Açık Mimarlık Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Atatürk Kültür Merkezi, açılışını Sinan Operası ile 30 Ekim tarihinde yaptı. Cumhurbaşkanlığı’ndan sipariş edilen operayı Hasan Uçarsu besteledi, Halit Refiğ’in Koca Sinan senaryosundan uyarlanan librettosunu Bertan Rona yazdı. Operanın ana konusunu Mimar Sinan’ın Kanuni’den Süleymaniye Külliyesi siparişini alması ve külliyeyi tüm zorluklara rağmen tamamlaması oluşturuyor. Bu gelişmeyle gerçekleştirdiğimiz programda konuğumuz mimarlık tarihçisi ve kuramcısı Uğur Tanyeli ile Metis’ten yayımlanan kitabı “Mimar Sinan: tarihsel ve Muhayyel” üzerine konuşuyoruz. Türkiye’de Sinan’ın kült bir figür haline gelişini ve ideolojikleştirilmesini incelediği kitabında Tanyeli, geç on dokuzuncu yüzyıldan bugüne Sinan mitolojisinin hangi psikososyal ortamlarda nasıl kurulduğunu araştırıyor. Başka bir deyişle, Sinan’ın modern toplumsal kimliğinin muhayyel inşasına dair bir historiyografik analiz çalışması gerçekleştiriyor.

Uğur Tanyeli ile Mimar Sinan mitleri üzerine
Venedik Bienali 17. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu, bu sene “Ölçü Olarak Mimarlık” projesini ağırlıyor. Açık çağrı başvuruları arasından seçilen proje, iklim acil durumda mimarlığın yeni diyaloglara imkan tanıyacak bir gezegen tasavvuruna nasıl bir katkısı olabileceği sorusunu araştırıyor. Venedik’teki yerleştirmenin yanında internet sitesindeki içerikler ve sosyal medya kanallarındaki kamusal etkinliklerle birlikte düşünülen proje, böylece süreç odaklı ve bienal boyunca kendi arşivini oluşturan bir proje olarak genişleyip derinleşti. Bienal henüz açıldığında, Türkiye Pavyonu küratörü Neyran Turan ile gerçekleştirdiğimiz 17 Haziran tarihli programda Ölçü Olarak Mimarlık’ın kavramsal çerçevesini konuşmuştuk. Bu programda küratör ekibinden Ece Emanetoğlu ve Melis Uğurlu da bize katılıyor, bienalin sonuna yaklaşırken süreci, proje arşivini ve deneyimlerini birlikte tartışıyoruz.

"Ölçü Olarak Mimarlık" ve bienal süreci
Konuklarımız Abra Tasarım Stüdyosu kurucuları Başak Bakkaloğlu ve Cem Cemal Çobanoğlu. Bina ölçeğinden nesne ölçeğine farklı ölçeklerde çalışan Abra, son dönemde kamusal alanda, kamusal alan için bir dizi proje gerçekleştirdi. Kalamış Parkı projeleri Onaranlar Kulübü, Nike ve Kadıköy Belediyesi işbirliğinde tasarlanıp uygulandı ve bu yıl Türkiye Mimarlık Yıllığı’na seçilen projelerden biri oldu. İstanbul için geliştirdikleri modüler kent mobilyaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yarışmasında birincilik ödülü kazandı ve üretildi. Bursa için tasarladıkları kent mobilyaları da yine bir yarışma sürecinin ardından birinci mansiyon ödülüne değer görüldü. Abra ile son dönemde gerçekleştirdikleri bu projeler üzerinden kamusal alanda tasarım hakkında konuşuyoruz.

Kamusal alanda tasarım: Abra Tasarım Stüdyosu
Yükselen konut kiralarına karşı barınma hakkını savunan protestolar hem Türkiye’de hem dünyada çoğalıyor. Kiracı hareketi örgütlenmesinin güçlü olduğu şehirlerden Berlin’de halk, Eylül ayı sonunda gerçekleşen referandumda 3000'den fazla daireye sahip konut şirketlerinin elindeki kamulaştırılması için %59,1 ile evet dedi. Bu programda Yelta Köm, Berlin’de yaşayan "deutsche wohnen ve benzerleri kamulaştırılsın" inisiyatifi aktivisti Yağmur Ekim Çay ile kiracı hareketi üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyor

Barınma hakkı eylemleri ve Berlin konut referandumu
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde düzenlenen “Burası” sergisi geçtiğimiz ay açıldı. Kentsel politik ekoloji ve çevre adaleti üzerinden İstanbul’u düşünen sergide hem İBB koleksiyonundan eserler hem de güncel sanatçıların eserleri yer alıyor. Serginin küratörü ve Yapı Kredi Kültür Sanat sergiler direktörü Kevser Güler konuğumuz, “Burası”nı ve İstanbul’a nasıl baktığını konuşuyoruz.

