Türkiye'deki futbol yayın ihalesi

-
Aa
+
a
a
a

Spor Gündemi'nde Burcu Biçer, son günlerde futbol dünyasını meşgul eden futbol yayın ihalesi konusunu değerlendiriyor.

""
Türkiye'deki futbol yayın ihalesi
 

Türkiye'deki futbol yayın ihalesi

podcast servisi: iTunes / RSS

İlk sezonu 1959’da oynanan Süper Lig - 2001’e kadar 1. Lig adıyla oynandı - 1971’e kadar sadece stadyumlarda canlı olarak takip edilebildi. Süper Lig tarihinin televizyondan naklen yayınlanan ilk maçı, 1971‘deki Karşıyaka - İstanbulspor maçı oldu. Maç, dönemin tek kanalı olan TRT'de yayınlanmıştı. Neredeyse 20 sene boyunca Süper Lig’in düzenli bir yayını olmadı ve TRT maç özelinde kulüplerle anlaşmalar yaparak bu maçları yayınladı. 1990 - 1991 sezonu itibarıyla bu değişti; Türkiye’nin ilk özel televizyon kanalı Star 1 kanalında dört büyüklerin maçları, TRT’de ise kalan takımların maçları yayınlanmaya başlandı.



Havuz sistemi ilk kez 1996 - 1997‘de hayatımıza girdi. Havuz sistemine göre, yayın ihalesinden elde edilen gelir ligdeki kulüplere farklı oranlarda paylaştırılıyordu. Yayın hakları ihalesine tek katılan kanal Cine5 idi ve 1996 - 1997 sezonu için 40 milyon dolar, 1997 - 1998 sezonu için 45 milyon dolar, 1998 - 1999 sezonu için ise 55 milyon dolarlık teklif vererek tüm Süper Lig maçlarının yayın hakkına üç sezonluğuna sahip oldu. Böylelikle maçlar ilk kez şifreli olarak yayınlanmaya başladı.

1999- 2000 öncesi yapılan ihaleyle Cem Uzan’ın TeleOn kanalı, iki sezonluğuna lig maçlarının hakkını aldı. Ancak sözleşme şartlarını yerine getiremedikleri için 2000- 2001 devre arasında, sözleşme Türkiye Futbol Federasyonu tarafından iptal edildi. Digitürk de işte o gün hayatımıza girdi. Devre arası yapılan ihaleyi 165 milyon dolar karşılığında üç buçuk yıllığına kazanan Digiturk, ligin değişmez yayıncısı konumuna geldi. Daha sonra ise Digiturk bünyesinde spor maçlarının yayını için Şansal Büyüka öncülüğünde Lig TV kuruldu.

2010 - 2011 öncesi yayın ihalesi biraz daha komplike hale geldi. A, B ve C olarak üç farklı paket için ihale yapıldı. Buna göre; 

A Paketi: Ligin isim hakkını pazarlama, haftada en az dört lig maçı canlı olarak yayınlama, tüm maçların çekimini yapma ve bu yayınları uluslararası kuruluşlara pazarlama hakkı.

B Paketi: Lig maçlarının geniş özeti ile üç dakikalık haber amaçlı görüntülerini başka kuruluşlara satma hakkı.

C Paketi: Gol görüntülerinin cep telefonlarından izlenmesini içeren mobil yayın hakkı.

A paketini 321 milyon dolara alan Digiturk, 2014 - 2015 sezonu sonuna kadar Süper Lig maçlarını yayınladı. B paketini 40 milyon 210 bin dolara TRT, C paketini ise 13 milyon 500 bin dolara Türk Telekom aldı.

2015 yılında Süper Lig’in gedikli yayıncısı Digiturk’te büyük değişimler yaşandı. 2013’ten 2015’e kadar TMSF tarafından yönetilen Digiturk ve en büyük markası Lig TV, 2015 yazında Katarlı medya grubu beIN Media Group’a satıldı. Digiturk’ün satışı sırasında ihale bile açılmadı. Katarlılar 937 milyon dolara yakın bir para ödeyerek Türkiye’nin en büyük medya şirketinin başına geçti.



