Longoz ormanımızı koruyun, nükleer santral yapımını durdurun!

-
Aa
+
a
a
a
""
Fotoğraf: Change.org
Gezegenin Geleceği: 24 Mart 2026
 

Gezegenin Geleceği: 24 Mart 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

“Longoz ormanımızı koruyun, nükleer santral yapımını durdurun” başlığıyla change.org/longozukoru adresinde Bade Kahyaoğlu tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, ülkemizde sadece dört yerde bulunan Longoz ormanlarından biri olan İğneada Longoz’una yapılması planlanan nükleer santral projesinin bu eşsiz ekosistemi yok edecek bir tehdit oluşturduğu, ormanların sadece oksijen ve su kaynaklarıyla değil, aynı zamanda çok çeşitli bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmasıyla, göç yollarında olmasıyla da ekolojik denge için hayati önem taşıdığı, yok edilmelerinin bölgedeki yaşamı da tehlikeye attığı anlatılıyor. Bade Kahyaoğlu, “İmzanız, bu güzel doğa parçasını ve onun getirdiği hayatı korumak için atılacak önemli bir adım” ifadeleriyle kampanyaya change.org/longozukoru adresinde destek çağrısında bulunuyor.

“Bodrum Ortakent Üniversite Caddesi’nde yeni inşaat projesine hayır!” başlığıyla change.org/ortakentikoru adresinde Alina Poluzhnikova tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, Bodrum, Ortakent, özellikle Üniversite Caddesi çevresinin, son yıllarda artan yapılaşma baskısı altında kaldığı, şimdi ise planlanan yeni büyük bir inşaat projesinin bu bölgenin doğasını ve yaşam dengesini ciddi şekilde tehdit ettiği, yoğun olan trafiği daha da artıracağı, yeşil alanların yok olmasına neden olacağı, altyapıyı zorlayacağı ve yetersiz hale getireceği, bölgedeki yaşam kalitesini düşüreceği anlatılıyor. Kampanya metninde, Bodrum’un sadece betonlaşacak bir alan değil, insanların nefes aldığı, doğayla iç içe yaşadığı özel bir yer olduğu ve bölgede yaşayan ve burayı korumak isteyen halkın yetkililerden bu projenin durdurulmasını veya yeniden değerlendirilmesini talep ettikleri belirtiliyor. Kampanya change.org/ortakentikoru adresinde.

“Milli Parklar Kanunu iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne taşınsın” başlığıyla change.org/milliparklarkanunu adresinde Türkiye Vegan Derneği (TVD) tarafından bir kampanya başlatıldı. Kampanyada, TBMM gündemine getirilen ve 11 Mart 2026’da kabul edilen Milli Parklar Kanunu’nun, Türkiye’nin milli parklarını, korunan alanlarını, tabiat parklarını ve yaban hayatını “kamu yararı” adı altında “intifa hakkı” ile yatırım tahsislerine açan tehlikeli hükümler içerdiği, iptal istemiyle kanunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınması için hukuki hazırlıklara bir an önce başlanması ve Resmi Gazete’de yayımlanması halinde iptali için 60 gün içinde başvuru yapılması için çağrı yapılıyor. Yeni düzenlemenin Türkiye’nin en hassas ekosistemlerini madencilik, turizm, elektrik, su, yol ve petrol – doğalgaz gibi büyük altyapı projeleri için uzun süreli sermaye tahsislerine açan bir zemin oluşturduğu, bu durumun yalnızca yaban hayvanlarını ve yaşam alanlarını değil; ormanları, sulak alanları ve kıyıları, yani ekolojik dengenin bütününü tehdit ettiği belirtiliyor. Kampanya ekibi, “Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır ve devlete bu hakkı koruma yükümlülüğü verir. Bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesi ve iptali için harekete geçmek, yalnızca bugünün değil, insan - hayvan ayırt etmeksizin gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından da kritik önemde” sözleriyle kampanyanın önemini vurguluyor. Kampanya change.org/milliparklarkanunu adresinde.

“Trabzon’un Doğa ve Turizm Cenneti Maçka Dereleri Susmayacak” başlığıyla Change.org/MackaDereleri  adresinde Metin Balcı tarafından başlatılan kampanya 6 binden fazla imza topladı. Trabzon’da bulunan Sındıran Vadisi, AFAD tarafından heyelan bölgesi olarak tescillenmiş olmasına rağmen bölgede yeni taş ocakları açılmak isteniyor. Bu tehlikeli girişime karşı başlatılan kampanya, doğanın ve insan yaşamının birlikte tehdit altında olduğunu vurguluyor. Bölgede hâlihazırda altı taş ocağı bulunduğu, bazı ocakların heyelan riski yüksek alanlarda yer aldığı ve geçmişte yaşanan büyük heyelanlardan ders çıkarılmadığı kampanya metninde özellikle vurgulanıyor. Kampanyada, yetkililerden yeni taş ocağı projelerinin derhal iptal edilmesi, riskli alanlarda faaliyet gösteren ocakların kapatılması, bölge halkının, doğanın ve gelecek nesillerin yaşam hakkının korunması talep ediliyor. Kampanya Change.org/MackaDereleri adresinde.

“Tüm Canlılar İçin Zehirsiz Sofralar: Tarım zehirleri yasaklansın” başlığıyla Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın Change.org/ZehirsizSofralar adresinde yürüttükleri kampanya 200 binden fazla imza toplayarak devam ediyor. 2019’da yürütülen ilk kampanyayla 37 pestisitin yasaklanmasını sağlayan kampanya ekibi, şimdi de hâlâ kullanılan 8 son derece tehlikeli pestisitin derhal yasaklanması için harekete geçti. Bilimsel raporlarla da desteklenen kampanyada, bu kimyasalların sadece gıdayı değil; suyu, havayı, toprağı ve hatta anne sütünü bile kirlettiği vurgulanıyor. Özellikle bebekler ve çocuklarda gelişim bozuklukları, hormonal sistemde bozulmalar, nörolojik hasarlar, kısırlık ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı belirtiliyor. Kampanya ekibi, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bu pestisitlerin de bir an önce yasaklanması çağrısı yapıyor. Kampanya Change.org/ZehirsizSofralar adresinde.