"Burası”: İstanbul’u düşünen bir sergi
"Mimarlığın tüm halleri üzerine konuşmalar" özdeyişiyle Ekim 2011 yılında yayın hayatına başlayan Açık Mimarlık'ın 500. programında, şimdiye kadarki programcılardan Hasan Cenk Dereli, İpek Akpınar, Volkan Taşkın, Yağmur Yıldırım, Yelta Köm bir araya geliyor. İlk programlarını hatırlıyor ve Açık Mimarlık'ı hazırlayıp sunarken "500 kere" yaptıkları şeyleri konuşuyorlar.

500. program özel yayını
Salâh Birsel’in Kahveler Kitabı rehberliğinde 17-19. yüzyılların Üsküdar kahvelerine konuk oluyoruz.

17.-19. yüzyıllarda Üsküdar kahveleri
Mimarlık tarihçisi ve restorasyon uzmanı, "hocaların hocası" Doğan Kuban 22 Eylül 2021 tarihinde, 95 yaşında aramızdan ayrıldı. Kendisinin doktora öğrencileri ve çalışma arkadaşları olan, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri Gülsün Tanyeli ve Yıldız Salman bu programda konuklarımız. Doğan Kuban'ın farklı evrenlerine birlikte bir yolculuk yapıyoruz.

Doğan Kuban'ın evrenleri
İstanbul Beykoz'da bulunan Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası ya da bugünkü ismiyle Beykoz Kundura'nın tarihi 19. yüzyıl başına dayanıyor. 3. Selim'in girişimleriyle kurulan kağıt fabrikasının yanına 1810 yılında bir tabakhane yapılır ve tesis sonraki yıllarda ordu için ayakkabı ve teçhizat üretmeye başlar. 1933 yılında Beykoz Deri Fabrikası Sümerbank'a devredilir ve 1999 yılına kadar üretime devam eder. Cumhuriyet döneminin önemli üretim merkezlerinden biri olan ve yaklaşık üç bin işçi ile memurun çalıştığı bu yerin bir endüstri mirası olarak bilgisini üretmek üzere kurulan Kundura Hafıza, Tarih Vakfı işbirliğiyle 2015 yılında bir sözlü tarih projesi başlattı. İki yüzü aşkın fabrika çalışanı ve aileleriyle yapılan görüşmeler, arşiv malzemeleriyle birlikte bir sergiye dönüştürüldü. "Kundura'nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya" isimli bu sergi, Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası'nın mirasını toplumsal, kültürel, kentsel ve ekonomik bağlamlarıyla inceliyor ve bir tür karşılaşma alanı olarak yaklaştığı fabrikadaki gündelik yaşam pratiklerine odaklanıyor. Kundura Hafıza proje koordinatörü, mimar ve koruma uzmanı Süreyya Topaloğlu ile gerçekleştirdiğimiz bu programda sergiyi ve araştırma sürecini konuşuyoruz.

Beykoz Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası
İstanbul'da konut kiralarının özellikle son dönemdeki yükselişi ve merkezde yaşanabilir kiralık konut bulmanın zorluğu çok tartışılan bir konu haline geldi. Mekanda Adalet Derneği'nden Bahar Bayhan, Selin Yazıcı ve Sena Nur Gölcük, Birleşmiş Milletler'in yaşanabilir konut kriterlerini temel alarak bir araştırma gerçekleştirdi ve ortaya oldukça çarpıcı sonuçlar çıktı. Yaygın kullanılan emlak sitesinde yayımlanan kiralık konut ilanlarında yaptıkları araştırmaya göre, İstanbul'daki kiralık konut ilanlarının ancak %2'si yaşanabilir konutlar. Adalar, Bakırköy, Bayrampaşa, Esenler, Güngören, Sarıyer, Üsküdar, Zeytinburnu ilçelerinde yaşanabilir konut ilanı bulunmuyor. Silivri, Sancaktepe, Pendik ilçeleri ise yaşanabilir konut ilanlarının en fazla olduğu ilçeler. Ekiple gerçekleştirdiğimiz bu programda araştırmadaki bulgularını ve bu sonuçların ne anlama geldiğini konuşuyoruz.

İstanbul'da yaşanabilir konut araştırması
