Dikmece Köyü’nde ikinci kez yangın çıktı

-
Aa
+
a
a
a

Hatay’ın Dikmece Köyü’ndeki zeytin ağaçları ve buğday tarlalarının bulunduğu alanda ikinci kez yangın çıktı.

Gezegenin Geleceği: 28 Haziran 2023
 

Gezegenin Geleceği: 28 Haziran 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

Zeytin ağaçları ve buğday tarlalarının bulunduğu arazinin kamulaştırılması ile gündeme gelen Hatay’ın Dikmece Köyü’nde ikinci kez yangın çıktı. Zeytin ağaçlarına yakın bir bölgede ve köy sakinlerinin iki kişinin yakmasıyla başladığını belirttiği yangın, kısa sürede geniş alana yayıldı. Cumhuriyet’ten Çağdaş Bayraktar‘ın aktardığına göre, yangına ilk müdahaleyi köy sakinleri yaparken sonrasında itfaiye bölgeye geldi. Saat 19:00 sularında başlayan yangın 23:00 civarı ancak söndürülebildi. Yangında içinde saman, buğday ve zeytin ağaçlarının bulunduğu ve ‘acil kamulaştırma’ kapsamında değerlendirilmek istenen yaklaşık 100 dönüm arazi hasar gördü. Dikmece Köyü muhtarı Sezgin Yurtsever yaşananlara tepki göstererek, “Böyle olaylar normalde burada yaşanan şeyler değil,” dedi. Yurtsever, “Üç gün içinde ikinci kez bunu yaşıyoruz. Tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Bu yangınlarda payı olanlar yargıya hesap vermeli,” dedi. Öte yandan, köyde tarımla uğraşan yurttaşlar, yangın tehdidine karşı önlem olarak tarlalarını sürmeye başladı.

Günçalı Köyü direniş başlattı

Tokat’ın Günçalı Köyü ve çevresinde yapılmak istenen maden arama faaliyetine karşı, bölge halkı nöbet direnişi başlattı. Maden arama faaliyetlerinin doğalarını ve sularını zehirleyeceği, göç etmek zorunda kalacakları dile getiren köylüler, Tokat’ın valilik binası önünde büyük bir miting düzenleyecek. BirGün’den Sibel Bahçetepe‘nin aktardığına göre, ‘Doğa katliamına ve talana dur’ diyen köylüler, iki farklı maden şirketinin köylerinde altın ve diğer değerli madenleri aramak için ruhsat aldığını tespit ettiklerini, buna karşı hukuki mücadeleyi de başlattıklarını söyledi. Günçalı Köyü Çevre Komisyonu Yöneticisi Bahadır Sarıyaprak, geçen haftalarda avukatlarla köye gittiklerini anımsatarak, “Orada endemik bitki türlerinden tutun, arkeolojik kalıntılar, inanç merkezimiz, kültürel değerlerimiz için resmi kurumlara başvuru yaptık, koruma talebinde bulunduk. 17 Haziran’da ruhsat sahalarına giriş yeri olan Günçalı Köyü’ndeki Çal Baba Köyü’nde nöbet başladı,’’ dedi.

Çanakçı Deresi’ndeki HES projesi iptal edildi

Cumhuriyet’ten Şeyda Öztürk’ün haberine göre, Giresun’daki Görele Çayı olarak da bilinen Çanakçı Deresi üzerine yapılmak istenen beşinci hidroelektrik santralına (HES) karşı açılan davada karar çıktı. Bilirkişi raporunu inceleyen mahkeme, HES projesini iptal etti. Konuya ilişkin Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Çanakçı Vadisi Çevre Koruma Platformu Başkanı Harun Şahin, mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Şahin, “Şu an için kazandık. Eğer süreç devam edecekse biz de mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bu yola dört yıl önce çıktık,” dedi.

Neşeli Kıyılar Şenliği düzenlendi

Muğla’nın Datça ilçesinde ‘Kıyılar halkındır’ diyerek Datça’da kıyıların hukuksuz bir şekilde kiralanmasına karşı 100 günden uzun süredir nöbet tutan Şezlongsuz Datça İnisiyatifi, ‘Neşeli Kıyılar Şenliği’ düzenledi. Şenlikte, ‘Tüm kıyılar özgür olana kadar mücadelemiz sürecek,’ denildi. Ülkenin birçok yerinde denize girmek neredeyse imkansız bir hale geldi. Pek çok yerde özel işletmeler tarafından hızla işgal edilerek halka kapatılan kıyılara karşı halkın mücadelesi ise sürüyor. Datça’da 24- 25 Haziran tarihlerinde ise Özbel ve Taşlık sahillerinde Neşeli Kıyılar Şenliği’nde bir araya gelen halk, bir kez daha mücadele vurgusu yaptı. Cumartesi günü Özbel Sahili’nden başlayan şenlikte müzik dinletisi yapılırken, dün de Özbel Sahili'nden Taşlık Sahili'ne sessiz bir yürüyüş gerçekleştirildi. Daha sonra burada çocuk etkinlikleri, origami atölyesi ile Ayşegül Çelik Şahin’in katıldığı hayvan hakları başlıklı söyleşi yapılırken, son olarak müzik dinletisi düzenlendi. Şezlongsuz Datça İnisiyatifi'nden Sedat Yağcıoğlu, “Başlattığımız nöbetin 107 ve 108. gününde şenlik düzenlemek istedik. Bu şenliği, kıyıları nasıl kullanıyorsak öyle yani renkli, neşeli bir şekilde gerçekleştirdik. Oldukça yoğun bir katılım oldu. Biz bu süreçte gördük ki halk kıyılara ulaşmayla ilgili özlem içinde. Kıyılara ulaşmayla ilgili bir mücadele başlayınca hemen destek veriyor,” dedi. Bu mücadelenin Datça’daki ve Türkiye’deki ilk kıyı mücadelesi olmadığını vurgulayan Yağcıoğlu, “Biz biraz önceki deneyimden yola çıkarak başladık. Bizim için kıyılar yaşam alanlarımızdan bir parçası. Anayasa ve mahkeme kararları kıyıların halkın olduğuna dair kararları var ve kıyıların kiralanmasının hukuksuz olduğu çok açık. Günlük yaşamımızın kıyılarda olmasını devam ettirmeyi istiyoruz. Biz kıyıları kiralayana değil kiraya verene ve kiraya verilmesine karşıyız. Buna karşı güler yüzlü, neşeli, keyifli protestolar gerçekleştiriyoruz. Şimdi bayram tatili geliyor ve sadece parası olanların şezlong kullanıp kıyılara ulaşabildiği değil, herkesin kıyıları kullanabileceği bir şenlik yaptık. Bu aslında bizim protestomuz. Bu şenlikle beraber ‘Kıyılarda varız ve var olmaya devam edeceğiz’ dedik,” ifadelerini kullandı. Şenlik kapsamında düzenlenen sessiz yürüyüş sonrası yapılan açıklama ise şunlar vurgulandı, “Hepimizin ortak yaşam alanı olan kıyıların, şezlonglarla, masalarla işgal edilmesini kabul etmedik, etmiyoruz, etmeyeceğiz! Kıyılar özgürleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz.” Sadece bir mavi bayraklı plajın bulunduğu İstanbul'da sahillerde hareketlilik başladı. Denize girmek isteyenler bazı noktalarda ücretsiz halk plajlarını, belirli noktalarda da özel plaj işletmelerini tercih ediyor.