Günün Sözü
Günün Sözü:"Üniversitenin yetiştirdiği gençliğin “vatana millete hizmeti” de iktidar şakşakçılığından değil, iktidar tasarruflarını tartışma, eleştirme, sorgulama yetkinliğinden çıkar. Üniversitenin siyasi iktidarın “5’inci kolu” olmaya itmek de en büyük zararı o iktidarın kendisine verir."
"Bir tür olarak biz insanlar, büyümeye duyduğumuz sapkın bağımlılık yüzünden karşımıza çıkan zorlu meselelerle baş etmeyi beceremedik."
"Halk çok öfkeli. Bu muhteşem türü kurtarmak için yeterince gayret göstermedik. Şimdi artık ayağa kalkıp, Afrikalılar olarak bu davayı sahiplenmeli, çitaların, fillerin, kara gergedanların, zürafaların da aynı akıbete uğramasını önlemek için derhal eyleme geçmeliyiz."
"Dostlarım bana kendi hükümetimi eleştirdiğim gibi Rus hükümetini de eleştirmemin tehlikeli olduğunu söylüyorlar. Ama, bir fark yaratabilmemiz için hepimize sınırlı sayıda gün verilmiş durumda. Hayat, bir şey uğruna yaşamak ya da hiçbir şey uğruna ölmek arasında bir seçimdir."
“Aileme kavuştuğum için fevkalade mutluyum ama özgürlüğüme kavuştuğumu söyleyemem. 20 ay çok zor geçti. Çıktığım zaman da arkada kalan ne terörizmle ne darbeyle ilgisi olmayan binlerce insan var. Onlar özgür olmadıkça Türkiye’nin de özgür olamayacağını düşünüyorum.”
“Aileme kavuştuğum için fevkalade mutluyum ama özgürlüğüme kavuştuğumu söyleyemem. 20 ay çok zor geçti. Çıktığım zaman da arkada kalan ne terörizmle ne darbeyle ilgisi olmayan binlerce insan var. Onlar özgür olmadıkça Türkiye’nin de özgür olamayacağını düşünüyorum.”
"Sayılar akıl durdurucu. Hele milyonlara varan rakamlar söz konusuysa. Lütfen şunu da unutmayın: ölen her insan, bir başka insanın sevdiği biridir. Bu rakamlar analar, babalar, kocalar, karılar, oğullar ve kızlardır. Tek bir ölüm, bütün bir topluluğu etkiler; kolektif olarak ölümler tüm toplumu etkiler."
"Bu yedi yıllık savaş geride dev bir insan trajedisi bıraktı. Bu anlamsız askeri çözüm arayışında mutlak bir kazanan yok, ama kaybedenleri apaçık görebilirsiniz; onlar Suriyeliler."
"Dünyamız değişti. Biyosferin (canlıkürenin) muazzam parçaları gözlerimizin önünde çöküp gidiyor. Bu, bizim yeni gerçeğimiz. O halde her birimiz her gün şu soruyu sormalıyız: 'Ben hayatımı nasıl yaşayacağım artık?' "
"Tutuklanırken de ortada hukuki bir karar yoktu, serbest kalırken de yoktu. ... En büyük Türk yalanı, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğu ve yargının bağımsız olduğu."
"OHAL uygulamasının ivedilikle kaldırılması, hukuk devletine hızlı bir şekilde geri dönülmesi ve ifade özgürlüğünün yeniden tam ve eksiksiz olarak tesis edilmesi için çağrıda bulunuyoruz. Böyle bir adım Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak hakkında verilen kararların bozulmasına ve hızlı bir şekilde beraat etmelerine yol açacağı gibi, haksız yere tutuklu olanların da derhal tahliyesi ile sonuçlanacaktır. Ama bunlardan daha önemlisi, böyle bir adım Türkiye’yi tekrar özgür dünyanın onurlu bir üyesi hâline getirecektir."
"Özelleştirme ile kaybolan sadece kurumlar mı? Ya haklarımız, ilişkilerimiz, yaşama bakış tarzımız … Onlara neler oluyor, neleri yitiriyoruz, hiç düşünüyor muyuz?"
"Bu, köylerin gelişmiş yol ve evlerle yeniden inşası planının bir parçası."
“Suriye'li kardeşlerimize yardım ettiğimizden 200'den fazla yeni tip silahı denedik. Bugün birçok farklı yerden silahlarımızı satın almak için bize geliyor olmaları tesadüf değil, buna müttefikimiz olmayan ülkeler de dahil. Bugün askeri endüstri kompleksimiz ordumuzu gurur duyacağımız bir görünüme kavuşturdu.”
“Tüm dünya lanetlenmiş gibi, bu faciayı hareketsiz bir şekilde izliyor... Oysa, Dünya kamuoyu o kadar da güçsüz sayılmaz. BM Genel Kurulu, Güvenlik Konseyi müdahale edebilir...Ayrıca BM Suriye'deki savaş suçlarını yargılamak üzere bir uluslararası mahkemeyi görevlendirme hakkını kullanabilir. Bu, Suriye'deki savaşı bitirmeyecektir belki, ama savaşın mağdur ve faillerine, dünyanın durum karşısında çaresiz olmadığını gösterecektir.”
"90'ların katliamı Srebrenica idiyse, 80'lerin katliamı da Halepçe, Sabra ve Şatila idiyse, o zaman bu, yüzyılın şu andaki katliamıdır... Bu savaş değil, buna katliam denir."
“Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a verilen cezaları acımasız, haksız ve adaletsiz buluyorum... Bizi birbirimize bağlayacak şey hapishane korkusu ve hiç bitmeyen tehditler değil, barış ve düşünce özgürlüğüdür. Kıyıma ve haksızlığa uğrayan kamuoyunun kırk yıldır severek, tartışarak okuduğu bu değerli yazarlar değildir yalnızca... Bu ölçüsüz kararlarla zedelenen ve tükenen, toplumdaki adalet ve güven düşüncesi; demokrasi ve kanun nizam ile yönetildiğimiz inancıdır da... Bu temel duyguları kaybetmek bir milletin geleceğini zedeler... Cezalandırma ve hapse tıkma siyasetinden hükümet vazgeçmelidir. Bu kararın yeniden ele alınması lazımdır.”
"Yetişkinler oyun oynarken, biz hayatlarımızı kaybediyoruz."
"Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde %10a yakın oy alan, Meclis'in en büyük 3. partisinin eş genel başkanı yargılanıyor. Savunmasında bir sürü kritik şey söylüyor ama Hürriyet, CNNTürk dahil tüm basın bu dava yokmuş gibi davranıyor. Bu ülkede basın özgürlüğünün "b"si yok."
