Hüsnükabul Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Bugünkü yayınımızda, bir göçmen arkadaştan gelen 'Ne zaman gitti bu tren?' mektubunu okuyoruz. Ardında, geçen yayınımızda hem Gaziantep, hem Kilis, hem de İzmir’deki haberleri değinirken, şöyle bir soru aklımda kaldı. İki yayında arka arkaya dile getirildi: 'Toplumsal travma' ve bununla bağlı 'Toplumun duygusu?' Burada konu mülteci hakları değil, 'Toplum ne hissediyor?' sorusu. Bu yayında hem bu soruyla ilgili hem de duygu halleriyle ilgili daha ayrıntılı konuşacağız.

"Ne zaman gitti bu tren?"
Bugünkü yayınımızda, bir göçmenin yazdığı 'Kimse benim adımı bilmiyor' mektubunun kişisel hikâyesini seslendireceğiz.

Kimse benim adımı bilmiyor
Bugünkü yayınımıza bir önceki yayınla yani Hannah Arendt ve Frantz Fanon’la devam etme ihtiyacı duyuyoruz. Bunun nedeni, önceki yayınımızda Frantz Fanon'un çalışmasını, 1961'de yayımlanan Yeryüzünün Lanetleri'ni az tartışmış olmamızdır. Bu nedenle bu kez Frantz Fanon'a biraz daha odaklanıp 'şiddet' kavramı ile birlikte Fanon’un tekrar tekrar yazdığı 'tanınma ve kimlik' kavramını tartışmaya çalışıyoruz.

Frantz Fanon contra Hannah Arendt: Fanon ile yüklü hayatı (yeniden) düşünmek
Hannah Arendt’ten yola çıkarak, devlet ve şiddet bağlamında yalanla gerçek, doğruyla yanlış, suçlu ile suçsuz, iyilik ile kötülük üzerindeki farklı eylem biçimleri tartışıyoruz.

Hannah Arendt’in "Kötülüğün Sıradanlığı" ve kötülüğün sıradanlığının sıradanlığı
Dünya Göçmenler Günü nedeniyle mültecilerden gelen mektupları dinliyoruz.

Açık Mektubu: Dayanışmaya çağrı
Konuğumuz Özgürlük İçin Hukukçular Derneği yöneticisi avukat Ahmet Baran Çelik ile mültecilerin hak temelli olarak haklarını nasıl kullanabileceklerini, hukuki bağlamda sembolik veya pratik rolleri nasıl talep edeceklerini tartışıyoruz.

Ne yapmalı -bir arada ne yapmalı?
Türkiye genel seçimleri sonrasında mültecilerin gündelik kaygıları, kırılganlıkları ve zorla kayıp etme ile ilgili konuları tartışıyoruz.

Zorla kaybetme: Mültecilerin gündelik istisna hali, kaygı ve kırılganlık
Sığınmacı Hakları Platformu, mültecilerin gönüllülük adı altında zorla geri gönderilmesine ilişkin mesele üzerine tartışıyoruz.

Sınır dışı edilen mültecilerin yaşam hakkı ihlali: Gönüllü geri dönüş (?)
İş sağlığı ve iş güvenliği gönüllüsü Mimar Sinan Güzel Sanatlar'dan Aslı Odman ile bilginin kolektif, kapsayıcı, eşit ve keyifli dönüşümü; işçilerde yavaş şiddetin faillerini, kamu ve çevre sağlığı zincirini, şirket ve devlet suçlarını – iş sağlığı ve işgücünü mülteciler bağlamında tartışmaya çalışıyoruz.

Kayıtsız mülteci işçilere dair satır başları
Waseem Ahmad Siddiqui, kendi göç hikâyesinin başında duygu ve düşüncelerini anlatıyor. Ardından İzmir Güzelbahçe'deki 3 Suriyeli mülteci, olayla ilgili hak temelli olarak sesleniyor. İzmir'deki bu olayı Ferhat Kentel ile "Milliyetçilik" kavramıyla yan yana getirmeye çalışıyoruz. Bu kadar yüklü bir kavramın altında ezilmek yerine, duygu durumlarımızı veya birbirimizle konuşamama hallerimiz üzerinde tartışıyoruz.

Bir Arada Yaşarız: Duygu halleri -Milliyetçilik, Ulus Devleti-
