Açık Gazete: 24 Temmuz 2018: İnferno'nun Ta Kendisini Yaşıyoruz

Açık Gazete: 24 Temmuz 2018: İnferno'nun Ta Kendisini Yaşıyoruz

24 Temmuz 2018

Yunanistan'daki yangında ölü sayısı en az 74’e yükseldi, Mati sahilinde alevlerden kaçamayacaklarını anlayan 26 kişi birbirlerine sarılarak ölümü kucaklamayı seçti, Güney Asya ülkesi Laos'da aşırı yağışlar, seller ve heyelan sonucu çevreci hareketin yıllardır karşı çıktığı hidroelektrik santrallerden biri sonunda çöktü, yüzlerce kişi kayboldu, 6600 kişi yersiz yurtsuz kaldı, Japonya'da yaşanan sel baskınlarında en az 225 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi hâlâ kayıp, 8 milyondan fazla insana da evlerini tahliye etmeleri uyarısı ya da emri gönderildi.  Türkiye'de ise mevsim normalleri dışında yağışlar devam ediyor. 

24 Temmuz 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Marmara çevresinde son 24 saat içinde 43 bin 388 yıldırım ve şimşek tespit edildi, ayrıca, ülkenin çeşitli kesimlerinde (İzmir’de, Antalya’da, Muğla’da, Denizli’de, Güneydoğu’da) orman yangınlarının ardı arkasının kesilmediği haberlerinin ardı arkası kesilmiyor.

Ömer Madra Bianet'e verdiği mülakatta şöyle diyor:

 Bir yandan yangınlar ve dünyanın mesela en beklenmedik yerlerinde sıcak hava dalgalarından ölüm oranları hızla artıyor" hatırlatması yaparken "Mesela Kuzey Kutup bölgesindeki Kanada'nın Quebec eyaletinde Temmuz ayı başında 50 yaş üstü 90 kişi öldü.

Kuzey Kutup dairesinden Cezayir'e, yani en yukarıdan en aşağıya kadar her tarafta müthiş bir sıcaklık artışı var. Bunun tabii ki insan kaynaklı iklim değişikliğinden olduğuna şüphe yok.

Fakat medya bunu söylemiyor. Biz kaygılı vatandaşlara kalıyor bunu söylemek.

Medya iklim değişikliği etkisinden söz etmiyor

Bütün meteoroloji kaynakları, BBC World bile bundan bahsetmemeyi tercih ediyor. Bu konuda büyük bir suskunluk var çünkü şirketler, hayvan endüstrisi yani küresel ısınmanın başlıca sorumluları da medyayı kontrol ediyor.

Yunanistan yangına gelecek olursak, orada arkadaşlarımız var, fotoğraflara baktığımızda da anlıyoruz, İnferno'nun ta kendisinden bahsediyoruz.

"Dumanın Akropolis'ten bile göründüğü söyleniyor. Görüş açısı neredeyse 1 metreye inmiş duman nedeniyle. İnsanlara 'Bir an önce evlerinizi terk edin' diyorlar ama bu o kadar basit bir şey değil, bu da geçici de olsa bir “mülteci”sorunu.

İtfaiye yetkilileri "Şu an için nefes almayın," diyor, çünkü havadaki toksikler astım başta olmak üzere bir sürü hastalığın kaynağı.

Aslında her şey birbirine bağlı, Japonya'daki seller de büyük felaket ve bu akıl durdurucu bir şey. Japonya gibi afet kontrolünde öncü bir ülke bile bunu yaşıyor.

Bu artık dünyanın her yerinde yaşanıyor ve devam de edecek maalesef.

PNAS (Proceedings of the National Academy of Sciences) gibi dünyanın en saygın dergilerinden birinde iki araştırma birden yayınlandı: Acil tedbir alınmazsa, dünyadaki gıda şoklarının iklim değişikliği yüzünden devam edeceği, mısır hasadının çok düşeceği, sebzelerin de besin çok değerinin düşeceği belirtildi. Nature Geoscience adlı bir başka saygın bilim dergisinde de 17 ülkenin araştırmacıları, iklim modellemelerinde öngörülenlerin iki katı küresel ısınma olabileceiği belirtildi! Dünya da Paris iklim anlaşmasının öngördüğü maksimum 2 derece sıcaklık tavanını tuttursa bile deniz seviyeleri 6 metre yükselebilir diyorlar! Bu da dünyanın tüm önemli şehirlerinin sonu olabilir!)

Ama Yunanistan'da ne Çipras ne de diğer insanlar bunu söylemiyor.

