Apaçık Radyo’dan gündeme dair okuma önerileri - 158

Editörden
-
Aa
+
a
a
a

Ülke ve dünya gündemi ve iklim krizi üzerine yazılmış makale ve analizleri takipçilerimizle paylaşıyoruz.

""

İklim Krizi, Çevre ve Ekoloji

Yazar, gazeteci ve iklim aktivisti Bill McKibben, fosil yakıt devi şirketlerin iklim bilimcilerinin kapsamlı bilimsel raporlarını dahi parayla “yumuşatarak” bilimi temelden saptırdıklarının ortaya çıktığını belgeleriyle ortaya koyuyor.

Yazar, gazeteci ve iklim aktivisti George Monbiot, aşırı ısınmanın sınıf politikası haline getirilmesinin son derece gerçek ve tehlikeli olduğunu, ama milyarderlerin elindeki sağcı medyanın gerçek tehlikeyi inkâr etmekle tüm çocukların geleceğini riske attığını anlatıyor.

İklim krizi ile mücadele konusunda faaliyet gösteren İklim Masası adlı kuruluşun kurucu editörü Selin Uğurtaş, okyanuslarda tarihin en sıcak Haziranı’nın yaşandığını ortaya koyan bilimsel raporları “Bilinmeyen sulardayız” uyarısı ile paylaşıyor

İklim Haber haber merkezi, Türkiye’nin yeni kömür hamlesinin COP31 liderliği ile çeliştiğini ortaya koyan 15 STK’nın raporunu ortaya koyuyor.

Dünya

Yazar, gazeteci, düşünür Chris Hedges, neoliberalizm - ya da “boğazkesen kapitalizmi” - sahtekârlığının Amerikan demokrasisini yerle bir ettiğini ve faşizmin yolunun taşlarını bir bir döşediğini ayrıntılı bir analizle anlatıyor.

Türkiye

Gazeteci, yazar Gökçer Tahincioğlu, 33. yıldönümünde Sivas katliamı ve yargı skandallarının bir bilançosunu ortaya koyuyor ve Sivas Katliamı davasının, Türkiye’nin “cezasızlık politikasının tarihi gibi” olduğunu yazıyor.

AİHM eski yargıcı, yazar, hukukçu Rıza Türmen, Avrupa Parlamentosu’nun yeni kabul ettiği Türkiye ilgili rapordan, raporda belirtilen adaletsizlikler karşısında yeterli ve etkili olamamanın verdiği çaresizlik nedeniyle utanç duyduğunu, insan olmaktan utanmak istemiyorsak, insan olmanın getirdiği ortak sorumluluğu üstlenmemiz gerektiğini” yazıyor.

Araştırmacı yazar ve gazeteci Bekir Ağırdır, Türkiye’nin yaşadığı krizin, sanayi toplumundan yeni bir çağa geçişin yarattığı derin bir yönetişim ve anlam krizi olduğunu, yeni dönemin belirleyici sorusunun kimin kazanacağı değil, hangi hikâyenin insanları ortak bir geleceğe ikna edeceği” olduğunu yazıyor.