13 Ocak 2017’de Lig TV ismi tarihe karıştı. Kanalların ve markanın ismi beIN SPORTS olarak değişti. 2017 - 2018 sezonu başında tarihi bir yayın ihalesi anlaşması imzalandı ve Katarlılar, Süper Lig’in beş yılı için yarım milyar dolar ödediler. 500 milyon dolar karşılığında 2021 - 2022 sezonunun sonuna kadar tüm maçların yayınlanması ve dijital haklara sahip oldular. Ancak pandemiyle birlikte kötüleşen ekonomi ve Türk lirasının değer kaybının ardından anlaşmadaki kur sabitlemeleri nedeniyle 500 milyon dolarlık yıllık anlaşmanın değeri 190 milyon dolara kadar geriledi.

2022 - 2023 sezonu itibarıyla yayınların nasıl olacağı 2022'nin tartışma konusuydu. 2017’ye göre Türk lirasının yaşadığı değer kaybı sonrası, 500 milyon dolar gibi bir fiyatın tekrar verilmesi mümkün değildi. Ayrıca lig değer kazanmanın aksine, geri gidiyordu. İhaleye beIN Medya Grubu ve Sadettin Saran’ın sahibi olduğu Saran Medya katılırken, söz konusu paralar beğenilmediği için uzatıldı. Türkiye’de pek çok yatırımı olan Katar’ın Digiturk’ten uzaklaşmaması sağlandı ve Süper Lig yayın hakları tekrar kendilerine verildi. Katarlılar, bu sefer anlaşmanın süresini iki sezonla sınırlı tuttu ve 2,2 milyar lira ödedi.

En son Türkiye Futbol Federasyonu, 3 Ocak 2024’te yeni bir ihale için dosya alımına başladığını açıkladı. Önümüzdeki ihaleyle birlikte 2024 - 2025, 2025 - 2026 ve 2026 - 2027 sezonlarının yayıncısı belli olacak. Bu sefer A, B, C, D ve E paketleri ihaleye açıldı. İhale dosyaları 26 Ocak 2024 tarihine kadar elden teslim alındı ve 14 Şubat 2024’e kadar teklifler verildi. İhaleye daha önce olduğu gibi Saran Medya ve beIN Medya Grubu teklif vererek katıldı. 

TFF, beIN’den yıllık 200 milyon dolar istedi, bu teklif kabul görmedi. Saran Medya ise 142 milyon euro ile başlayıp, kademeli olarak her sene artan bir teklif önerdi. 29 Şubat’ta verilen teklifler, TFF ve Kulüpler Birliği Vakfı’nca oluşturulan İhale Komisyonu tarafından değerlendirildi. TFF'den yapılan açıklama ise şöyle, "Yayın İhale Komisyonu'nun gelen teklifleri yetersiz bulduğu gerekçesiyle aldığı ihalenin iptaline yönelik tavsiye kararı, TFF Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilmiş ve bu doğrultuda Yayın İhalesi iptal edilmiştir. TFF Yönetim Kurulu tarafından alınan karar gereği Yayın İhale Komisyonu'nun önerileri doğrultusunda belirlenen yayın ihalesi muhammen bedeli ve diğer kriterlerin sağlanması şartıyla, Süper Lig ve 1. Lig yayın haklarının devrine ilişkin olarak tüm ilgililere 2 Mart 2024 Cumartesi günü saat 13:00'e kadar tekliflerini iletmeleri için süre verilmiştir.”

