Camiye çevrilen Kariye'deki fresk ve mozaiklerin önemi: Sanat tarihçisi Serap Yüzgüller ile söyleşi

Radyo Agos
-
Aa
+
a
a
a

Radyo Agos’un ilk bölümünde konuğumuz sanat tarihçisi Serap Yüzgüller ile bir süre önce müze statüsü değiştirilerek camiye çevrilen Kariye’yi konuşuyoruz.

Kariye Manastır Kilisesi’nin tarihiyle konuya başlayan Yüzgüller, yapının altıncı yüzyıldan kalma olduğu ancak 11. Ve 14. yüzyıllarda onarıma gidildiğini belirterek, “Kariye, dünya sanat tarihi içindeki yerini daha çok bu fresk ve mozaiklere borçludur” diye konuştu.

Kariye’deki fresk ve mozaiklerin çok ayrıntılı bir kutsal kitap hikayesini gözler önüne serdiğini vurgulayan sanat tarihçisi şunları söyledi: “Meryem’le ilgili bu denli ayrıntılı bir ikonografide ikinci bir örnek aklıma gelmiyor, başka bir yapı örneği yok. Başınızı yukarı kaldırıp bütün yapıyı öyle geziyoruz. İsa’nın doğumundan da önceye giderek hayatı anlatıyor mozaik ve freskler. Bizans’ın katı üslubunu ortadan kaldırması da bir başka önemi Kariye’nin. Batı’daki canlanma hareketinin Kariye’de bulmak mümkün.”

Kariye’nin eski adı Khora’nın Latince kelime anlamının “taşınmaz olanı taşıyan” olarak açıklayan Yüzgüller, “Burada Meryem’den bahsediliyor. Kariye’yi bir bütün olarak okumalıyız. Yapının içine girdiğimizde bize büyük bir sembolizm sunuyor” dedi.

Yüzgüller son olarak mozaik ve fresklerin korunması hakkında ise “Bilimsel bir ekiple, bu işin uzmanlarıyla yapılması gereken bir iş. Yöntem konusunda yeni bir icada gitmeye gerek yok, var olan yöntemleri usta ellerle birleştirmek gerek. Çok önemli bir kentte yaşadığımızı sürekli tekrar eden bir toplumuz ancak yaşadığımız bu kentin değerlerle kurduğumuz ilişki aslında çok zayıf. Bu toprakların bir zamanlar Bizans’ın başkenti olduğunu hiçbir zaman unutmamak gerekli. Kökleri çok eskiye dayanan bir kentten bahsediyoruz. Bizans’tan da önceki evreleriyle de var edebilirsek İstanbul’a çok büyük bir katkımız olur” diyerek sözlerini tamamladı.