Büyük Menderes Nehri’nde taşkın

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 09 Şubat 2026
 

Gezegenin Geleceği: 09 Şubat 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

Son günlerde etkisini artıran sağanak yağışlar, Büyük Menderes Nehri’nde yeniden taşkına neden oldu. Nehrin debisinin yükselmesiyle Köşk ilçesine bağlı Çiftlik Koçak Çayı mevkisindeki tarım alanları su altında kaldı. Taşkın nedeniyle yaklaşık 150 dönüm buğday ve yonca ekili tarım arazisinin zarar gördüğü öğrenildi. Bölgedeki çiftçiler, suların çekilmesinin ardından arazilerinde hasar tespiti yaptılar. Meteoroloji verilerine göre yağışların aralıklarla devam etmesi beklenirken, üreticiler olası yeni taşkınlara karşı tedirgin olduklarını dile getirdiler.

Kışlar giderek ısınırken, 2050 yılına kadar Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapabilecek ülke sayısı 20'nin altına düşebilir. İki iklim değişikliği ve turizm araştırmacısı oyunlarda, Mart ayında aynı şehirde Paralimpik Oyunları'na ev sahipliği yapma şartını gözden geirmeli diyor. Kış Olimpiyatları için de artık enerji yoğun kar yapma yöntemleri daha sürdürülebilir yöntemlere değiştirilmeli, bu konuya yatırım yapılarak uyum sağlanmalı. Bu konuda ABD'li snowboardcu Bea Kim, “Kış Olimpiyatları'nın geleceği kesinlikle tehlike altında” diyor.

Havamızı kirleten küçük partikül maddeler, akciğer kanserinden diyabete ve kardiyovasküler hastalıklara kadar her şeye neden olan küresel hastalık yükünün başlıca nedeni. Bu kirleticiler giderek artan bir şekilde insan kaynaklı, yani yanma, endüstriyel süreçler ve tarımdan kaynaklanmakta. Hava kalitesi araştırmacısı Lidia Morawska, “Neyse ki, akciğerlerimize yönelik çevresel tehditleri azaltacak çözümler var” diyor. Bunlardan ilki, temiz enerjiye geçiş yapmak. Bu, dış havanın temizlenmesine büyük katkı sağlayacak. İkincisi ise, ev ve ofislerdeki havanın daha temiz olmasını sağlamak için iç mekân hava kalitesi standartlarını ve bina tasarımını iyileştirmek. Şehirlerde kesinlikle içten patlarlı fosil yakıtlı araçlar yasaklanmalı, raylı lastiksiz sistemlere geçilmeli.

Uzmanlara göre Birleşik Krallık’ın “sonsuza kadar kalıcı kimyasallar” ile mücadeleye yönelik önerileri, Avrupa'da benimsenen daha sert tutumla uyumlu değil. Çevre aktivistleri, “sonsuza kadar kalıcı kimyasallar” ile mücadeleye yönelik “büyük hayal kırıklığı yaratan” Birleşik Krallık hükümeti planını eleştirdi. Hükümet ise PFAS eylem planının “bu kimyasalların nereden geldiğini, nasıl yayıldığını ve halkın ve çevrenin maruz kalmasını nasıl azaltabileceğini anlamak için koordineli eylem”in “net bir çerçevesini” ortaya koyduğunu söyledi. Ancak kampanyacılar, planı “inanılmaz derecede zayıf” nitelendirdi ve Avrupa'da alınan sert önlemlerle uyuşmadığını eleştirdi. Avrupa'da ulusal hükümetler, AB çapında önlem alınmadan önce kamu güvenliği gerekçesiyle kimyasalları yasaklamaya başladı bile. Zaten gezegendeki her insanın kanında bulunduğu düşünülen, binlerce kimyasal maddeden oluşan bir aile olan insan yapımı per- ve polifluoroalkil maddeler, yani PFAS, su geçirmez giysilerden elektronik cihazlara kadar çok çeşitli tüketici ürünlerinde kullanılmakta. Bu maddeler, yok edilemez ve yapışmaz özellikleriyle değerli ancak kimyasal bağları o kadar güçlü ki, on binlerce yıl boyunca parçalanmazlar, bu da onlara “sonsuza kadar kimyasallar” lakabını kazandırdı. Daha önce en yaygın olarak kullanılan iki sonsuz kimyasal, araştırmaların bunları birçok kanser türüyle ilişkilendirmesinin ardından büyük ölçüde yasaklandı. Geçen yıl yapılan araştırmalar, neredeyse tüm Birleşik Krallık sularında PFAS seviyelerinin önerilen güvenlik sınırlarının üzerinde olduğunu ortaya koydu.

Bilim insanları, hâlihazırda kullanılan bir takım hatalı ekonomik modellerin iklim krizinin hızlanan etkisini göz ardı ettiklerini, bunun da küresel bir finansal çöküşe yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Üstelik böyle bir çöküşten çıkışın 2008 finansal krizi sonrasına kıyasla çok daha zor olacağını çünkü Dünya’yı kurtarmanın bankaları kurtarmaya benzemediğine dikkat çekiyorlar. Dünya küresel ısınmada 2 dereceye doğru hızla ilerlerken, aşırı hava olayları ve iklim dönüm noktaları riskleri de hızla artıyor. Ancak araştırmacılara göre, hükümetler ve finans kurumları tarafından kullanılan mevcut ekonomik modeller bu tür şokları tamamen gözden kaçırıyor. Söz konusu modeller bunun yerine, yalnızca ortalama sıcaklıkların kademeli artışı nedeniyle istikrarlı ekonomik büyümenin yavaşlayacağını öngörüyor. Hâlbuki Atlantik’teki önemli akıntıların çökmesi ya da Grönland buz tabakasının erimesi gibi dönüm noktaları, toplumlar için küresel sonuçlar doğurabilecek. Bazılarının bu eşiklere ulaşmış ya da çok yaklaşmış olduğu düşünülürken, zamanlamayı tahmin etmek zor görünüyor.

Sol PartiUşak İl Örgütü Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerinin en önemli temiz su kaynağı olarak bilinen Murat Dağı’ndaki yeni maden tehdidine karşı harekete geçti. Banaz ilçesine bağlı Bahadır Köyü mevkiinde planlanan maden ocağı ile kırma-eleme ve cevher zenginleştirme tesisine karşı bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Orman arazisi mülkiyetinde yer alan projeye karşı Bahadır Köyü'nde gerçekleşen maden toplantısında konuşan SOL Parti Tarım Çalışma Grubu’ndan Mahmut Uludağ, “Bu iş vahim bir iş. İki tane köy kaldırıldı Kışladağı’ndan. İnsanların yıllardır soyunun devam ettiği, tüm anılarının, yaşanmışlıklarının olduğu bir mekânda yerinizden yurdunuzdan edecekler. Sıra bu köye de diğer komşu köylere de gelir. Bu maden birkaç köyü kapsayan bir proje. Bu köylerin tamamının buna hayır demesi lazım” dedi. Uludağ, "Asıl mesele bunun mevcut iktidarın politikası haline gelmiş olması" dedi.