Halbuki asıl meselenin fosil yakıtlar yerin altında bırakmak olduğunu hepimiz biliyoruz, ama sistem o şekilde devam ediyor. Sadece hükümetleri de suçlamıyorum çünkü tüketim kültürü, her altı ayda bir yeni bir cep telefonu alma tutkusu bu hale getirmiş durumda.

Türkiye sormadan da yardım gönderebilirdi

Yunanistan'nın çağrılarına il cevap verenler arasında Türkiye yoktu. Sabah bu konuyu takip ettiğimizde. Daha sonra, önce Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Türkiye yardıma hazır' demişler. Konuyu çok takip etmedim ama yardım etmek gerekir elbette. İnsanlık, vicdan, komşuluk bunu gerektirir, öyle değil im? Hatta, konunun teknik ayrıntılarını bilemeyiz ama, sormadan da yangın söndürme helikopterleri filan gönderilir belki. İnsanların kucak kucağa öldüğü, muazzam bir trajedinin yaşandığı Yunanistan’ın hayır diyecek hali yoktur herhalde.

Sınırlı bir dünyada sınırsız tüketiyoruz

Nitekim Küresel Ayak İzi Ağı'nın dün yayınladığı verilere göre Dünya Limit Aşımı Günü bu yıl iki gün öne çekilmiş durumda.

Şu anki tüketimle insanların dünyanın 1.7 katı büyüklüğünde bir gezegene ihtiyacı var. Tabii bu ortalama… ABD gibi çok zengin ve tüketimde öncü ülkelerin çok daha büyük, belki 2.5 -3 dünyaya ihtiyacı var mesela.

En basitinden plastik kirlenmesinden, naylon poşetlerden, kahve pipetlerinden bile vazgeçilemiyor. Dakikada 1 milyon PET şişe alınıyor ve atılıyor dünyada. Oysa tamamen cepten yiyoruz ve gelecekten borç alıyoruz. Bir çeşit devrimci dönüşüme ihtiyaç var.

Sınırlı bir dünyada sınırsız tüketimin imkânsız olduğu aşikâr fakat 'seçici körlük' (selective blindness) yaşıyoruz.

İnsanlar kendi işine yarayan gerçekleri görüyor, dolayısıyla zihinsel dönüşüme de ihtiyaç var.

Stanford Üniversitesi profesörlerinden birinin öncülüğünde birçok araştırmacının katıldığı önemli bir uluslarası bilimsel rapor, dünyadaki 136 ülkeyi araştırıyor. Bu araştırma, istendiği takdirde bu ülkelerin 2050'ye kadar, yani 30 sene içerisinde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye (güneş, rüzgâr, jeotermal) geçebileceğini, bunun pekala mümkün olduğunu öngörüyor.

Ama bu yapılamıyor, yapılamama sebebi de siyasi, çünkü siyasetçiler, zengin kesimlerin ve petrolü, hayvancılık endüstrisini vb yönetenlerin kontrolünde, biz de yeterince ayaklanmıyoruz sıradan insanlar olarak.

Mücadele etmenin tek yolu baş kaldırmak

İşin en kötü tarafı da dünyada adalet yok, en az küresel ısınmaya yol açan yoksul ülkeler  zengin ülkelerin de en yoksul kesimleri okkanın altına giriyor.

Bilim insanları bunu 30 sene önce net olarak söyledi. NASA'da çalışan bilim insanı James Hansen'ın 1988'de ABD Senatosu'nda iklimle ilgili söylediklerinin hepsi gerçekleşti. Eksiği yok, fazlası var. James Hansen NASA'daki görevini bıraktı, iklimle ilgili protesto gösterileriyle ilişkili olarak, en az dört defa gözaltına alındı.

Şu an 21 yaşındaki torunu ve ABD'li 21 yaş altı gençlerle birlikte 21’ler grubu olarak ABD Federal hükümetini dava ettiler, dede Hansen de mahkemede bilimsel bilirkişi. Mahkeme de davayı kabul etti. Bakalım ne olacak? Yani, bununla, inferno ile mücadele etmenin tek yolu başkaldırmak.

NOT: Bugünkü Vakayinameyi, Vakanüvis hakirin Bağımsız İletişim Ağı web sitesi bianet’ten Pınar Tarcan’a verdiği mülakatten “apartarak” yayınlıyoruz. (Rakamlarda ve bazı bilimsel yayın verilerinde yapılan küçük değişiklerle.)

Vakanüvis ÖM