Antalya Karaalioğlu Parkı önündeki falezlerin koruma statüsünü düşürmeyi gerektirecek, geri döndürülemez bir tahribat mı var?

-
Aa
+
a
a
a

Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?'de Asu Aksoy ve Burçin Altınsay, Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova ile Antalya falezlerinin koruma statüsüne ilişkin son gelişmeleri değerlendirerek; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yeni kararlarını, Danıştay 4. Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararını, Karaalioğlu Parkı önündeki falezlerin koruma statüsündeki değişikliğini ve bu kararların olası sonuçlarını ele alıyorlar.

""
Antalya Karaalioğlu Parkı önündeki falezlerin koruma statüsünü düşürmeyi gerektirecek, geri döndürülemez bir tahribat mı var?
 

Antalya Karaalioğlu Parkı önündeki falezlerin koruma statüsünü düşürmeyi gerektirecek, geri döndürülemez bir tahribat mı var?

podcast servisi: iTunes / RSS

Antalya falezlerini ilgilendiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararlarını ve bu kararlara karşı açılan davaları konuğumuz Prof. Dr. Nihat Dipova ile konuşuyoruz. Bu, konuyla ilgili ikinci programımız. İlkini 5 Ocak’ta yine Prof. Dr. Nihat Dipova ile gerçekleştirmiş, "Falezlerini Koruyamazsa Antalya’dan Geriye Ne Kalır?" başlığıyla yayımlamıştık.



O programda, 1. Derece Doğal Sit Alanı olan Muratpaşa–Konyaaltı falezlerinin bir bölümünün 2024 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararıyla koruma açısından daha düşük olan "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" statüsüne geçirilmesini ve bu kararın iptali için TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ile Şehir Plancıları Odası Antalya şubelerinin açtığı davayı ele almıştık. Programımızı, Antalya’daki sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının 24 Aralık 2025’te düzenlediği basın toplantısının ardından gerçekleştirmiştik. Basın toplantısında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın falezlerin bir bölümünün koruma statüsünü düşüren kararı eleştirilmiş ve bu kararın iptali için açılan dava kamuoyuyla paylaşılmıştı.

Bu basın toplantısından yedi ay sonra, Danıştay’ın verdiği bir karar ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın aldığı yeni bir koruma statüsü değişikliği kararı gündeme geldi. Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından açılan, Konyaaltı Varyantı’ndan başlayan falezler bölümünün koruma statüsünün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararıyla düşürülmesine ilişkin davada, Danıştay 4. Dairesi yürütmenin durdurulmasına karar vererek Bakanlık kararını durdurdu. Bu karar, falezlerin bütüncül olarak 1. derece doğal sit, yeni adıyla ise "Kesin Korunacak Hassas Alan" statüsünde korunmasının sürdürülmesi açısından önemli bir gelişme oldu.

8 Nisan 2026’da ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yeni bir karar yayımladı. Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu’nun "Karaalioğlu Parkı Önündeki Falezlerin Sit Derecesinin Düşürülmesinin Değerlendirilmesi" başlıklı raporunda bu yeni karar analiz ediliyor. Karara göre, Antalya kent hafızasında önemli bir yere sahip olan 1. derece doğal sit alanı niteliğindeki Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsü değiştirilerek alanın büyük bir bölümü, 2. derece sit alanına eşdeğer kabul edilen "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" kategorisine alındı. Raporda, falezlerle ilgili olarak ise şu ifadeye yer veriliyor: "Park alanıyla birlikte parkın deniz cephesindeki falezler ve doğudaki konut ve otellerin önündeki falez şeridinin de koruma statüsü, 2. derece sit alanına eşdeğer olan 'Nitelikli Doğal Koruma Alanı' düzeyine alındı."

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yeni kararını ve Danıştay 4. Dairesi’nin Bakanlığın bir önceki kararına ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararını konuğumuz Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova ile konuşuyoruz. Prof. Dr. Dipova’nın doktora tezi, Antalya falezlerini oluşturan tufa depoları üzerine. Aynı zamanda Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu Başkanı olan Prof. Dr. Dipova’ya, Karaalioğlu Parkı önündeki falezlerin koruma statüsünün neden düşürüldüğünü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu kararını nasıl değerlendirdiğini soruyoruz. Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu raporunda yer alan, “Söz konusu falez bandında üç nokta haricinde antropojenik etki görülmemiş, doğal özellikleri bozulmamış, tahrip olmamıştır” ifadesinden hareketle, bu üç noktadaki antropojenik etkilerin neler olduğunu, bunların giderilmesiyle falezlerin yeniden Kesin Korunacak Hassas Alan statüsüne alınmasının mümkün olup olmadığını ve Danıştay 4. Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararının emsal niteliği taşıyıp taşımayacağını Prof. Dr. Nihat Dipova ile değerlendiriyoruz.

Hatırlatalım: Bir doğal sit alanı, Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak ilan edilince buralarda günübirlik tesisler, iskele, balıkçı barınağı, su sporları, güneşlenme terası, ahşap iskele, teleferik, telesiyej vb. faaliyetlerin yapılmasının önü açılmış oluyor.