Kaplumbağalar için sular ısınıyor

-
Aa
+
a
a
a

WWF Türkiye, küresel ısınmadan dolayı deniz kaplumbağası yuvalama alanlarının genişlemesine neden olduğunu belirtti.

Gezegenin Geleceği: 24 Mayıs 2023
 

Gezegenin Geleceği: 24 Mayıs 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

Dünya Kaplumbağa Günü'nde World Wildlife Fund (WWF) Türkiye Denizler ve Yaban Hayatı Program Müdürü Ayşe Oruç, küresel ısınmadan dolayı artan deniz suyu sıcaklığının deniz kaplumbağası yuvalama alanlarının genişlemesine neden olduğunu belirtti. Tehlike altındaki deniz kaplumbağalarının yaşam koşullarını iyileştirmek ve bu konuda duyarlılık yaratmak amacıyla, 2000’den bu yana 23 Mayıs Dünya Kaplumbağa Günü olarak kutlanıyor. Anadolu Ajansı’ndan (AA) Biriz Özbakır’ın aktardığına göre, iklim değişikliğinin deniz kaplumbağaları üzerindeki etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Oruç, söz konusu etkilerin kısa vadede gözlemlenemediğini, bu nedenle çok uzun süre veri toplanması gerektiğini belirtti. Deniz kaplumbağalarının yaşam alanı olarak ılıman denizleri tercih ettiğini anlatan Oruç, “Isınmayla birlikte su seviyelerinin yükselmesi ve kum sıcaklığının artması, başlı başına deniz kaplumbağalarını etkileyen ana faktörler. Deniz suyu seviyesinin artmasıyla da yuvaların su altında kalma riski ortaya çıkıyor,” dedi. Küresel ısınmaya bağlı deniz suyu sıcaklığındaki artışın, kaplumbağaların yaşam alanlarının Akdeniz’de batıya doğru genişlemesine neden olduğuna dikkati çeken Oruç, şöyle devam etti, “Deniz suyu sıcaklığı arttıkça yuvalama alanı genişleyebiliyor. Mesela iri başlı deniz kaplumbağası Caretta caretta’lar için en öncelikli yuvalama alanları Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs iken, deniz suyu sıcaklığının artışıyla birlikte İtalya’da yuva sayısında artış tespit edildi. Yuvalarda daha batıya doğru bir kayma görülüyor. Bizim Akdeniz kıyılarımızda tanımladığımız yuvalama alanlarımız var. Mesela Ege’de yuvalama kayıtları çıkıyor, beslenme alanları genişliyor. Çanakkale kıyılarından, Kuzey Ege’den beslenme ile ilgili veri artışı var,” dedi.

Sarımsaklı Plajı’nı bekleyen tehlike

Balıkesir Ayvalık Sarımsaklı Plajı’nın ranta açılmak istendiğini belirten Ayvalık Tabiat Platformu harekete geçti. Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Dinler, plajın betonla kaplanarak sadece parası olana açılacağını söyledi. Sarımsaklı Plajı’ndaki 230 dönümlük alanın Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne kiralanması sonrası başlayan süreç, Ayvalıklıları tedirgin ediyor. Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler, sahilin plaj kumu, taş ve betonla kaplanarak şantiye alanına çevrildiğini söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin 2015’te projeyi iptal etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Dinler, “2021’e geldiğimizde bölge ‘Doğal Sit - Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak tescil edildi. Böylece ‘Niteliğini Kaybetmiş Kumsal Alan’ aldatmacasıyla mevcut plan hükümsüz kılınarak, ‘Rekreasyon Alanı’ kullanımı kapsamında yapılaşmanın önü açıldı. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu muafiyetinin arkasına sığınarak, meslek kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ve halkın görüşüne başvurulmadan kapalı kapılar ardında alınan bu kararın, kıyı yasasına, planlama ve şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu gayet açık,” dedi. Sarımsaklı kumsalının kendine has florasıyla, endemik türlerin de yaşam alanı olduğunu aktaran Dinler, Sarımsaklı Plajı’nda 2017’de yeni bir endemik tür keşfedildiğini, Mart ve Nisan aylarında çiçek açan, kumsalda yetişen bu bitkiye Ayvalık’a özgü olması nedeniyle ‘Ayvalıkensis’ adı verildiğini belirtti.

G7'de hayal kırıklığı

İklim uzmanları, Almanya ve Japonya’nın gaz ve kömür kullanımına devam etmesi ile gelişmiş ekonomilerden oluşan G7 grubunu, fosil yakıtlar konusunda daha sert adımlar atma konusunda başarısız görüyor. Birleşik Krallık, ABD, Fransa, İtalya ve Kanada da dahil olmak üzere G7 liderleri nihai bildirilerinde, 2035’e kadar ‘tamamen veya ağırlıklı olarak’ karbondan arındırılmış bir enerji sektörüne ulaşmaya ve karbon tutulmasını sağlayacak teknolojiye sahip olmayan kömür santrallerinden (unabated coal plants) çıkışı ‘hızlandırmaya’ kararlı olduklarını söylediler. Ancak son tarihi belirlemediler. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve bunun sonucunda ortaya çıkan enerji krizi bağlamından yararlanan G7, ‘sıvılaştırılmış doğal gazın oynayabileceği rolü’ vurgularken, ayrıca krize gaz sektöründe kamu destekli yatırımın geçici bir yanıt olarak uygun olabileceğini de söyledi. Alden Meyer, Almanya’nın gaza daha fazla kamu yatırımı konusundaki ısrarı ve Japonya’nın kömür enerjisinden aşamalı olarak vazgeçmeye karşı direnişinin, ihtiyaç duyulduğu bir zamanda G7’nin liderliğinin altını oyduğunu söyledi.

Hakkari Çukurca’da pirinç ekimi bu yıl da devam ediyor

İklim Haber’den Şenol Bali’nin haberine göre, Hakkari’nin Irak sınırındaki Çukurca ilçesinde yüzyıllardır süregelen pirinç ekimi bu yıl da devam ediyor. Etrafı dağlarla çevrili ve ılıman iklime sahip ilçede çeltik eken köylüler, ayları bulan üretim sürecinde beden gücünü kullanıyor ve birbirlerine yardım ediyor. İlçede pirinç dışında, susam, incir ve nar gibi ürünler de yetişiyor. Köylüler, iklim krizinin su kaynaklarında yarattığı düşüşten dert yanıyor. Arazisi engebeli olan ve yüksek dağlarla çevrili Hakkari’nin Çukurca ilçesindeki pirinç üretimi uzun yıllardır devam ediyor. Motorlu araçların girmediği ya da girmekte zorluk çektiği küçücük tarlalarda ayları bulan bir insan emeği söz konusu. Çoğunlukla geleneksel yöntemlerle ekim yapan çiftçiler, organik yöntemler izliyor ve bu uzun, zahmetli uğraş için birbirlerine yardım ediyor. Irak sınırında bulunan ilçede bir sanayi kuruluşu yok. Zaman zaman yapılan sınır ticareti dışında 15 binlik nüfusu olan ilçenin temel geçim kaynağı tarımsal faaliyetler. Karasal iklimin dışında kalan, ılıman iklimiyle bir çok tarım ürününün yetiştiği ilçede ceviz, hurma ve nar gibi meyveler de yetişiyor.