“Doğa bizim çöplüğümüz değil”

-
Aa
+
a
a
a

Doğu Karadeniz’de sağanaklar nedeniyle özellikle yüksek kesimlere bırakılan çöpler derelere sürükleniyor.

Gezegenin Geleceği: 27 Haziran 2023
 

Gezegenin Geleceği: 27 Haziran 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

Doğu Karadeniz’de, son günlerde heyelan, taşkın ve sellere yol açan sağanaklar nedeniyle özellikle yüksek kesimlere bırakılan çöpler, derelere sürükleniyor. Karadeniz kıyılarına ulaşan çöpler birikiyor. Trabzon’da ‘mavi bayrak’ unvanını 2007’de kaybeden Çamburnu Plajı'na ulaşan evsel atıkların yanında, plastik, metal ve inşaat malzemesi gibi çöpler kirlilik oluşturuyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Coşkun Erüz, “Atalarımızın bir lafı var; ‘Dere gider, kumu kalır.’ Dere gidiyor, kumu da değil çöpü kalıyor. Doğa, bizim çöplüğümüz değil,” dedi.

“Müsilajın olmaması, olmayacağı anlamına da gelmez”

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, 2021’de Marmara Denizi'nde yıkıcı bir müsilaj olayının yaşandığını hatırlattı. Bu büyüklükte ve uzun süren müsilajın dünyada bir emsalinin olmadığını, bu nedenle Marmara Denizi ekosisteminin derinden etkilendiğini belirten Okyar, “Müsilajın ardından birincil tüketici olan zooplanktonik organizmalarla balık, yumurta ve larvalarını örnekleyememiştik. Balık stokları yok denecek kadar azdı. Marmara Denizi'nde balıklar genellikle daha kıyısal alanlara kendilerini çekmişlerdi,” dedi. Prof. Dr. Okyar, müsilajın Marmara Denizi'nde görünürden kaybolduğunu, ancak zaman zaman bölgesel olarak görülen müsilaja derinlerde rastlandığını anlattı. Bunun etkili ve yıkıcı olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Okyar, şöyle devam etti, “Müsilajın olmaması, olmayacağı anlamına da gelmez. Geçen yıl Marmara Denizi'nde müsilaj görmedik. Bu sene de şanslıydık. Çünkü tam müsilajın oluşabileceği dönemler biraz serin geçti. Yani daha serin ve daha soğuk bir bahar geçirdik. Şu anda Haziran ayındayız. Hava gayet serin, çok rahatsız etmeyen bir hava söz konusu. Doğal olarak müsilajın oluşması çok görünür hale gelmedi. Biz, her ay Marmara Denizi'nde örneklemeye çıkarak takip ediyoruz. Şubat’ta İzmit Körfezi'nin doğu bölgesinde bir müsilajın oluşumunu gözlemleyerek biraz endişe etmiş ve ‘müsilaj tekrar mı oluşuyor?’ diye düşünmüştük. Çünkü genellikle Marmara Denizi'nde müsilajın ilk gözlemlendiği yer, İzmit Körfezi. Buradan başlayıp, diğer bölgelere yayılıyor. Fakat sonrasında havanın serinlemesiyle birlikte bu müsilajın sürekliliği ortadan kayboldu.” Prof. Dr. Okyar, müsilajı oluşturan organizmaların Marmara Denizi'nde mevcut olduğunu, koşulların tekrar oluşması durumunda müsilajın ortaya çıkabileceğini dile getirdi. Marmara Denizi'nde müsilajın tekrar görünmemesi için su sıcaklığının önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Okyar, “Marmara Denizi'nde şu an için hava ve deniz suyu sıcaklıkları normal seviyede hatta mevsim normallerine göre bir tık aşağıda. Fakat su sıcaklıklarının artışıyla birlikte tekrar müsilaj görme riski söz konusu,” diye konuştu.

ABD’deki bal arısı kolonilerinin neredeyse yarısı öldü

Son 12 ayda ABD’deki bal arısı kolonilerinin neredeyse yarısının öldüğü belirlendi. Arıcılıkla uğraşanların ise arıların nüfusunu dengelemeye çalıştığı ifade edildi. Associated Press’in aktardığı haberde, ABD’nin Maryland ve Auburn Üniversiteleri’nde yapılan bir ortak araştırmaya göre ABD’deki bal arısı kovanları kayıtlara geçen en yüksek ikinci ölüm oranını yaşadı ve arıcılar kolonilerinin yarısına yakınını kaybetti. Nisan ayını yıl sonu kabul ederek önceki 12 ay boyunca yapılan gözlemlere dayanarak yapılan araştırmada, arı kolonilerinin %48’inin kaybedildiği tespit edildi. Buna rağmen bal arısı kolonilerinin sayısı nispeten sabit kaldı. Arıcıların yeni koloniler oluşturmak için masraflı ve külfetli önlemler alarak ayakta kalabildikleri belirtildi. Araştırmanın baş yazarı Nathalie Steinhauer, arıcılık ticareti yapanların yeni kraliçe arılar bularak ya da satın alarak kovanları bölüp yeniden doldurmaları sayesinde genel arı kolonisi nüfusunun nispeten sabit kaldığını söyledi. Bunun pahalı ve zaman alıcı bir süreç olduğunu da sözlerine ekledi. Kar amacı gütmeyen araştırma grubu Bee Informed Partnership tarafından finanse edilen ve yönetilen ankete göre, geçen yıldaki %48'lik kaybın bir önceki yılda %39'luk ve 12 yıllık ortalama olan %39,6'lık kayıptan daha yüksek, ancak 2020-2021 arasındaki %50,8'lik ölüm oranı kadar yüksek olmadığı belirlendi. Arıcılar, anketi yapan bilim insanlarına kış boyunca %21'lik kaybın kabul edilebilir olduğunu söylerken, ankete katılan arıcıların beşte üçünden fazlası kayıplarının bundan daha yüksek olduğunu söylediği ifade edildi.

Gelecek yaz Akdeniz Bölgesi ve Güney Avrupa'da kuraklık görülecek

Avrupa Birliği’nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi uzmanları, gelecek yaz için özellikle Akdeniz Bölgesi ve Güney Avrupa'da kuraklık görüleceği tahmininde bulundu. Avrupalı iklim uzmanları, bahar aylarının devamı ve gelecek yaz özellikle Akdeniz ve Avrupa'nın güneyinde kuraklık görüleceği uyarısında bulundu. AB’ye bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin ‘2022 Avrupa İklim Durumu’ raporu yayınlandı. Rapora göre, dünya genelinde son sekiz yıl en sıcak dönem yaşandı. 2022, Avrupa'da kaydedilen en sıcak ikinci yıl oldu. Son beş yılda Avrupa'daki ortalama hava sıcaklığı, sanayileşme öncesi dönem kabul edilen 1850-1900 aralığına kıyasla 2,2 derece yüksek ölçüldü. Bu artış dünya genelinde ortalama 1,2 dereceydi. Geçen yıl ayrıca referans dönemi kabul edilen 1991-2020'ye göre 0,9 derece sıcak geçti.