamız ölürse, biz de ölürüz.... Evet çok dramatik, ama gerçek de bu."
"Bayağı yoğunum. Dersler harika ve çok sıkı, üstüne üstlük stres de var... Ama, şimdi değilse ne zaman? Gelecek kuşaklara ne diyeceğim? Biliyordum ama başka işlerim vardı, çok meşguldüm mü diyeceğim?"
"Şimdi artık bütün dünyaya sesleniyorum."
"Sanırım iki şeyden birini seçebiliriz. Ya hiçbir şey olmamış gibi yapmaya devam ederiz ... ya da tüm çıkar kaygılarını, uluslararası çıkar ve politikaları bir yana bırakıp daha iyi bir hayat için gerekli değerlere odaklanırız."
"Şundan eminim ki ağaçlar yeryüzüne kesilmek üzere gönderilmişlerdir: yeniden büyüyebilsinler, yeniden binbir türlü amaçla kaynak olarak kullanabilsinler diye."
"Bugüne kadar kabul edilemez görülen fikirleri değerlendirmek ve mümkünse hayata geçirmek şart."
"Sadece kayıtlı tarihte değil, 10,000 yıl önce tarımın icadından beri de değil. Modern insanların var olmasından milyonlarca yıl öncesinden beri. Böyle bir gezegen bilmiyoruz."
“Duvara yazılan bir yazı gezegenin önündeki felaketten daha az önemli.”
“Duvara yazılan bir yazı gezegenin önündeki felaketten daha az önemli.”
"Hey Yokoluş İsyancısı dostlar! Girişiminizden dolayı size pek çok teşekkürler. Herkesin dikkatini çektiniz, herkese esin verdiniz! Çağımızın temel meselesine parmak bastınız ve bunu herkesin dikkatini çekecek şekilde yaptınız. Yürüyelim arkadaşlar!"
“Kayıt”
“Şunu bilmenizi istiyorum; sözün bittiği yerde değiliz, henüz sözün başladığı yerdeyiz. Vatandaş olarak, birey olarak haklarımızı, barış içinde yaşam talebimizi yükselteceğiz."
"Oy veren değil, oyu sayan önemlidir."
“10 yaşımdan beri ilk defa ağaca çıktım.”
"Türkiye sadece ‘eski Cumhuriyet’ çalışanlarına değil, bu memlekette fikirleri yüzünden binlerce insana içeride ve dışarıda acı veren bir ülke artık."
"Biz çöplük müyüz? Önümüzdeki hafta Kanada'ya çöplerini geri alması için uyarı göndereceğim. Yoksa savaş ilan ederiz. ... Gerekirse çöplerini kendi ellerimle Kanada'ya götürürüm!"
"Kılıçdaroğlu’na saldırı anından itibaren kiminle konuşsam aynı noktanın altını çizdi. Saldırının şehit ailesiyle bir ilgisi olmadığını, köyün dışından gelen bir grubun işi olduğunu söylediler. Seçimlerden sonra Türkiye’nin normalleşmesi için adımların atıldığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 'Türkiye ittifakı' için elini uzattığı muhalefetin o eli sıkmaya hazırlandığı bir dönemde Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı geçiştiremeyiz. Bu, heyecanlı birkaç gencin saldırısı olarak görülemeyecek kadar 'derin' bir iştir."
