Deneysel Gaia AI projesi

-
Aa
+
a
a
a

Merkez bankaları, iklimle ilgili finansal riskleri değerlendirmek ve veri toplamak amacıyla yapay zekayı kullandıklarını duyurdu.

""
Gezegenin Geleceği: 21 Mart 2024
 

Gezegenin Geleceği: 21 Mart 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Merkez bankaları için bir forum olan Uluslararası Ödemeler Bankası, İspanya Bankası, Almanya’nın Bundesbank’ı ve Avrupa Merkez Bankası, deneysel Gaia AI projesinin, şirketlerin karbon emisyonları, yeşil tahvil ihracı ve gönüllü net sıfır taahhütleri hakkındaki açıklamalarını analiz etmek için kullanıldığını söyledi. Banka düzenleyicileri, sigortacılar ve varlık yöneticileri, iklim değişikliğinin finansal kurumlar üzerindeki etkisini değerlendirmek için yüksek kaliteli verilere ihtiyaç duyuyor. Ancak tek bir raporlama standardının bulunmaması, onları yıllık raporlarda metin, tablo ve dipnotlara yayılmış bir kamu bilgisi karmaşasıyla karşı karşıya bırakıyor. Merkez bankaları ortak bir bildiride, Gaia AI’ın çok ihtiyaç duyulan şeffaflığı sunmak ve iklimle ilgili finansal risklere ilişkin göstergeleri karşılaştırmayı kolaylaştırabildiğini söyledi. Şirketler tarafından aynı verilerin raporlanma şekli farklılıklar gösterse de Gaia AI, verilerin nasıl etiketlendiğinden ziyade her bir göstergenin tanımına odaklanıyor.

Ülkelerin büyük çoğunluğu PM 2.5 için belirlenen sınırı aşıyor

İsviçreli hava kalitesi kuruluşu IQAir'in raporuna göre, ülkelerin büyük çoğunluğu, sağlık sorunlarına yol açabilen küçük parçacıklar olan PM 2.5 için belirlenen sınırı aşıyor. Raporda incelenen 134 ülke ve bölgeden sadece yedisi, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) otomobiller, kamyonlar ve endüstriyel süreçlerden yayılan küçük hava partiküllerine ilişkin belirlenen sınırı aşmıyor. Bu ülkeler, Avustralya, Estonya, Finlandiya, Grenada, İzlanda, Mauritius ve Yeni Zelanda. Araştıma, ekonomik faaliyetlerdeki toparlanma ve orman yangını dumanının zehirli etkisi nedeniyle ölümcül hava kirliliğinin kötüleştiğini gösteriyor. IQAir, dünya çapında 30 binden fazla izleme istasyonundan veri topladı. Dünyanın havası genel olarak geçtiğimiz yüzyılın büyük bölümünde olduğundan çok daha temiz olduğu belirtiliyor ancak kirlilik seviyeleri bazı noktalarda ciddi boyutlara ulaştı.

Marmara Denizi’nde su sıcaklığı ortalamadan 3 derece daha yüksek

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi‘nde su sıcaklığının uzun yıllar ortalamasına göre 3 derece daha yüksek olduğunu açıkladı. Sarı, son dalışında elde ettiği gözlemlere göre su sıcaklığının 11-12 derece civarında olduğunu, sıcaklığın ise normalde 9 ya da en fazla 10 derece olması gerektiğini ifade etti. Demirören Haber Ajansı’nın aktardığına göre, bu sıcaklık artışının Marmara’nın yanı sıra diğer denizlerimizde de gözlemlendiğini belirten Prof. Dr. Sarı, ayrıca görüş mesafesinin 2,5 ila 3 metre civarında olduğunu ve yoğun plankton çoğalması tespit edildiğini de belirtti. Prof. Dr. Sarı ayrıca, Marmara Denizi’nde balon balığı, aslan balığı, uzun dikenli deniz kestanesi gibi istilacı türlerin tespit edilmediğini ancak su sıcaklıklarının artmasıyla bu türlerin kuzeye doğru yayılma riskinin olduğunu dile getirdi. Sarı, körfezlerden ve kıyılardan suyun renginin değiştiğini ve yoğun bir alg çoğalması olduğunu vurgulayarak, bu durumun genellikle Mayıs ayından itibaren görülmesi gereken bir durum olduğunu ancak su sıcaklıklarının yüksek olması ve denizin kirliliğinin etkisiyle alg çoğalmasının bir ay erken başladığını ifade etti. Çevre Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise, fosforlu kirleticilerin denize deşarjının Marmara Denizi’nin tabanını ve genel ekosistem sağlığını olumsuz yönde etkilediğini vurguladı ve burada fosfor kirliliğinin kontrol altına alınabilmesi için atık suların, özellikle de mandıralar, atık su arıtma tesisleri ve tarımsal kaynaklı kirleticilerin ileri derecede arıtılması gerektiğini belirtti.

Giresun'daki maden işletmesinden sızıntı

Giresun Doğankent Çatalağaç Köyü’nde kurşun, çinko ve bakır maden işletmeciliği yapan şirketin atık havuzundan sızıntı olduğu iddia edildi. Köylülerden Soner Aydın, maden alanından çektiği görüntülerde, kimyasalı atığın doğaya aktığını öne sürdü. Aydın, atık havuzunun 230 bin metreküplük olduğuna dikkati çekerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne durumu şikayet ettiklerini ifade etti. Soner Aydın, alandan çektiği görüntülerle ilgili olarak şunları söyledi, "Bazılarına cevap gelmedi. En son gelen cevapta burada hiçbir kirliliğin olmadığı ve her şeyin güzel olduğuna yönelik rapor tutmuşlar. Kendilerine sormaya gittiğimizde maalesef muhatap bulamadık. Özel İdare Müdür Yardımcısı’na yönlendirdiler. Özgün bey, 'Sen dilekçeni ver önümüzdeki hafta ben de geleceğim, tespitini hep beraber yaparız' diye söz verdi. Fakat üstünden 20 gün geçmesine rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Kendisi aynı zamanda, köyündeki Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısını yönetti. O toplantı da yönetmeliğe ve usule aykırı şekilde gerçekleşmişti. Bu maden şirketi burada parasını kazanıp gidecek fakat bizler onların bırakmış olduğu tahribatla yüz yüze kalacağız. Bizim gelecek nesillerimizi ve bütün canlı yaşamımızı bu arkadaşlar maalesef tehdit ediyor. Atık depolamasından sızan su kimyasalı aktığı için hem köpürme mevcut, hem de taşları sarıya boyamış durumda. Sızan su ormanımıza gidiyor. Atıklarını dökme suretiyle dere yataklarımızı bu şekilde kirletiyorlar. Buradaki bitki örtüsünün nasıl öldüğüne zamanla beraber şahitlik yaparız.” Aydın, CİMER’e ‘üç yıldır derelerin firma tarafından kirliliğe maruz bırakıldığına’ dair maden şirketini şikayet etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, konuya ilişkin verdiği cevapta, ‘Yerinde yapılan denetim anında herhangi sızma ve sızma belirtisine’ rastlanılmadığı kaydedildi. İlgili şirket, herhangi bir açıklama yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya ise yanıt vermedi.