TFF’nin yayın ihalesinin iptalinin ardından Saran Medya bir açıklamada bulundu, "Kamuoyunun yakından takip ettiği Süper Lig ve 1. Lig Yayın Hakları İhalesi'nin sonucunu büyük bir üzüntü ve şaşkınlık ile karşılamış bulunuyoruz. Öncelikle belirtmek isteriz ki, TFF İhale Komisyonu ile gerçekleşen yüz yüze toplantıda, tarafımıza mevcut yayıncı kuruluşun ihaleden diskalifiye edildiği net olarak beyan edilmiştir. Dolayısıyla bugün gerçekleşen 'iptal' daha önce de olduğu gibi, Türk futbolunu esir almış mevcut yayıncı ile devam etmenin kılıfıdır." Ayrıca, "Saygıdeğer kamuoyunu, rekabete baştan aşağı aykırı ilerleyen süreçler nedeniyle, üç yıl sonraki ihaleye yerli ve yabancı hiçbir yayıncı ilgi göstermediğinde, Türk futbolunun değerinin bugün alınan bu hukuktan uzak, TFF'nin kendi talimatlarıyla uyumsuz kararla nasıl etkileneceğinin takipçisi olmaya davet edeceğiz. Saran Holding 30'dan fazla ülkede olduğu gibi Türkiye'de uluslararası spor organizasyonlarına ve liglerine yatırıma, sporseverlerin hak ettiği yayın anlayışını sürdürmeye devam edecektir. Ancak kamuoyu şunu da kesin olarak bilmelidir ki grubumuz oynanan bu ihale tiyatrosunun dekoru olmayı daha fazla kabul etmeyecektir. Hatırlatmak isteriz ki, TFF kamu adına Türk futbolunu yönetmekle görevlendirilmiş bir kurumdur. Bu vazifeyi yerine getirirken sadece Türk futbol camiasının haklarını korumayı hedeflemelidir. Bu ilkelere açık aykırılık içeren bu ihale sürecinin iptaliyle ilgili, tarafımızdan tüm hukuki yollara başvurulacaktır," da dendi. Eğer Saran Medya yeni bir teklif vermez ise yayın ihalesi daha önce olduğu gibi beIN Medya Grubu’na verilerek sonlanabilir.

Peki, yayın ihalesindeki düşüşün etkileri neler? Yayın geliri, pandemiyle birlikte ekonomik olarak iyice dar bir boğazdan geçen pek çok futbol takımın temel gelirlerinden biri. Büyük takımlar, iç saha maçlarından elde ettikleri gelir ve sponsorluk anlaşmalarıyla gelir yaratmaya devam etse de bu durum Anadolu takımlarının pek çoğu için geçerli değil. Sınırlı sponsorluk anlaşması yapan ve statlarında düşük seyirci ortalamasına sahip olan takımlar için yayın gelirleri oldukça kritik.



Dünyada neler oluyor?

Avrupa’nın en büyük beş ligi ve Süper Lig’in yayın gelirlerine baktığımızda arada büyük bir fark olduğu hemen göze çarpıyor. Liglerin bu sezonki yayın gelirleri sıralamasında Premier League 1,83 milyar euro ile zirvede yer alıyor. Bu rakam 2024 - 2025 sezonundan itibaren 1,95 milyar euroya ulaşacak. En çok yayın geliri elde eden ikinci lig ise Bundesliga. Alman liginde sezonluk 1,1 milyar euro takımlara dağıtılıyor. Bu anlaşma, 2024 - 2025 sezonuna kadar geçerli. La Liga'da ise geçen sezon yapılan uzun vadeli anlaşmaya göre İspanyol ekiplerine sezonluk 995 milyon euro verilecek. Bu sözleşme de 2028 - 2029 sezonuna kadar sürecek. Serie A'da da bu sezon 928 milyon euro dağıtılacak. Önümüzdeki sezondan itibaren az da olsa yayın gelirinde düşüş olacak. 2024 - 2025 sezonundan itibaren bu rakam 900 milyon euro seviyesine inecek. Ligue 1'de de diğer dört lige göre yayın geliri oldukça düşük. Fransız ekiplerini bu sezon 580 milyon euroluk bir gelir bekliyor.

Süper Lig’deki yayın geliri en son 97 milyon dolar civarındaydı. Bu da altı sezon önce 500 milyon dolara ihale edilen Süper Lig maçlarının yayınının güncel olarak yaklaşık %80 oranında değer kaybetmesine denk.